Mardin’de DEDAŞ çiftçinin elektriğini kesti, jandarma camide nöbet tutuyor

Mardin'de Nusaybin’e bağlı Zorava köyüne 20 milyonun üzerinde elektrik borcu çıkaran DEDAŞ, çiftçilerin elektriklerini kesti. DEDAŞ’ın isteğiyle köy camisine yerleşen jandarma, elektrik kullanımını engellemek için nöbet tutuyor

Mardin’de DEDAŞ çiftçinin elektriğini kesti, jandarma camide nöbet tutuyor

Mardin’de Nusaybin’e bağlı Zorava köyüne 20 milyonun üzerinde elektrik borcu çıkaran DEDAŞ, çiftçilerin elektriklerini kesti. DEDAŞ’ın isteğiyle köy camisine yerleşen jandarma, elektrik kullanımını engellemek için nöbet tutuyor.

Mezopotamya Ajansı’ndan Ahmet Kanbal’ın haberine göre, bölgede çiftçilerin elektriklerini kesmesiyle tepkilerin odağında olan Dicle Elektrik Dağıtım AŞ. bu defa da Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Zorava (Günebakan) köyünde sulama kuyularına ait trafoların elektriklerini kesti. Borçlar gerekçe gösterilerek yapılan kesintiler nedeniyle çiftçilerin yaptıkları başvuru ardından hakimliğin verdiği ihtiyati tedbir kararı görmezden geliyor. 4 bin dönüm tarım arazisi olan Zorava köyünde, çiftçilere 600 bin TL ile 2 milyon TL arasında elektrik faturaları kesildi. DEDAŞ’ın faturalarına göre köydeki çiftçilerin toplamda 20 milyon TL’yi aşkın borcu var.

DEDAŞ’ın talebiyle çiftçilerin kuyuların trafolarına elektrik vererek mısırı sulamasının önüne geçmek amacıyla köyün içine yerleşen jandarma ve korucular cami ve taziye evini de karakola dönüştürdü.

3 gündür gece ve gündüz köy camisi ve taziye evinde kalan jandarma ve korucular, sırasıyla hem nöbet tutuyor hem de köylüye ait tarım arazilerinin içinde bulunan trafoları kontrol etmek amacıyla devriye geziyor. Askeri araçların aksine sivil okul servislerini kullanan jandarmanın araçların plakalarını kapatması da dikkat çekiyor.

“Faturaları ödeyemeyiz”

Caminin karakola dönüştürülmesi nedeniyle namaza dahi gidemiyor. Köylülerden Erdal Kut, kendilerine 2 milyonluk faturalar kesildiğini söyledi. Halka zulüm yapıldığını dile getiren Kut, “Camimizi de işgal etmişler, zorla içinde kalıyorlar. Aklınıza gelen her şeyi yapıyorlar” dedi. Sorunun çözülmesini istediklerini belirten Kut, tarlalara büyük emek verdiklerini ancak şu an kurumaya mahkum edildiğini söyledi. Başka bir gelirleri olmadığını kaydeden Kut, ilaçlama yaptıklarını, sulama zamanı geldiğinde DEDAŞ’ın kesinti yaptığını belirterek, arazilerini satmaları durumunda bile faturaları ödeyemeyeceklerini ifade etti. Kut, “Türkiye’yi soyan ve satanların peşine düşsünler. Damat 128 milyar dolar yedi onun peşine düşsünler” ifadelerini kullandı.

“Mahkeme kararım var”

Köyde sulamacı olarak çalışan Kendal Şehmuz, elektrik kesintileriyle insanlara zulüm yapıldığını belirterek, “Elektriği versinler ki, sulama yapabilelim. Üç gün elektrik verilmez ise sulama yapamazsak bu mısırın hepsi kuruyacak” dedi. Köylülerden Edhem Kut da, DEDAŞ’ın kendisine 2 milyonluk borç çıkardığını ifade ederek, elektriği bağlamamaları için caminin jandarma tarafından işgal edilerek karakol haline getirilmesine tepki gösterdi. Başka geçim kaynakları olmadığını dile getiren Kut, “Türkiye’de kimsenin bir işi yok, sadece iktidar yiyor. Türkiye’yi soyup, soğana çevirmişler. Jandarma burada caminin içinde kalıyorlar. Biz camiye de gidemiyoruz. Çiftçiye destek bu mudur? Mahkeme kararım var. Onu gösteriyorum ‘beni ilgilendirmez’ diyor” diye yaşadıklarını anlattı.

İmam evinden dışarı çıkamıyor

Camideki jandarma ve korucular nedeniyle imam ve eşinin de evinden çıkamadığını kaydeden Senar Kut ise normal zamanlarda kadınların sokakta olduğu köyde jandarma ile korucuların varlığı nedeniyle evlerden çıkamadıklarını dile getirdi. Kut, Jandarmanın köyden çıkmalarını istedi.

Evden çıkan tek kadın olan Sultan Kut da tarım dışında başka bir işlerinin olmadığını mazot, gübre, ilaç, kuyu ve tohum masraflarının yüksek olduğunu söyledi. Kut, “Bu elektriği de kestikleri zaman biz nereye gideceğiz. Bize bir yer göstersinler gidelim ekmeğimizi orada yiyelim” diye tepkisini dile getirdi.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur