DİSK Tekstil’den Gaziantep’te yaşanan hak gasplarına ilişkin rapor: Kâr hırsı, işçileri öldürüyor; salgın, hak gaspının bahanesi oluyor

DİSK Tekstil Gaziantep Bölge Temsilciliği, pandemi döneminde Gaziantep OSB'de yaşanan işçi kıyımı, hak ihlalleri ve işçilerin talepleri hakkında rapor hazırladı

DİSK Tekstil’den Gaziantep’te yaşanan hak gasplarına ilişkin rapor: Kâr hırsı, işçileri öldürüyor; salgın, hak gaspının bahanesi oluyor

Geçtiğimiz ay Gaziantep’e gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sunulmak üzere hazırlanan ama CHP’nin üç günlük Gaziantep programında işçilere görüşme yapılamadığı için verilemeyen raporu açıklayan DİSK Tekstil Bölge Temsilcisi Mehmet Türkmen, işçilerin haklarının ve hayatının pandemi döneminde hiçe sayıldığını aktardı. İşçilerin pandemi döneminde uğradıkları haksızlıklara yetkililerin göz yumduğunu belirten Türkmen, birkaç siyasi parti ve sendika dışında işçilerin yaşadığı sorunlar karşısında büyük bir sessizliğin hakim olduğunu vurguladı.

Kâr hırsı, işçileri öldürüyor

Raporda patronların kâr hırsının işçilerin ölümüne sebep olduğu belirtilirken geçtiğimiz yıl, patronların keyfiyetinin aldığı canlardan bazıları örnek gösterildi. O örnekler şöyle:

Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Sanat Ambalaj isimli fabrikada, beraber çalıştığı kişide korona virüs çıkmasına ve temaslı olmasına rağmen izin verilmeyen İbrahim Karaoğlan isimli işçi kovide yakalandı, ailesine bulaştırdı ve babasını, annesini ve abisini kaybetti.

Geçen yıl Nisan başında Başpınar’ın dibinde bulunan, nüfusunun neredeyse tamamını OSB işçisinin oluşturduğu Sam Köyü, ilçe Hıfzısıhha Kurulunun kararıyla 14 gün süreyle karantina altına alındı. Karantinanın başlamasının üzerinden iki saat geçtikten sonra, iki çuval fabrikası patronunun girişimiyle buradaki karantina iki sokağa düşürüldü, nedeni ise çuval üretimi yapan birkaç patronun işlerinin aksaması. Yani iki patronun ‘ricası’yla, 5 bin kişinin yaşadığı ve yüzde 85’i OSB’de onlarca ayrı fabrikada işçi olan bu mahalledeki karantina kararı kaldırılarak, iki patronun çıkarları için, binlerce işçinin ve çalıştıkları fabrikalarda temas ettikleri insanları düşünürsek toplamda on binlerce insanın hayatı ve sağlığı tehlikeye atıldı.

Çelikaslan Tekstil isimli fabrikada dört gün arayla iki işçi COVID-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren işçilerden birisi, yaşamını yitirmeden önce yüksek ateş vb şikayetlerle ve COVID-19 şüphesiyle hastaneye gittiği halde rapor almasına ve dinlenmesine işyeri tarafından işten atma tehdidiyle izin verilmeyerek zorla çalıştırıldı.

Salgın, hak gaspına kılıf oldu

Raporda patronların işçilerin ölümüne sebep olmasının yanı sıra salgını, işçilerin haklarını gasp etmesinin bahanesi haline getirildiğine değinildi. Raporda hak gaspların dair öne çıkan pasajlar şöyle:

Salgın döneminde işçilerin sağlığını hiçe sayan patronlar, salgını fırsata çevirerek işçilerin çalışma koşullarını da son derece ağırlaştırıp pek çok hak gaspına da imza attılar. Pazar mesaileri fiilen zorunlu hale geldi. Pek çok fabrikada işçilere hafta içi ve hafta sonu 12 ve 16 saat zorunlu mesai yaptırıldı. Yine pek çok fabrikada mesai farkları ya verilmedi ya da kayıt dışı, elden ödemeler şeklinde yapıldı. Fazla mesaiye kalmak istemeyen veya fabrikadaki herhangi bir hak gaspına itiraz eden binlerce işçi ya Kod-29’la tazminatsız işten atıldı ya da ücretsiz izinle açlığa mahkum edildi.

Fabrikalardaki makine sayısı artarken işçi sayısı aynı oranda artmadı, işçilerin iş yükü ağırlaştı. Sendikalaşma önündeki engeller arttı. Fabrikalardaki ağır çalışma koşullarına, işyeri yönetiminin baskısına sesini çıkaran işçiler ise hükümetin pandemi döneminde devreye soktuğu ücretsiz izin uygulamasıyla ya da Kod-29 ile cezalandırıldı.

Sağlık Bakanlığı’nın Kod-29’un çalışma yaşamında belirsizlik yarattığı gerekçesiyle farklı kodlara bölünmesi de işçiler lehine sonuç doğurmadı. Angel Halı’da çalışan işçilerin telefonuna el koymak isteyen patron, işçiler buna karşı çıkınca 63 kişiyi birden Kod-46 ile yani hırsızlıkla suçlayarak işten attı.

Muhalefete duyarsızlık tepkisi

Raporda ayrıca kentte meydana gelen hak gasplarına karşı yürütülen mücadelelerin ulusal basında ve sosyal medyada ses getirmesine rağmen kentteki toplumsal muhalefet tarafından yalnız bırakıldığına da değinildi. İlgili pasaj şöyle:

Bu konularda DİSK/Tekstil Sendikası olarak yaptığımız açıklamalar ve eylemler ulusal basında ve sosyal medyada geniş bir yankı bulmasına rağmen, yüz binlerce işçinin, ailelerinin ve bütün bir halkın sağlığını ilgilendiren bu konular ne kent yetkililerinin ne de kentteki (Emek Partisi ve HDP dışında) muhalefet partilerinin (maalesef CHP il örgütü ve Gaziantep Milletvekilleri de dahil) gündemi olabildi.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur