Sancar: “Biz HDP olarak halkla yürüyeceğiz, halkın istediği kararları vereceğiz”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar “HDP’liyiz, Her Yerdeyiz” programı kapsamında Ağrı'daydı. Burada konuşan Sancar, "Kürt halkıyla Türkiye halkları arasında sağlam köprüler kuruyoruz. Bütün ezilenleri, dışlananları, sömürülenleri birleştireceğiz. Bundan korkuyorlar işte. Bizim tek hedefimiz iktidarları değiştirmek değildir." dedi

Sancar: “Biz HDP olarak halkla yürüyeceğiz, halkın istediği kararları vereceğiz”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar “HDP’liyiz, Her Yerdeyiz” programı kapsamında DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, MYK ve PM üyeleri ile milletvekillerinin de yer aldığı bir heyetle Ağrı ve ilçelerini ziyaret etti. Ağrı’da esnaf ziyaretinde bulunan Sancar, HDP Ağrı İl Örgütünde geniş katılımlı bir toplantıya katıldı. Daha sonra Ağrı’nın Patnos ilçesine geçen Sancar burada halk buluşmasına katıldı.

“İktidar yüzyıllık inkar ve imha politikasını sürdürüyor”

Buluşmada ilk sözü alan ve Kürtçe konuşma yapan Saliha Aydeniz, alandaki halkın ve kadınların varlığına işaret ederek, “Yüzyıldır bizleri, bu halkı bitirmeye çalışanlar gelip bu alanı görsünler, bu kadınları, bu halkı görsünler” dedi. AKP ve MHP’nin yüzyıllık inkar ve imha politikasını sürdürdüğünün altını çizen Aydeniz, “Bu politikalar yüz yıldır denendi. İktidar şimdi bu yöntemlerle sonuç almaya çalışıyor. Onlar da başaramayacak. Onlar bizim mücadelemizle, kadınların mücadelesiyle yok olma noktasına geldiler. Zulmünüz ve baskınız sonunuzu getirecek, gidişinizin sebebi olacak” şeklinde konuştu.

“Tecride karşı direnenlere selam olsun”

Aydeniz, tecridin sona ermesi için cezaevlerinde 244 gündür süren açlık grevlerine dikkat çekerek, “Tecride karşı direnenlere selam olsun. İnsanlar tecridin sona ermesi için direniyor, cezaevlerindeki işkencenin sona ermesi için direniyor. Sadece cezaevlerindeki direniş yetmez hepimizin bu direnişi büyütmesi lazım. Cezaevlerinde direnenlerin talepleri bizim talebimizdir. Biz diyoruz ki Sayın Öcalan özgür kalana kadar mücadelemiz devam edecek” dedi. Aydeniz ayrıca Kürt sorunu çözülmeden Türkiye’de herhangi bir sorunun çözülmeyeceğini belirterek şöyle devam etti: “Kürt halkı muhatabını belli etti, Kürt halkının muhatabı Sayın Öcalan’dır. Siz de muhatabınızı belirleyin, bu sorunu çözelim. Kapı kapı dolaşmayın, Sayın Öcalan Türkiye için büyük bir şanstır”.

“Nerede adaletsizlik varsa HDP karşısında olacaktır”

Aydeniz’den sonra sözü alan Mithat Sancar da şunları söyledi:

Gelê patnosê heja ez we hemûyan slav dikim ji bo tekoşîna we hezar caran spas dikim. Hun hemu bixêr hatin serseran serçavan hatin. “HDP’liyiz, Her Yerdeyiz” diyerek başlattığımız programda şimdi de Serhad’dayız. Ağrı’dan başladık, Patnos’a geldik. Yarın Bitlis’e Norşin’e gideceğiz. Halkımızın olduğu her yerdeyiz, halkımızın istediği her yerde olacağız. Bu programda gitmediğimiz yer, uğradığımız mücadele alanı kalmayacak. Nerede adaletsizlik varsa ona karşı HDP orada olacaktır, nerede adaletsizlik varsa HDP orada olacaktır. Nerede bir dayanışma ihtiyacı varsa HDP oradadır, orada olacaktır. HDP’liyiz, her yerdeyiz. Em HDP’ne li her derê ne.

“Manavgat halkına geçmiş olsun diyoruz”

Gelirken yolda bir felaket haberi aldık. Antalya Manavgat’ta büyük bir orman yangını çıkmış. Yangında inşallah can kaybı olmaz, inşallah yangın bir an önce kontrol altına alınır. Manavgat halkına geçmiş olsun diyoruz. Patnos halkının dayanışma dileklerini yolluyoruz. Ayrıca Bingöl Kiğı merkezli bir deprem olmuş. Yine temennimiz orada da can kaybının olmamasıdır. Bingöl halkına, Kiğı halkına geçmiş olsun diyoruz.

“Kürt halkının kimliği ve onurunu hep birlikte savunacağız”

Sevgili halkımız, HDP’ye yönelik baskıları size uzun uzun anlatmamıza gerek yok. HDP’yi her taraftan kuşatmaya çalışıyorlar, bunun sebebini sizler de iyi biliyorsunuz ama anlatmaya devam edeceğiz. Neden HDP’ye saldırıyorlar? Her şeyden önce HDP’ye saldırmak Kürt halkına saldırmaktır. Kürt halkının iradesine, kimliğine saldırmaktır. Çünkü HDP en başta Kürt halkının iradesiyle vardır, Kürt halkının gücüyle yürümektedir. HDP’ye yönelik her saldırı bilin ki Kürt halkına saldırıdır. HDP’yi dışlamaya yönelik her girişim Kürt halkını dışlamaya yöneliktir. Biz de diyoruz ki hayır biz bu saldırılara da bu girişimlere de izin vermeyeceğiz, Kürt halkının iradesine Kürt halkının birliğini sağlayarak sahip çıkacağız. Kürt halkının kimliğini de onurunu da haklarını da hep birlikte savunacağız.

“İktidar varlığını Kürt düşmanlığına bağlamıştır”

İşte HDP’ye saldırmalarının en büyük nedeni bu kararlılığının farkında olmalarıdır. Kürt halkının birliğini de sağlayacağız, hep birlikte yürüyeceğiz. Kürt halkıyla Türkiye halkları arasında sağlam köprüler kuruyoruz. Bütün ezilenleri, dışlananları, sömürülenleri birleştireceğiz. Bundan korkuyorlar işte. Bizim tek hedefimiz iktidarları değiştirmek değildir. Bizim en önemli hedefimiz bu tür iktidarları üreten düzeni değiştirmektir. Nasıl iktidarları üretiyor bu sistem? Irkçı, ayrımcı iktidarlar üretiyor. Çetelerle, mafyayla işbirliği yapan ve onlarla iç içe giren devleti çeteleştiren iktidarlar üretiyor. Şimdiki iktidar da böyledir. Bu iktidar da ortaklarıyla birlikte Kürt düşmanlığı üzerine kurmuştur politikalarını. Bu politikaları Kürt düşmanlığı üzerinden yürütmektedir, varlığını da Kürt düşmanlığına bağlamıştır. Ona gereken dersi başta Kürt halkı ve bütün halkların, ezilenlerin ortak mücadelesi sandıklarda verecektir. Ama sandığa kadar beklemek olmaz. Biz her gün her yerde çetelere, soyguna, yalana, talana, savaşa ve inkara karşı çıkacağız. Bu bizim her gün yeniden yürütmemiz gereken mücadeledir. Buna her gün yeniden başlayacağız. Sanki ilk kez mücadeleye başlıyormuş gibi her gün aynı inanç ve kararlılıkla yürüyeceğiz.

“HDP kapatılamaz”

HDP’yi kapatacaklarını düşünüyorlar, HDP’nin kapatılamayacağının en büyük kanıtı sizlersiniz. Halkın desteği ve verdiği mesajdır. Kapatma davası açıldıktan birkaç gün sonra Amed’deki Newroz’daydım. O görkemli topluluk gereken cevabı daha ilk günden vermiştir: HDP halktır, halkın içindedir kökleri. HDP’nin kökleri bu ülkenin bütün ezilenlerinin yaşadığı her yerdedir. Kökleri güçlüdür, gövdesi Kürt halkının kararlı mücadelesidir. Bütün dalları adalet mücadelesi yürüten her kesimi temsil etmektedir. İşte o nedenle HDP kapatılamaz. Bizim buralara gelmemizin bir nedeni, elbette sizlerle her yerde her zaman buluşacağız, bundan sonraki yürüyüşümüze nasıl devam edeceğimize sizlerle birlikte karar vermektir. “Seçimlerde HDP ne yapacak?” diye soruyorlar biz de diyoruz ki önce halka soracağız. Bu düzeni yaşatmaya yönelik her türlü girişimin karşısında olacağız. En başta bu iktidara karşı mücadelemizi yürüteceğiz ama bu düzeni yeniden kurmaya ve yürütmeye çalışan girişimlere de halkın cevabını vereceğiz. Biz HDP olarak halkla yürüyeceğiz, halkın istediği yolda yürüyeceğiz, halkın bize gösterdiği yönde gideceğiz, halkın istediği kararları vereceğiz. İşte HDP budur. HDP sizsiniz, HDP halktır. HDP her yerdedir. HDP mücadeledir, kararlılıktır, umuttur, inançtır.

“Kaynakları yandaşlara veriyorlar ama Ağrı çiftçisine destek vermiyorlar”

Bakın HDP’ye saldırı aynı zamanda Kürt halkına saldırıdır diyoruz. Ağrı’nın binlerce sorunu var. En büyük sorunlarının başında ise yoksulluk geliyor. Neden? Ağrı halkı ve Serhad’ın bütünü neden bu kadar yoksulluk çekiyor? Ağrı’nın geçim kaynağı en başta hayvancılık ve tarımdır. Kuraklık yüzünden tarım yapılamıyor; çiftçi mağdur, çalışan mağdur, halk mağdur. Ama halktan aldığı parayı halka vermesi gereken devlet hiçbir şekilde destek ayırmıyor. Nereye veriyor parayı? Çetelere veriyor, yandaş şirketlere veriyor. Bu ülkenin kaynaklarını, halktan toplanan kaynakları bir avuç sermayedara veriyor ama Ağrı’nın çiftçisine destek vermiyor. Hayvancılığı bitirdiler, Ağrı’nın en büyük geçim kaynağıydı hayvancılık. Meralar bitti, otlaklar bitti. Çiftçiler artık hayvanlarını kesmek zorunda kalıyor. Neyle geçinecek Ağrı halkı, niye bu zulüm? Çünkü Ağrı’da Kürt halkının mücadelesinin köklerinden dünden bugüne gelen büyük bir direnç ve kararlılık var.

“Türkiye’nin geleceğini belirleyen gücümüzü ilk seçimde kullanacağız”

Bu sistem Şark Islahat Fermanından beri bu politikaları her seferinde yenileyerek hayata geçiriyor. O yüzden diyoruz ki amacımız sadece iktidarı değiştirmek değildir. Evet iktidarı değiştireceğiz buna gücümüzün yettiğini biliyorlar. Bunu 7 Haziran’da ve sonrasında yerel seçimlerde gösterdik zaten. Yine göstereceğiz. Ne yaparlarsa yapsınlar, HDP’nin gücünü ortaya koymasını engelleyemeyecekler. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın, hiç kimse umutsuzluğa ve karamsarlığa kapılmasın. Sizlerin desteği ve iradesiyle HDP olarak Türkiye’nin geleceğini belirleyen güç olarak ortaya çıktık, bu gücü sonuna kadar kullanacağız. İlk seçimde de bunu herkese göstereceğiz.

“Belediye ile ilgili şikayetleri takip edeceğiz”

Seçimlerde kazandığımız belediyeleri elimizden aldılar, gasp ettiler. Bu irade gaspıdır, Kürt halkının iradesini tanımamaktır. Şimdi 4 ilçe ve 2 belde belediyemiz var. Bunlardan biri Patnos. Biliyorum Patnos’ta belediyeyle ilgili şikayetler var. Bunlar bize de ulaşıyor. Eksiklerimiz de var, farkındayız. Bundan önce AKP belediyesi vardı. 150 milyon lira borç bıraktı. İller Bankası ödenekleri o borçlara ayırıyor, buraya vermiyor ama bunların hiçbirini mazeret kabul etmiyoruz. Eğer belediyemiz Patnos halkına yeterince hizmet götüremiyorsa Patnos halkı şikayetçi ise bunu düzeltmek, halkımızdan özür dilemek bizim boynumuzun borcudur. HDP budur. Burada belediye eşbaşkanlarımız var iyi niyetle çalışıyorlar ama demek ki bazı şeyler yetmiyor. Buradan çıkıp konuşacağız. Ben size söz veriyorum, bundan sonra Patnos halkının belediyeyle ilgili bütün şikayetlerini, bütün isteklerini, bizzat biz eş genel başkanlar takip edeceğiz. Bayramda sizden çok şikayet geldi hepsini kaydettik. Bunların sebepleri ne ise bunları masaya yatıracağız, gerekirse bütün parti yöneticilerimiz, belediye çalışanı gibi çöp toplayacak, suların neden akmadığını araştıracak. Halkımız kendisi belediye yönetiminin ortağı olacak. Halk ile yöneteceğiz demiştik, eksikliğimiz varsa bizi affedin ve bu eksikliği gidermek için bize fırsat verin.

“Kurdî ittifakı en geniş noktaya taşıyacağız”

Sevgili Patnoslular, bu sisteminin çöküşünün temel nedeni Kürt sorunundaki çözümsüzlüktür. Kürt sorununda inkar, imha ve savaş politikaları devam ettikçe bu ülkeye barış gelmez. Kürtler özgür olmadıkça Türkiye’ye demokrasi gelmez, halklar eşit olmadıkça bu ülkede huzur ve refah olmaz, inançlar özgür olmadıkça kimse rahat edemez. Biz halkların eşitliği, inançların özgürlüğü üzerine kurulu bir demokratik cumhuriyet istiyoruz. Bunun için de en geniş demokrasi ittifakını kurma hedefindeyiz. Türkiye’nin batısında da Kürt bölgesinde de ittifaklarımızı genişleteceğiz. Kurdî ittifakı en geniş noktaya taşıyacağız. Türkiye’de demokratlarla, adaletsizliğe karşı olanlarla da biz birlikte yürümek için elimizden geleni yapacağız. Bu söylediğimin partilere yönelik bir çağrı olduğunu kimse sanmasın. Biz şu ittifak, bu ittifak derdinde değiliz. Bu aday, şu aday tartışmasında değiliz. Biz demokrasi, eşitlik, özgürlük ve barış sevdasındayız, bunun mücadelesini yürütüyoruz. Seçimde de seçim dışında da her gün her yerde mücadelemizin hedefi budur. Yolumuzun ışığı sizlersiniz, halkımızdır. Sizin gösterdiğiniz yolda yürüyeceğiz.

“Savaşa karşı çıkmayanlar mültecilere aşağılık saldırılarda bulunuyor”

İnanın bu ülkeye de barışı, demokrasiyi, özgürlüğü, eşitliği bizler getireceğiz. HDP olmadan demokrasi olmaz, bunu herkes bilsin. HDP olmadan özgürlük, eşitlik, barış olmaz. Bu ülkede barışın güvencesi de bizleriz, sizlersiniz. Demokrasinin güvencesi de bizleriz. Savaş politikalarına karşı çıkmayanlar, savaşı kışkırtanlar Kürt sorununda çözümsüzlüğü dayatanlar kalkmışlar Suriyeli göçmenlere, mültecilere aşağılayıcı, aşağılık saldırılarda bulunuyorlar. Tekrar söylüyoruz: Her ezilen bizim kardeşimizdir. Kim kendi ülkesini terk etmek zorunda kalmışsa savaştan dolayıdır. Asıl sorumlular bu savaşları çıkaranlardır, bu savaşlara destek verenlerdir. Bu iktidar Suriye’deki savaştan da bölgedeki diğer yangınlardan da sorumludur ama buna sessiz kalan veya destek veren bir sürü muhalefet partisi vardır. Şimdi çıkmış bir belediye başkanı diyor ki “ben göçmenlerin suyunu keseceğim, 10 kat zam yapacağım”. Biz her yerde ve herkese karşı yapılan zulme ve adaletsizliğe karşı çıkacağız.

“Irkçılığı durduracak olan da biziz”

Eğer göçü ve mülteciliği bitirmek istiyorsak, insanların kendi topraklarında, vatanlarında, yurtlarında yaşamasını istiyorsak önce savaş politikalarına karşı çıkacağız. Irkçılık bizim asla kabul edeceğimiz bir şey değil, nerede ortaya çıkarsa karşısında biz duracağız. Burada çözüm de biziz. Irkçılığı durduracak olan da biziz. Bu ülkede yabancı düşmanlığını normalleştirerek yerleştirmek isteyen kim varsa karşısında HDP’yi ve dostlarını, HDP’nin büyük gücü olan halkı görecektir. Irkçılığa, ayrımcılığa, yabancı düşmanlığına, doğa talanına karşı hep birlikte yürüyeceğiz. Kürt sorunun demokratik çözümünü de sağlayacağız. Bu ülkeye barışı da demokrasiyi de getireceğiz. Sadece bu ülkede değil Kürt sorununda demokratik çözüm Ortadoğu’da da barışın anahtarıdır.

“Bu mücadeleyi boşuna vermiyoruz, mutlaka kazanacağız”

İşte eğer gerçekten huzur isteniyorsa; gelin HDP’nin etrafından kenetlenin, gelin hep birlikte barışı savunalım, gelin bu ülkede demokratik çözümü ve bütün bölgede halkların eşitliğini savunalım. HDP bunun öncülüğün yapmaya, mücadelesini yürütmeye devam edecek. Hiç kimsenin bundan zerre tereddüdü olmasın. Cezaevlerindeki arkadaşlarımızın ödediği bedeller boşuna değildir. Bu bedeller boşuna ödenmeyecek, mutlaka ama mutlaka karşılığını alacağız. Yani bizim cezaevindeki dostlarımızın, Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, Sebahat Tuncel’in, İdris Baluken’in, Bekir Kaya’nın adlarını sayamadığım onlarca yüzlerce arkadaşımızın söylediği gibi; biz bu mücadeleyi boşuna vermiyoruz, bu bedeli boşuna ödemiyoruz. Biliyoruz kazanacağız, mutlaka kazanacağız. Çünkü halkla birlikte yürüyoruz, yolumuzu halkla birlikte belirliyoruz.

“Mutlaka aşı olun”

Mücadelemizde de günlük hayatımızda da sağlıklı olmak zorundayız. Aşı konusu ciddi bir konu. Sizi yanıltmak isteyenler olabilir. Bakın pandemi bütün insanlığı tehdit ediyor. Fakat son zamanlarda Ağrı ve Patnos da dahil olmak üzere şehirlerimizin çoğunda çok büyük bir vaka patlaması var. Bu bizi endişelendiriyor, bu bizi üzüyor. Kim ne derse desin kulak asmayın, aşıyı mutlaka yaptırın. Aşı olun. Devlete düşen görev var. Aşıyı yeterince getirmek zorundadır. Anadilinde sağlık hizmeti vermek zorundadır. Kürtçe konuşulan köylerde Kürtçe, Lazca konuşuluyorsa Lazca, hangi dillerde konuşuluyorsa sağlık hizmetini o insanların anadilinde götürmek zorundadır. Anadilinde eğitim kutsal bir haktır. Anadilinde sağlık da aynı şekilde dokunulmaz bir haktır. Herkesin bunu tanıması lazım. Biz bunu bu ülkenin sistemi haline getireceğiz ama o günleri beklemeyelim. Bütün çalışanlarımız, partili arkadaşlarımız tek tek köyleri dolaşıyorlar. Aşıyı neden yaptırmamız gerektiğini anadilimizde anlatıyorlar. Biz de rica ediyoruz. Lütfen aşıyı yaptırın. Geleceği kurmak için, daha güçlü mücadele için, daha aydınlık bir gelecek için sağlığımızı korumalıyız. İrademiz bizim en büyük gücümüzdür. Bu iradeyle Patnos halkının barış ve eşitlik yolunda yürüyüşünü sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceğinden şüphem yok. Hepimizi buradan partim adına yürekten selamlıyorum. Bu sıcak ilginiz, karşılamanız için tekrar teşekkür ediyorum.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur