Sarıgazi Halk Festivali Hazırlık Komitesi: “Yasaklarınızı tanımıyoruz”

Sarıgazi’de demokratik kitle örgütleri ile Sarıgazi halkı tarafından 2014'ten beri her yıl düzenlenen Sarıgazi Halk Festivali, Sancaktepe Kaymakamlığı tarafından yasaklandı. Yasağa tepki olarak festival alanı da olan Demokrasi Caddesi girişinde Sarıgazi Halk Festivali Hazırlık Komitesi'nin çağrısıyla toplananlar basın açıklaması yaptılar. Açıklamada güvenlik gerekçelerinin yalnızca muhaliflerin etkinlikleri olduğunda gündeme geldiğine dikkat çekildi. Açıklamanın ardından Grup İsyan Ateşi, ezgileriyle sahne aldı

Sarıgazi Halk Festivali Hazırlık Komitesi: “Yasaklarınızı tanımıyoruz”

Sarıgazi’de demokratik kitle örgütleri ile Sarıgazi halkı tarafından 2014’ten beri her yıl düzenlenen Sarıgazi Halk Festivali, Sancaktepe Kaymakamlığı tarafından yasaklandı.

AŞI KARŞITLARINA TOPLANMA SERBEST, SARIGAZİ HALK FESTİVALİ’NE YASAK

Sarıgazi Halk Festivali Hazırlık Komitesi’nin çağrısıyla, yasağa tepki olarak festival alanı da olan Demokrasi Caddesi girişinde toplanıldı. Çok sayıda akrep, TOMA ve çevik kuvvetin de yığılı olduğu caddede, polisin açıklamayı yaptırmama yönündeki baskısına rağmen Sarıgazi Halk Festivali Hazırlık Komitesi, açıklamasını yaptı. Açıklamada güvenlik gerekçelerinin yalnızca muhaliflerin etkinlikleri olduğunda gündeme geldiğine dikkat çekilirken eylem ve etkinlikleri yasaklayanların kendi kurallarına dahi uymadıklarına vurgu yapıldı.

Basın açıklamasının ardından Grup İsyan Ateşi, ezgileriyle sahne aldı. Dinletinin ardından eylem sonlandırıldı.

Okunan basın açıklaması şöyle:

Sarıgazi Halk Festivali Sarıgazi halkının elinden alınmaya çalışılıyor. 20 yılı aşan süredir yapılan Sarıgazi Halk Festivali halkın bir değeridir. Birliğimizi beraberliğimizi kültürümüzü yaşadığımız festivalimiz güvenlik bahane gösterilerek yasaklandı. Geçtiğimiz günlerde Gülsuyunda, 1 Mayıs Mahallesi’nde devrimcilerin etkinliklerini aynı gerekçe ile yasaklandı. Nedense hep biz halkların emekçilerin etkinlikleri yasaklanıyor. Konu kendi parti kongreleri, mitingleri, konserleri olunca hiçbir güvenlik, salgın sorun olmuyor.

Gülsuyu, 1 Mayıs, Sarıgazi. Bu mahalleler biz alınteriyle çalışan emekçilerin, ırkçı saldırılara karşı halkların kardeşliğini savunan mazlum halkların, şiddetsiz bir yaşam için mücadele eden kadınların, geleceğini çaldırmamak için mücadele eden gençlerin ve onların içinde büyüyen devrimcilerin mahalleleri.

Festivallerimiz, etkinliklerimiz, eylemlerimiz yasaklanıyor. Çünkü haksızlığa, baskılara boyun eğmeyenlerin bir arada olmasından, hakları, gelecekleri ve güzel günlere olan inançlarını dillendirmelerinden korkuyorlar. Öyle korkuyorlar ki bunu zor yoluyla, gözaltı, tutuklama terörüyle ve daha da aşağılık bir tutumla devrimcileri kaçırarak ölümle ve tecavüzle tehdit ederek bizleri engellemeye çalışıyorlar.

Ne kadar güvenli değil mi? Mahallelerimizde çetelerin güçlenmesi için elinden geleni yapan rüşvet alan, kendi savunmalarında “Biz Sarıgazi’de yaşıyoruz teröristlerle savaşıyoruz” dediklerinde serbest bırakılan uyuşturucu, taciz, tecavüz her türlü yolla gençlerimizi geleceğimizi zehirleyenler ne kadar güvenli? Bizler biliyoruz iktidarın güvenlik anlayışını. Dersim’den, Sivas’tan, Roboski’den, Ankara’dan, Suruç’tan 19 Aralık’tan… Yerin binlerce metre altında kalan Soma’lı madencilerden, grevleri, eylemleri yasaklanan işçilerden, panzer altında ezilen Sevcan’dan Mihraç’tan.

“Hiçbir yasayı tanımayanlar, bizden koydukları keyfi yasaklara uymamızı bekliyorlar”

Hiçbir yasayı tanımayanlar, kendi koydukları hukuku dahi yok sayanlar, bizden koydukları keyfi yasaklara uymamızı bekliyorlar. Ama biz bu yasakları tanımıyoruz.

Tek korkuları işçilerin, halkların iktidara karşı mücadele etmesi, devrimcileşmesi, özgürleşmesi ve alanlarda yan yana gelmesidir. Çürümüş düzeninizin, sermaye egemenliğinin koyduğu hiçbir yasağı tanımıyoruz. Bu yasakçı, sömürücü, baskıcı iktidara karşı savaşmak toplum için hem bir zorunluluktur hem de meşrudur.

Bu meşruluğu ve gücü “Vallahi de billahi de korkmuyoruz sizden” diyen Somalı maden işçilerinden alıyor, “Öfkemiz sarsın dünyayı” diyen kadınlarla yürüyoruz. Şili’de “depresyon değildi, kapitalizmdi” yazıyoruz duvarlara, Guatemala’da halk düşmanı bütçe planlamasına karşı merkez bankasını ateşe vererek aydınlatıyoruz geceyi, Hindistan’da milyonlar olup çıkıyoruz greve, Fransa gettolarından “Özgürlük, özgürlük, özgürlük” diyerek iniyoruz meydanlara.

Duyuyor musunuz sesleri? Geliyor, gelmekte olan….

Güzel günler için yaşıyoruz, güzel günler için mücadele ediyoruz

Çalışmanın, günlük geçimini sağlamak, yaşayabilmek, karnını doyurabilmek için bir zorunluluk olmaktan çıktığı, insanın insana boyun eğişinin tüm biçimlerinin sonuçlarıyla birlikte yok olduğu, insanın tüm yeteneklerini özgürce geliştirebileceği, insanın yeniden ve toplumsal doğuşunun gerçekleştiği bir dünya için, sosyalizm için komünizm için savaşıyoruz.

Ve zafere kadar da bu yola devam edeceğiz. Sadece gelecek için değil, bugün için de aşağılanmaya, pisliğe, sömürü ve baskıya karşı, özgürlük için savaşmak, mücadele etmek ve örgütlenmek yaşamanın tek yoludur.

Bu aşağılanmaya, bu insanı kirleten sisteme, bu sömürüye karşı savaşmamak, bunlara alışmak şimdiden ölüme razı olmak demektir.

Bizler devrimcileriz bizler sosyalistleriz. Bizler bugün burada olanlar tutumumuz nettir. Sarıgazi’yi de bu coğrafyayı da çetelere ve onları destekleyen “reislere” teslim etmeyeceğiz.

Baskılar bizi yıldıramaz!
Sarıgazi bizimdir, bizimle özgürleşecek!
Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz.
Yaşasın devrimci dayanışma

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur