Kemal Kılıçdaroğlu: “Kamu-özel işbirliği milleti iliklerine kadar sömürüyor, hepsini kamulaştıracağız”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu konuşmasında, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'ın Merkez Bankası rezervlerine ilişkin yaptığı açıklamaya, emekli amirallerin bildirisinin ardından yaşanan gözaltılara, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın kendi şirketinden bakanlığa alınan 9 milyon TL'lik dezenfektana değindi

Kemal Kılıçdaroğlu: “Kamu-özel işbirliği milleti iliklerine kadar sömürüyor, hepsini kamulaştıracağız”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu konuşmasında, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın Merkez Bankası rezervlerine ilişkin yaptığı açıklamaya, emekli amirallerin bildirisinin ardından yaşanan gözaltılara, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden bakanlığa alınan 9 milyon TL’lik dezenfektana değindi. Kılıçdaroğlu pandeminin şiddetinin artması ve bu süreç öncesinde yapılan AKP kongrelerini de eleştirdi.

“Beyefendi takdir MB’nin da siz MB’ye bir şey bırakmadınız ki”

128 milyar doların satıldığını Hazine ve Maliye Bakanı kabul ediyor. Tamamen açık ve şeffaf deniyor. Valla bilmiyoruz. Hadi bana söylemiyorsun ekonomi yazarlarına söyle. Hadi bana söylemiyorsun MHP genel başkanına söyle. Senin yandaşın ona söyle parayı şuraya harcadık diye. Devam ediyor ‘bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılması açısından bu verilerin yayımlanmasında fayda görüyorum diyor. Tabii takdir merkez banaksının’ Beyefendi takdir MB’nin da siz MB’ye bir şey bırakmadınız ki. Parayı MB satmadı ki! ‘Satılan dövizler Hazine’nin MB’deki dövizleridir bir muhabir banka tarafından hazine adına piyasada satılmıştır’ Sen de Hazine ve Maliye Bakanı’sın kardeşim sen açıkla. Bu ne yapıyor? Kendini kurtarmaya çalışıyor. MB neden bundan kaçtı çünkü suça ortak olmak istemedi. ‘Alın kardeşim bir protokol yapalım parayı size verelim ne yaparsanız yapın bizi bulaştırmayın’ dedi. İşin Türkçesi budur. O nedenle yaptıkları açıklamaların tamamı tutarsız. O nedenle geçen hafta çarşamba günü bu soruya cevap bekler diye Erdoğan grup toplantısı yapamadı.

“Emekli amirallerin gözaltına alınması ‘128 milyar dolar’ın üzerinin örtülmesi için yapılan mizansen

Kılıçdaroğlu, emekli amirallerin bildirisinin ardından yapılan gözaltıların “128 milyar dolar” gündeminin üzerinin örtülmesi için yapılan bir mizansen olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu “128 milyar dolara ne oldu?” sorusuna ilişkin şunları kaydetti:

128 milyar doların nereye gittiğini şuanda kadar nereye gittiğini bilmiyoruz. Birinci sorunun cevabını aldık. Bu satış hangi yöntemle yapıldı? Merkez Bankası çıktı açıklama yaptı, 21 Şubat  2017 tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı ile Merkez Bankası arasında bir protokol yapıldı ve o protokole göre satıldı dedi. Bu protokolü dayandırdıkları kanun var onu da açıkladı ama onun 2. maddesi 2018 yılında 703 sayılı KHK ile iptal edildi. İptal edildi ama satışlar devam ediyor. Öyle tahmin ediyoruz, bilmiyoruz. Yani protokol şuanda kanunsuz bir protokol.

“Kamu-özel işbirliklerini kamulaştıracağız”

Kamu özel iş birliği ile halkın sömürüldüğüne de dikkat çeken Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde ilk işlerinin bunları kamulaştırmak olacağını şöyle ifade etti:

İktidar olduğumuzda yapacağımız ilk iş bunların tamamın kamulaştırmaktır. Bugün doğan çocuğun evladına bile yük getiriyorlar. Yazık günah değil mi bu memlekete? Bu memleket bu kadar sahipsiz mi? Vatandaşlarımız o köprülerden, o havaalanlarından onların istediği parayı ödemeden geçecek. Devletin soyulmasına izin vermeyeceğiz!

“Bakan ol şirketin var sürekli şirketinden mal al”

Ticaret Bakanı ve kocası ikisi şirket kurmuş dezenfektan üretiyorlar. Kime satıyorlar? Kendi bakanlığına. Allah aşkına ne hale geldiğimizi görüyor musunuz!. Bakan ol şirketin var sürekli şirketinden mal al. Sonra bunu ahlak diye millete sat. Sonra bunu milletin önünde söylenecek tek kelime etmeyeceksin! AK Parti’ye oy veren değerli kardeşlerim, bakın Türkiye nasıl yönetiliyor, kimlere hangi imkanlar sağlanıyor. Sen bu haber çıktıktan sonra çıkıp tek kelime bile etmeyeceksin! Bir yolsuzluklar ülkesi oldu Türkiye. Bu bakan niye sesini çıkarmıyor? Ben yukarıdakini örnek alıyorum diyor, e gençler de pudra şekeriyle idare ediyorlar, hepimiz malı götürüyoruz diyor.

“Kongreleri yapanların vebali, günahı yok mu?”

Pandeminin tüm şiddetiyle sürdüğüne, yoğun bakımlarda yatak bulunmadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu bu süreçte yapılan AKP kongrelerini de eleştirerek şunları kaydetti:

Genelge çıkarıyorsun, illerde barolar kongre yapmasınlar, tamam yapmadılar, ama sen yapıyorsun! Bir de ‘salon lebaleb doldu’ diye övünüyorsun. Efendim barolar kendi genel kurullarını yapmayacak! Sen kendi genel kurulunu yapıyorsun! Üstelik insanlar sırt sırta. Dün 341 vatandaşımız hayatını COVID-19 dolayısıyla kaybetti. Sorumlusu kim? Bu soruyu geçen seçimlerde AK Parti’ye Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verenlere soruyorum. O kongreleri yapanların vebali, günahı yok mu? O insanlar sokağa çıktılar, binlerce insan COVID oldu. Yoğun bakımlarda yer yok. Torpiliniz varsa yer bulabiliyorsunuz. Peki ülkeyi bu hale getirenlerin sorumluluğu yok mu?

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur