Peker, Suriye dosyasını açtı: SADAT benim konvoylarla El Nusra’ya silah gönderdi… Milyarlarca dolarlık ticaret Külliye ve El Nusra kontrolünde

Sedat Peker, 8. videosunda Suriye dosyasını açtı. Suriye’de Türkmenlere gönderdiği yardım TIR’ı konvoylarına ayrıca TIR’lar eklendiğini ve SADAT’ın bunlarla El Nusra’ya silah gönderdiğini belirten Peker, Suriye-Türkiye arasındaki milyarlarca dolarlık yasa dışı ticaretin de Saray ile El Nusra arasındaki bir mekanizma kontrolünde gerçekleştiğini söyledi

Peker, Suriye dosyasını açtı: SADAT benim konvoylarla El Nusra’ya silah gönderdi… Milyarlarca dolarlık ticaret Külliye ve El Nusra kontrolünde

Kontrgerilla ilişkilerinden tasfiye edildikten sonra ifşaatlara başlayan Sedat Peker, pandoranın kutusunu açtığını söylediği 8. videosunda Suriye dosyasını açtı.

Suriye’de Türkmenlere gönderdiği yardım TIR’ı konvoylarına ayrıca TIR’lar eklendiğini ve SADAT’ın bunlarla El Nusra’ya silah gönderdiğini belirten Peker, Suriye-Türkiye arasındaki milyarlarca dolarlık yasa dışı ticaretin de Saray ile El Nusra arasındaki bir mekanizma kontrolünde gerçekleştiğini söyledi.

Peker’e göre bu ticaret için önce Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı’ya, oradan MT Grup’a (Murat Sancak, Ramazan Öztürk) oradan da El Nusra’nın iktisat sorumlusu Ebu Abdurrahman’a (Ebu Şeyma) uzanan bir hiyerarşinin onayı gerekiyor.

Tayyip Erdoğan’a hala “Tayyip abi” diye hitap eden Peker, bir sonraki videoda onunla konuşacağını söyledi.

Libya eski devlet başkanı Feyiz el-Serraj’ın da Tayyip Erdoğan’ın “ihale” baskısı ve yerel unsurlar arasında sıkışarak istifa ettiğini söyleyen Peker, devletin büyük kaynak ayırdığı Suriye ve Libya’da kazanılan paranın devlete değil az sayıda kişi ve gruba döndüğünü söyledi.

Peker’in anlatımlarındaki ilgili bölümler:

“SADAT içerisindeki bir ekip El Nusra’ya silah yolladı”

MİT TIR’ları yakalandıktan sonra kafamda şöyle bir şey oluşmuştu; biz oraya hem toplumun duygularını yükseltmek hem de oradaki kardeşlerimize yardımcı olmak bayır bucak Türkmenlerine, diğerlerine… Nedir insansız hava aracı, kıyafetler… Ama çok fazla sayıca, oradaki tüm savaşçılara yetecek kadar. Telsizlerden tutun, çelik yeleklerden, onlar, bunlar, TIR’larca… Bu projeyi düşündük, o milletvekili arkadaşlarımızla da konuştuk, o milletvekili arkadaşımız da düşünceyi aldı, iletmesi gereken yerlere iletti. Tamam. Sonra dediler, “Biz ek TIR’lar verelim. Sizin TIR’larla beraber.”

Bizim TIR’lar Sedat Peker yardım konvoyu diye gidiyor. Basına da resimler veriyoruz. Bütün hepsini, tüm ekipmanları yolluyoruz. Ama benim adıma giden diğer araçlar var. Onlar da başka yerlerdeki Türkmenlere gidiyor diye biliyoruz. Biz o araçların içinde ne olduğunu bilmiyoruz. Bilmiyoruz dediğim, biliyoruz içinde silah var, saf çocuk değiliz. Bu da normal, olması lazım gereken şey.

Ama bu MİT tarafından organize edilmiyor, askeriye tarafından da organize edilmiyor, bu SADAT tarafından organize ediliyor. SADAT’ın içerisinde bir ekip tarafından.

Şimdi biz bunları yollarken, bunların hepsi benim paramla oluyor, onlar hariç. Onlar hariç, onların benimle hiçbir ilgisi yok. Ama benim adıma gidiyor, işlem yapılmıyor, kayıt yapılmıyor, direkt geçiş yapılıyor.

Sonra ben yüklü miktarda araçlar yollamaya başlayınca dediler, “Bize de biraz verir misin? Orada başka savaşçılar…” Tamam dedim, veririm.

Türkmenler her yerden videolarla teşekkür ediyorlar, “Aracı aldık”, “Aracı aldık”… Bir iki tanesi böyle Arapça konuşuyor. Sonra bizim Türkmen arkadaşlardan bir tanesi Bunlar “El Nusracı” dedi.

Bizim diğer arkadaşlar da bana diyor ki “Bu gidenler El Nusra’ya gidiyor.” Evet, benim üzerimden gidiyor. Samimi yapıyorum. Ama ben yollamadım, SADAT’çılar yolladı.

Beni küçültmek istediniz değil mi, göreceksiniz kibrit kutusuna sokacağım hepinizi tüm dünyada. Hem de devleti de yargılatmayacağım. Belki devlete gerekli tedbirleri almadığı için birkaç yüz bin avro, her şikayette zaten bizi haksız bulup ödetiyorlar, ondan bir şey olmaz ama devlet benim hikayede değil, SADAT ekibi…

Suriye ile ticaret, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, El Nusra sorumlusu…

Ama bir bölüm var. Şimdi oraya geliyoruz. Pandoranın ilk kutusunu açalım bakalım. Şimdi siz Suriye’de ticaret yapmanız için ne yapmanız lazım biliyor musunuz? Metin Kıratlı bey var, tam makamıyla söyleyeyim, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, Külliye’de… Şimdi ona gideceksiniz. Ama öyle bir iki kamyonluk alışverişleri söylemiyorum. Büyük montanlılar.

Kaçak ham petrol, çay, şeker, alüminyum, bakır, ikinci el araba… Bunlar milyarlarca dolarlık para, büyük para.

Suriye mücadelesi için parayı kim verdi? Biz, devlet. Devlet vermedi mi? Devlet. Kim şehit oldu orada? Millet.

Şimdi oradaki yapılan ticareti anlatacağım. Siz oradan (külliye) onayı aldıktan sonra sizi şeye yolluyor, MT Grup var; Murat Sancak, Ramazan Öztürk. Tüm hiyerarşi orada. Onların da onayı geçtikten sonra, kime gidiyorsunuz? El Nusra’nın iktisat sorumlusu var Ebu Abdurrahman, Ebu Şeyma ismini de kullanıyor. Şu anda da ticaret böyle yapılıyor biliyor musunuz?

Ben o tarihte demiştim ki, “Siz bunlara bu silahları veriyorsunuz. Bunlar bizim Şii Türkmenlerle savaşıyor.” Ondan deminki detayı anlattım. “Bunlar bizim Şii Türkmenlerle savaşıyor, bizim insanımız.” Dedim, “Bir anlat abi, bir bilelim n’oluyor. Bizim üstümüzden gidiyor.”

Herkes diyor ya, “Sedat Peker getirdi silahları…” “Ya işte yeni bir dengeler kuruluyor, şöyle, böyle…” “Ya dedim bana anlatacaksınız.”

Berat Albayrak nerede?

Berat Albayrak nerede biliyor musunuz? Hep arıyorsunuz ya. Murat Sancak’ın evi var, Hadımköy Beylikdüzü taraflarında, orada kalıyor.

Bu vatanın çocuğu şehit olacak… Suriye’ye girilmeli mi? Girilmeli. Kalınmalı mı? Kalınmalı. Doğru politika mı? Doğru politika. Ama oradaki para neden hiç bizim devlete gelmiyor? Hala da devletten oraya para gidiyor. Biliyor musunuz, hala gidiyor. Ama orada bir ticaret var, para kazanılıyor, hem de büyük, çok büyük para… Ham petrol, bakır, alüminyum hurdası gibi şeylerdi. Listeye bakmıştım ben. Benim bu anlattığımın dışında orada büyük montanlı iş yapamazsın.

“Ben de mutlu olurum Sülü”

Bir de bu Sülü var ya. Benim KİA’m demişti ya. Şu KİA’yı anlatayım. Süslü’ye bir sorar mısınız, gazeteciler sormuyor siz sorun lütfen 40 yaşından küçük arkadaşlar. Son 4 senede içişleri bakanlığı döneminde bu ülkedeki ne kadar büyük holding var, kurum kuruluş var, hepsi bunun şirketine geçti biliyor musunuz? Bu, makam suiistimal etmek değil mi? Bu bile suiistimal. Bir şirket bir anda nasıl bu kadar büyür. Açıklasınlar poliçeyi, diyor ya, “Ben poliçe kesince çok mutlu oluyorum.” Ben de mutlu olurum Sülü, kes poliçeyi, gelsin paralar. Hem de dev gibi kuruluşlar. Paket paket, çuval çuval.

Benim yakınlarıma operasyon yapacaksın. Resul’e taktiği vermişsin. Bir de İstanbul İstihbarattan Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı, adamın, tüm organizasyonu o yapıyor. Yap. O bakanlıktan ayrılacaksın. Tasmayı boynuna takacağım Sülü. Üzdüğün her çocuk için, her anne için.

Serraj niye istifa etti?

Bizim Libya’da bulunmamız çok önemli, Mavi Vatan çok önemli, olmalıyız. Çok enteresan bakın, bakan beyle tanıştık, ismini vermeyeyim sıkıntıya girmesin. Bakanlar kurulu toplantısı var, bizim bakanlar, (Libya eski devlet başkanı Feyiz) Serraj bey, onun yanında bakanları… Bu arkadaş o ekipten diyelim. Konuşma oluyor. Konuşma olduktan sonra, çok enteresan, normaldir, diğer bakanlar müsaade isteniyor, baş başa görüşülecek. Sayın cumhurbaşkanımız kendisine “Şu şu şu şu ihaleler şu şu şirketlere verilsin”, “Tamam”… Adam istifa etmişti hatırlıyor musunuz? Niye istifa etti diye herkes herkese sordu. Ben de bilmiyordum. O adam anlattı, yeni öğrendim. O ihalelerle ilgili Libyalı iş adamları veya savaşta bunu destekleyenler “Biz ne yapacağız” diye bunu [sıkıştırınca] adam istifa etti… Bakan söyledi, ben onun yalancısıyım…

Niye 5 tane, 10 tane aile alıyor bu ülkedeki tüm parayı, niye bu halk fakir? Bu sorunun bir cevabı olması gerekmiyor mu? Ekonomimiz büyüyor, maaşallah.

Önümüzdeki hafta Tayyip abiyle konuşacağım

Önümüzdeki hafta Tayyip abiyle konuşacağım. Ajanız ya, konuşacağız abi, ben nasıl ajanım.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur