Sosyalistlerin davası görüldü: “Sosyalistleri değil çeteleri yargıla”

ESP, SKM ve SGDF, Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi önünde yaptığı eylemde "Sosyalistleri değil çeteleri yargıla" dedi. 7 Ekim 2020'de gözaltına alınan sosyalistlerin 3 gün sürecek davası bugün başladı. Bugünkü duruşmada savunma yapan 9 sosyalist, cenazeye katılmanın suç sayılmadığının altını çizdi

Sosyalistlerin davası görüldü: “Sosyalistleri değil çeteleri yargıla”

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde dava öncesi açıklama yaptı.

“Sosyalistleri değil çeteleri yargıla” yazılı pankartın açıldığı eyleme HDP İstanbul İl Eş Başkanı Elif Bulut, SKM Genel Sözcüsü Deniz Aktaş, SYKP üyeleri katıldı.

İlk olarak söz alan ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, aylardır tutuklu olan Suruç yaralısı Uğur Ok ve Eş Genel Başkan Özlem Gümüştaş ve ESP üyelerinin mahkemesi olduğunu söyledi. Dün (24 Mayıs) gerçekleşen operasyonda parti meclisi üyeleri Beycan Taşkıran ve bu sabaha karşı ev baskınlarında SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey’in de aralarında olduğu SES üye ve yöneticilerinin gözaltına alındığını hatırlattı. Tümüklü, bu saldırıların nedeninin faşist düzen karşısında boyun eğmedikleri için olduğunu belirtti.

Ok’un itirafçı Ender Yalçın’ın beyanıyla aylardır tutuklu olduğuna dikkat çeken Tümüklü, “İtirafçının sadece sözlü beyanının olmasına rağmen mahkemeler bunu delil sayıyor” dedi. Çete lideri Sedat Peker’in itiraflarına karşı savcıların harekete geçmediğini söyleyen Tümüklü, “Biz biliyoruz bu yargıyı. Hak istediği için, özgürlük istediği için Kürtleri hapishanelere dolduran yargı bu. Tacize, tecavüze, kadın cinayetlerine karşı çıktığı için kadınları yargılayan erkek yargı bu. Sendikada örgütlendi, alın terinin sömürülmesin diye mücadele eden, direnin işçinin karşısındaki patron yargı bu. Biz hiçbir şey talep etmiyoruz onlardan” diye belirtti.

Türkiye’de faşizm gerçeği olduğunu vurgulayan Tümüklü, “Faşizm bize bir şey söylüyor; her türlü yasadışılığı devletin bürokratıyla, bakanıyla, sermayedarıyla onun oğluyla çocuğuyla yaparız. Bize kimse dokunamaz ama sen sosyal medyada küçük bir şey paylaş binerim sırtına. Eğer sosyalistsen sabah kapını kırar girerim evine. Kürt halkının kayyum atanan belediyelere karşı direnişine ilişkin söz söyle helikopterlerle basarım evini diyor. Biz biliyoruz bunu, onun için hep aynı şeyi söylüyoruz. Faşizmi yenene kadar, faşizmi bu coğrafyadan süpürüp atana kadar, hakları özgürlükleri için mücadele edenleri güneşli güzel günlerde buluşturana kadar bu mücadele devam edecek” diye konuştu.

SGDF adına konuşan Azze Avşar, “Uğur Ok, 33 düş yolcusunun katledildiği Suruç’a Kobanê’nin inşa projesi için gitmişti. ‘Suruç için adalet herkes için adalet’ şiarıyla adalet mücadelesinin en önünde olan yoldaşlarımızdan biriydi. Bizler gençlik olarak 33 Düş Yolcusundan aldığımız adalet mücadelesini büyütmek, faşizme karşı mücadele yürütmek ve istedikleri kadar gözaltıların baskılarını katliamlarını sürdürsünler, onlara karşı devrimci mücadelemizi büyümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

HDP İstanbul İl Eş Başkanı Elif Bulut, “Bir ülkenin adliyelerinin bu kadar çok olması bu kadar büyük olması övünülecek bir şey değil utanılacak bir şeydir” dedi. Sedat Peker’in açıklamalarına değinen Bulut, “Halkın gözlerini kapatamazsınız. Bizler gerçekleri söylüyoruz. Bu yüzden yargılanıyoruz. Çünkü biz haklıyız” diye kaydetti.

Eylem sloganlarla sona erdi.

Duruşma görüldü

7 Ekim 2020 günü sabaha karşı gözaltına alınanların duruşması görüldü.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’na (SGDF) yönelik operasyonda aralarında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ve ETHA muhabiri Pınar Gayıp’ın da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmış, dört gün sonra bırakılmıştı.

Pandemi nedeniyle 3 gün sürecek olan sosyalistlerin duruşması bugün başladı. Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen ilk duruşmada 9 sosyalist savunma yaptı.

Haber takibi için katıldığı cenazenin dosyaya suç olarak konulduğunu hatırlatan muhabirimiz Pınar Gayıp savunmasında, “2015 yılından bu yana ETHA’da gazetecilik yapıyorum. Dosyada yer alan etkinliklere katıldım. Cenaze törenini de 12 Mart yürüyüşünü de haberini yapmak için takip ettim. Bir gazetecinin yaptığı haber de bunun için katıldığı etkinlikler de suç sayılamaz. Dolayısıyla suçlamayı reddediyorum” dedi.

Savunma yapan diğer sosyalistler de cenazeye katılmanın suç sayılmayacağının altını çizdi. Sosyalistler üstlerine atılı suçu reddetti.

Duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

Kaynak: ETHA

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur