Gençlik ve Spor Bakanlığı, yurtlarda zorunlu karantina uygulamasını sonlandırıyor

Karantina koşullarına uymayan kişilerin zorunlu izolasyonu için kullanılan öğrenci yurtlarının 31 Temmuz’a kadar tahliye edileceği öğrenildi. Tahliye gerekçesi, “Yurtların öğrencilere hazır hale getirilmesi” olarak açıklanırken CHP’li Murat Emir, zorunlu izolasyon uygulamasının 31 Temmuz’dan sonra nasıl yürütüleceğinin belirsiz olduğuna dikkati çekti

Gençlik ve Spor Bakanlığı, yurtlarda zorunlu karantina uygulamasını sonlandırıyor

Gençlik ve Spor Bakanlığı, 31 Temmuz itibarıyla yurtlarda zorunlu karantina uygulamasını sonlandırmaya hazırlanıyor. CHP, karantina sürecinin nasıl ilerleyeceğini sordu.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Türkiye’nin COVID-19 salgınında geçtiğimiz yıl yaşananlara benzer bir süreçten geçtiğini belirterek, “Bilim insanlarının uyarılarına kulak tıkayan iktidar, Türkiye’ye dejavu yaşatıyor. İktidar artık halka güven vermiyor. Vaka sayılarını yine gizleyebilirler” uyarısında bulundu.

AKP iktidarının salgın yönetimine yönelik eleştirilerde bulunan ve son günlerde vaka sayılarında yaşanan artışı gündeme getiren Murat Emir, artıştan da aşı karşıtlığında da iktidarın sorumluğu olduğunu belirttti. Emir’in yaptığı açıklama şöyle:

Salgın, Delta varyantıyla birlikte artarak devam ederken Türkiye’de salgın yönetimi yine kontrolsüz bir sürece doğru sürükleniyor. Geçtiğimiz yaz olduğu gibi bu yaz aylarında da turizm sezonunun taleplerini öncelik haline getirerek toplumu rehavete sürükleyen iktidar, vaka sayılarının yine katlanmasına sebep oldu. Ve yine bir yıl önce yaptıkları gibi, maske, mesafe kurallarına uyulmadığı için halkı suçlamaya başladılar. Önlem almakta geciken, bilim insanlarının önerilerine kulağını tıkayan iktidar, Türkiye’ye şu anda adeta bir dejavu yaşatıyor.

Bununla birlikte Türkiye için en büyük tehlikelerden biri de giderek artan aşı karşıtlığıdır. Ülkemizde halen 23 milyon kişinin aşı olmaması toplumsal bağışıklık hedefini ciddi anlamda tehlikeye atıyor. Yine bu duruma gelinmesinde de Sağlık Bakanı baş sorumludur. Bir tek Çin aşısı alabilmek ve buna kılıf uydurabilmek için ‘mRNA aşılarını orta ve uzun vadeli sonuçları bilinmeği için tercih etmiyoruz’ diyen Sağlık Bakanı, aşı karşıtlığının tetikleyicisi oldu. Bugün ortaya çıkan tablo da bu yaklaşımın sonucudur.

Türkiye’de şu anda yaklaşık 23 milyon kişi henüz aşı olmadı ve ikinci dozu olmayanların sayısı da 17 milyon. Çift doz aşı olup, üçüncü doz aşısını yaptırmayanların sayısı da 9 milyonu buluyor. Bu rakamlarla Türkiye, toplumsal bağışıklık hedefine çok uzak. İktidarın acilen aşı karşıtlığını giderecek bir politika belirlemesi gerekiyor. Ancak bunu da beceremiyorlar çünkü artık halkın bu iktidara güveni kalmadı. Vatandaşın aşıya ikna edilememesinin en büyük sebeplerinden biri de iktidara yönelik güven duygusunun eksikliğidir.

Bayram tatilinin ardından bir hafta içerisinde semptomların görülmeye başlamasıyla birlikte vaka sayıları daha da katlanacak. Sağlık Bakanlığı, yine vaka sayılarını gizleme yoluna gidebilir. Buradan iktidarı uyarıyoruz. Aynı hatayı bir kez daha yapmaya kalkmayın. Verileri gizlemek yerine gerçeklerle yüzleşerek, bilim insanlarını dinleyin, bilimin ışığında politikalar belirleyin.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur