Volkan Uyar: “İşçi sınıfının taleplerini birleşik bir zeminde dile getirmeliyiz”

Konfederasyonların 1 Mayıs sürecindeki tutumunu eleştiren Ezilenlerin Sosyalist Partisi PM üyesi Volkan Uyar, “işçi sınıfının taleplerini birleşik bir zeminde söylemenin de tarihsel bir önem ve değerde olduğu görüşündeyiz” diyor

Volkan Uyar: “İşçi sınıfının taleplerini birleşik bir zeminde dile getirmeliyiz”

1 Mayıs 2021’e işçi sınıfı açısından ağırlaşan yaşam ve çalışma koşulları, toplumsal muhalefetin geneli açısından da pandemi gerekçesiyle tırmanan baskılar eşliğinde yaklaşıyoruz. Ancak emek hareketi sermaye saldırıları karşısında güçlü bir direniş sergileyemiyor, toplumsal muhalefet parçalı ve dağınık.

Sosyalist hareketin temsilcileriyle 1 Mayıs 2021’e giderken genel manzara hakkındaki değerlendirmelerini ve ne yapılması gerektiğine dair önerilerini konuştuk. Ayrı ayrı yayımlayacağımız bu söyleşileri “1 Mayıs 2021” dosyasında bir araya getireceğiz.

Konfederasyonların 1 Mayıs sürecindeki tutumunu eleştiren Ezilenlerin Sosyalist Partisi PM üyesi Volkan Uyar, “işçi sınıfının taleplerini birleşik bir zeminde söylemenin de tarihsel bir önem ve değerde olduğu görüşündeyiz” diyor.

Sendika.Org: 1 Mayıs 2021’e giderken karşı karşıya olduğumuz manzaraya ilişkin değerlendirmeniz nedir? 1 Mayıs’ta ne yapacaksınız?

Volkan Uyar: 2021 1 Mayıs’ına İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı sokakları tutan kadın hareketinin isyanıyla, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyum rektör Melih Bulu’ya karşı yükselen öğrenci gençlik hareketi ile giriyoruz. Bir yılı aşkın süredir pandemi koşullarında çalışmak zorunda olan ve çalışırken hayatta kalma mücadelesi veren işçi sınıfının talepleriyle giriyoruz. Kod 29 saldırılarına karşı grev ve direniş iradesini kuşanmış Sinbo, SML ve PTT ve bir dizi işçi direnişi ile karşılıyoruz 1 Mayıs’ı.

1 Mayıs gününde de başta Taksim Meydanı olmak üzere kentin dört bir yanında devrimcilerle, kadınlarla, gençlerle, ilerici sendikalarla kutlamaya hazırlanıyoruz.

2021 1 Mayıs süreci pandemi ve yasakların gölgesinde geçiyor. Bu durumu ve sosyalistlerin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu sene 1 Mayıs, pandemiyi bahane ederek uygulanmak istenen yasaklara rağmen örgütlenmeye devam ediyor. Kendi kongrelerine giderken halk sağlığını düşünmeyenler, 1 Mayıs çalışmalarının başlaması ile birlikte bildiri dağıtımlarını ve basın açıklamalarını yasaklamak istediler. Bu, sarayın sokaklardaki direngen ruhu pandemi yasaklarını bahane ederek engellemek istemesidir. Tüm bu saldırı ve direniş ortamında sosyalistlerin, işçi sınıfının artan ekonomik taleplerini politik talepler ile birleştirmek gibi somut bir görevle hareket etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Öte yandan işçi sınıfının taleplerini birleşik bir zeminde söylemenin de tarihsel bir önem ve değerde olduğu görüşündeyiz.

İki yıldır 1 Mayıs süreçleri sönük geçiyor, eski birlik görüntüsü yok. Sizce bunun temel gerekçesi nedir?

Geçen yıl pandeminin henüz yeni başlamış olması, devrimci hareketin süreci kavramamasına neden oldu desek daha doğru olur. Öte yandan sendikaların tutumu; sürece müdahil olmakta ikiyüzlü kalmıştır diyebiliriz. Her sabah işe gitmek zorunda olan işçilere 1 Mayıs’ta sokakları gösteren alternatif bir çözüm üretmediler. Fakat bu yıl için aynı durum söz konusu değil. Bu yıl İstanbul’da 1 Mayıs’ı örgütlemek üzere 20’yi aşkın devrimci örgüt ve kimi ilerici sendikaların oluşturduğu 1 Mayıs Platformu kuruldu. Sendika konfederasyonlarından çok önce bir araya gelerek 2021 1 Mayıs’ını örgütlemek üzere bir dizi planlar yapıldı ve hayata geçirildi.

Aynı zamanda 1 Mayıs iki ayrı hatta ortak bir zeminde örgütlendi. Bir yanda 1 Mayıs Platformu çalışmalarını sürdürürken diğer yanda Birleşik Mücadele Güçleri bulunduğu alanlarda platforma paralel çalışmalarını sürdürdü. Tıpkı bu sürecin örgütlenişinde olduğu gibi 1 Mayıs’ı 1 Mayıs alanlarında kutlarken de yan yana olacağız.

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur