Yine birinciyiz, bizi çekemiyorlar…

TL’nin değer kaybı konut fiyatlarının 2020’de ciddi bir biçimde artmasında etkili oldu. Bu iki alandaki olumsuz değişiklikler herkesin malumu. Yine de, diğer ülkelerde benzer olumsuzlukların hangi ölçüde yaşandığını, Türkiye’nin göreli durumunu bilmek önemli. Ayrıca, köşe dönmeci, cebini doldurmaya bakan iktidardan hesap sormak için gerekli de

Yine birinciyiz, bizi çekemiyorlar…

7 yıl kadar önce sendika.org’da “Halk Sürünüyor, Vatandaş Zenginleşiyor!” başlıklı bir yazı yazarak o tarihe kadar Türkiye’de pek kullanılmayan Credit Suisse adlı simsarlık şirketinin Global Wealth Report/ Global Wealth Databook adlı yayınlarına dikkat çekmiştim. Bu yayınlarda olanca çıplaklığı ile ortaya konan servet dağılımı adaletsizliğinin çarpıcılığı ilkin medyanın, daha sonra 7 Haziran 2015 seçim kampanyaları sırasında CHP’nin de dikkatini çekti. Kılıçdaroğlu bile söz konusu yayınlardaki bazı istatistikleri kullanmak ihtiyacı hissetti.

Bu yazıda ise geçtiğimiz hafta yayımlanan Global Wealth Report 2021’de (Küresel Servet Raporu 2021) Türkiye’nin adının geçiş şekline değinmek istiyorum. Rapor, Databook’tan (Veri Kitabı) farklı olarak, her ülkeye ait servet dağılımı verilerini içermiyor. Sadece genel değerlendirme yapıyor ve bazı ülkelerin durumunu inceliyor.  Türkiye bu yıl ele alınan ülkeler arasında değil; raporun genel değerlendirme kısmında adı geçebilir diye metnin tamamını taradım. Nitekim, Türkiye’ye servet dağılımını etkileyen iki alanda referans verilmiş:

  • TL’nin dolar karşısında değer kaybı;
  • Konut fiyatlarındaki değişim.

Türkiye kapitalizmi kibar bir biçimde söyleyecek olursak dünya ekonomisine entegre, açıkça dillendirecek olursak bağımlı. Dolayısıyla, ekonomik makinanın çalışması, üretimin ve tüketimin sürdürülebilmesi yabancı ülkelerde üretilen metalara ihtiyaç duyuyor. TL değersizleştikçe bu ihtiyacı karşılamak zorlaşıyor. Ayrıca, Türkiye’deki şirketlerin dolar ile ödenmesi gereken kredi ve borçları da aşırı miktarda. Tabii, bu durum sıradan vatandaşı hem fiyat artışları, yani enflasyon, hem de üretimini kısmak, hatta durdurmak zorunda kalan şirketler yüzünden işsizlik sorunları ile karşı karşıya bırakıyor.

AKP dönemi, inşaat sektörünün ekonominin motoru haline getirildiği, bu sektörün palazlanan şirketlerine her türlü kıyağın çekildiği bir dönem oldu. “Oldu” diyorum, çünkü bu yazıda ele alamayacağım iktisadi ve siyasi faktörler yüzünden bu dönemin sonuna geldiğimizi düşünüyorum. Haliyle TL’nin değer kaybı konut fiyatlarının 2020’de ciddi bir biçimde artmasında etkili oldu.

Bu iki alandaki olumsuz değişiklikler herkesin malumu. Yine de, diğer ülkelerde benzer olumsuzlukların hangi ölçüde yaşandığını, Türkiye’nin göreli durumunu bilmek önemli. Ayrıca, köşe dönmeci, cebini doldurmaya bakan iktidardan hesap sormak için gerekli de.

Rapor, yukarıda belirttiğim gibi, Türkiye’den sadece 2 kez söz ediyor. Aslında, etmek zorunda kalıyor. Çünkü hem TL’nin değer kaybı bakımından hem de konut fiyatlarının artışı bakımından yanımıza yaklaşılmıyor. Rapor’dan değil, ama Databook’tan üçüncü bir alana, borsada hisse senetlerinin performansına ilişkin de veri edinmek mümkün.

Rapor’da parası fazla değer kaybeden ülkeler arasında Şili, Nijerya, Türkiye ve Brezilya’nın (%22) adı geçiyor.

Konut fiyatlarındaki değişim konusunda ise ABD’deki %10,8’lik artışın rekor seviyede olduğundan bahsedilen cümlede iki uç örnek olarak Rusya’daki %22’lik ve Türkiye’deki %31’lik artışa da değinilmiş.

Hisse senetleri performansında ise nedense Rapor’da Türkiye’den bahis yok. Oysa, Databook’taki verilere göre Türkiye’de borsanın performansı Ukrayna’nın (%49,5) hemen arkasında %42,2 ile ikinci sırada.

Rapor dolar kuru, konut fiyatları ve hisse senetleri değerlerine ilişkin verdiği bilgilerin hemen altına aşağıdaki grafiği yerleştirmiş.  Şekilde, koyu yeşil dolar kurundaki, açık yeşil hisse senedi ve en açık yeşil de konut fiyatlarındaki değişimi yüzde olarak gösteriyor. Dikkat edecek olursanız Türkiye bu grafikte yok. Muhtemelen, şeklin oransal estetiği bozulmasın diye Türkiye’yi dışarda bırakmışlar!

Türkiye’yi katarak o bozuk estetikli grafiği düzenleyelim.  Bakalım nerelerdeyiz?

Her alanda en azından şekilde boy gösteren ülkeler arasında birinciyiz: 2020’de konut fiyatları %31 artarken, TL %17,9 değer kaybetmiş (aslında bugün itibariyle bu kayıp %48). Borsa spekülatörleri ise %42,2’lik kazançla neredeyse dünya rekoru kıracaklar.

Grafiklere sığmayan bir ekonomik performans, ne kadar övünsek azdır!

 

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur