A Takımı, Keçiören’de polis gözetiminde pazar esnafını darp etti: “Apaçık Kürt düşmanlığı bu”

Ankara Keçiören'de Etlik Semt Pazarı'nda dolaşan Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok'un emirleri doğrultusunda "meşhur A Takımı" yine bir saldırının faili oldu. Ana akım medyaya "müşteri-esnaf kavgası", "ezik şeftali kavgası" gibi başlıklarla sunulan saldırıda 4 kişi yaralandı. Saldırganlar hakkında hiçbir işlem yapılmazken saldırıya uğrayan Mücahit Sütçü adlı yurttaş, hastaneye gitmesinin ardından gözaltına alındı. Sonrasında ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Saldırının ardından Keçiören'e giderek Sütçü'nün kardeşi ve akrabalarının da olduğu ve bir kısmının saldırnın canlı tanığı olduğu bir grupla konuştuk. Tanıklar detayları Sendika.Org'a anlattı

A Takımı, Keçiören’de polis gözetiminde pazar esnafını darp etti: “Apaçık Kürt düşmanlığı bu”

Ankara Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’un belediyeye işçi kılığında soktuğu kişilerden oluşan ve asıl olarak Altınok’un tetikçiliğini yapan A Takımı adlı çete, yeni bir saldırıyla yine sahnede. Hak mücadelesi yürütenlere saldırmaktan gerici yaşam biçimini dayatmaya kadar çeşitli görevleri üstlenen çetenin yeni saldırısı Etlik Semt Pazarı’nda pazar esnafına karşı oldu.

Ana akım medyaya “müşteri-esnaf kavgası”, “ezik şeftali kavgası” gibi başlıklarla sunulan ve 23 Ağustos’ta gerçekleşen saldırıda 4 kişi yaralandı. Saldırganlar hakkında hiçbir işlem yapılmazken saldırıya uğrayan Mücahit Sütçü adlı yurttaş, hastaneye gitmesinin ardından gözaltına alındı. Sonrasında ise adli kontrolle serbest bırakıldı.


Saldırının üzerinden Keçiören’e giderek Mücahit Sütçü’nün kardeşi ve akrabalarının da olduğu bir grupla konuştuk. Konuştuğumuz grubun çoğu da aynı Mücahit Sütçü ve kardeşi Emre Sütçü gibi pazar esnafı. Bir kısmı saldırının canlı tanığı. Tanıklar, saldırının öncesini, saldırı anını ve sonraki süreci detaylı şekilde aktardılar.

Tanıkların anlatımına göre Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok ve Belediye Başkan Yardımcısı Kâzım Kabadayı’nın da olduğu bir ekip Etlik Semt Pazarı’nı geliyor. Arkalarında “meşhur” A Takımı. Pazarda şeftali satan Mücahit Sütçü’nün tezgâhına yaklaşan Kabadayı, şeftalilerin ezik ve çürük olduğunu iddia ederek Sütçü’ye tezgâhı kaldırmasını söylüyor. Sütçü ise şeftalilerin ezik veya çürük olmadığını, sadece küçük olduğunu ve bu yüzden daha ucuza sattığını ifade ediyor.

Kabadayı daha da sertleşip “Kaldır lan” demesinin üzerine Sütçü de öfkelenerek kendisinin tezgâhını kaldırma yetkisinin olmadığını söylüyor.

Darptan önce kameranın görüş alanından uzaklaştırdılar

Tanıkların anlatımına göre Kabadayı ile Sütçü arasında geçen diyaloğun sertleşmesinin ardından arkadana yürüyen A Takımı, Sütçü’nün yanına yaklaşarak sakin olmasını söylüyor ve Sütçü’yü pazarın dışına doğru çıkararak sigara ikram ediyorlar. Tanıklar, A Takımı’nın bu hamledeki asıl amacının pazardaki kameraların görüş alanından çıkarmak olduğunu ifade ediyor.

Sigara içip sakinleşmesi yönünde konuşurken yanlarına Belediye Başkanı Turgut Altınok geliyor. Altınok, Sütçü’ye “Niye taşkınlık yapıyorsun?” diye soruyor ve A Takımı’na Sütçü’yü darp etme emri veriyor.

Polis seyirci kaldı

Tanıkların anlatımına göre Altınok’un emriyle yirmi kadar kişi Sütçü’nün üzerine çullandı. Darp edilmesinin ardından Sütçü, baygınlık geçirince A Takımı, “üzerimize kalacak” korkusuyla vurmayı kesiyor. Yine tanıkların anlatımına göre bu sırada etrafta çok sayıda üniformalı polis de mevcut. Ancak hiçbir polis, uygulanan şiddete karşı ses çıkarmıyor.

Pazar esnafından ve yurttaşlardan saldırıya tepki

A Takımı’nın Sütçü’yü darp etmesinin ardından pazar esnafı ve pazardan alış veriş yapmaya gelen yurttaşlar saldırıya tepki gösterdi. Bunun üzerine A Takıımı, tepki gösteren yurttaşlara ve pazar esnafına da saldırdı. Pazar esnafının saldırı esnasında alış veriş yapan bir yurttaşın görüşlerini aldığı video kaydı, Sendika.Org’a ulaştırıldı. Video çeken pazar esnafı, Belediye Başkanı’nın gelmesinin ardından saldırıya uğradıklarını ifade ederken videoda konuşan yurttaş da polisi sıktığı biber gazından etkilendiğini söylüyor.

Polisten A Takımı’na kalkan, tepki gösteren yurttaşa biber gazı

Polisin saldırı yerindeki ilk hamlesi de tıpkı videoda konuşan yurttaşın anlattığı gibi saldırı sonrasında tepki gösteren yurttaşlara karşı oluyor. Pazar esnafı, tezgâhlarındaki patates ve soğanları A Takımı’na attığı sırada kalkanlarıyla A Takımı’na koruma sağlayan polis, tepki gösteren yurttaşlara da biber gazıyla saldırdı.

Ambulans gelmedi!

Sendika.Org’a konuşan tanıklar, Sütçü’nün baygınlık geçirmesinin ardınan ambulansın çağrıldığı halde gelmediğini ifade ediyor. Anlatıma göre Sütçü, oradaki pazarcıların arabalarıyla Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gidiyorlar. Sütçü’ye ilk tıbbi müdahale burada yapılıyor.

Hem darp hem gözaltı!

Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki müdahalenin ardından Sütçü, gözaltına alınıyor. Şiddetli şekilde darp edilen Sütçü, aynı gün gözaltına alınarak bir gün nezarette tutuyluyor. Ardından da savclığa çıkarılıyor. Savcnın tehditkâr konuşmasının ardından Sütçü, adli kontrolle serbest bırakılıyor. Tanıklar, bu kadar yaşanandan sonra Sütçü’nün suçlu ilan edilircesine haftada iki gün karakola imzaya çağırılmasına isyan ediyor.

Yeri süresiz iptal edildi

Abi Emre Sütçü, kardeşi Mücahit Sütçü ve kendi tezgâhının izinlerinin süresiz şekilde iptal edildiğini belirtiyor. Aylık 7000 TL işgaliye parası verdiklerini ifade eden Emre Sütçü, işgaliyenin işlemeye devam ederken kullanım izninin iptal edilerek cezalandırıldıklarını ifade ediyor.

“Apaçık Kürt düşmanlığı bu”

Emre Sütçü, yapılan saldırı için “Apaçık Kürt düşmanlığı bu” diyor. Aynı masada oturan ve Sütçü’nün de akrabası olan başka biri ise yapılan saldırının sağcı kesimin sempatisinin toplamak için yaptığını ifade ediyor. Kürt olduklarını belirten yurttaş, son dönemde yapılan saldırılar gibi bu saldırının da benzer amaçlar taşındığını söylüyor.

“Ak Parti üyesiyiz ama…”

Sütçü’nün başka bir akrabası ise kendilerinin AKP üyesi olduklarını ama gördükleri muamele karşısında yaşadıkları hayal kırıklığını şu sözlerle ifade ediyor:

Biz hepimiz Ak Partiliyiz. Seçimlerde çalışırız. 15 Temmuz günü kamyonlarımızı burada yola çıkardık darbeciler geçemesin diye. Devletimize de bağlıyız. Ama gördüğümüz muamele bu mu olmalı? Devlet hiç kendi esnafını döver mi? Ak Parti’den de istifa edeceğim. Bir daha oy da vermeyeceğim.

“Bu bir esnaf-müşteri kavgası değildir!”

Başka bir pazar esnafı ise saldırının çeşitli ana akım medya kuruluşlarında “müşteri-esnaf kavagası” olarak sunulmasından olan rahatsızlığını dile getiriyor. Yurttaşın ifadeleri şöyle:

Medyaya bu olay, müşteri ile esnaf arasında çıkan bir kavga olarak yansıdı. Hiç alâkası yok. Ne müşteri ile olan bir gerginlik var ne de Belediye Başkanı Altınok’un ifade ettiği gibi çürük mal satma durumu. Bize apaçık bir saldırı oldu. Bir arkadaşımızın tepesine 20 kişi çullandı. Darp edenler de A Takımı olarak bilinen grup. Bunun yanı sıra bazı medya kuruuşlarında da bizi terörist olarak göstermeye çalışmışlar. En çok ağırımıza giden de bu oldu. Biz terörist değiliz. Evine üç kuruş götürebilmek için didinen insanlarız biz.

Keçiören Halkevi Başkanı Aydın Kaya: “Saldırıları durdurabilmenin tek yolu saldırılar karşısında birlik yaratabilmektir”

Konuyla alakalı fikrine başvurduğumuz Keçiören Halkevi Başkanı Aydın Kaya, yaşanan saldırının son dönemdeki ırkçı saldırılarla benzer özellikler taşıdığını ifade etti. Sendika.Org’a konuşan Aydın’ın ifadeleri şöyle:

Turgut Altınok’un A Takımı’nı ilk kez görmüyoruz. Yıllardır Keçiören’de terör estiriyor. Belediyeye işçi kılığında alınan ve asıl işi Turgut Altınok’un tetikçiliğini yapmak olan bir çete bu. Hak mücadelesi göstereni tehdit etmekten gerici yaşam biçimini dayatmaya kadar çeşitli görevler üstlenmiş kendine. 1995’te üyemiz Erdal Yıldırım da yine bu A Takımı denilen çete tarafından barınma hakkı mücadelesi verdiği için öldürülmüştü.

Yaşanan son saldırının temelinde de Konya Meram’da yapılan katliamın ve İzmir’de Deniz Poyraz’ın katledilmesinin temel gerekçesi yatıyor: Irkçılık ve bunun ülkemizdeki en köklü formu olan Kürt düşmanlığı. Pazar esnafı ağırlıkla Kürt. Belediye Başkanı ve Başkan Yardımcısı da alelade bir gezisinde kendi gücünü onlar üzerinde göstermekten kendini alıkoymayacağını göstermiş oldu.

Önemli olan bundan sonrası. Bu saldırıları durdurabilmenin tek yolu saldırılar karşısında birlik yaratabilmektir. Kendimizi de etrafımızı da korumamız gerekir. Bugün Sütçü’nün ailesine bir dayanışma ziyaretinde bulunduk. Bundan sonra da temaslarımız sürecek.

Sendika.Org/Ankara

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur