Polis şiddetine karşı isyanın dinmediği Yunanistan’da neler oluyor?

Üniversitelere polis yerleştirme planı, 17 Kasım üyesi Koufontinas’ın üçüncü ayına giren açlık grevi, anti-faşistleri hedef alan kumpas davalar ve aşırı sağcı polis şeflerinin yönetiminde giderek tırmanan baskı ortamı… Derken polisin parkta dinlenen insanları hedef alan saldırısı bardağı taşırdı

Polis şiddetine karşı isyanın dinmediği Yunanistan’da neler oluyor?

Ajanslar ve ana akım medyadaki haberler, Yunanistan’ın başkenti Atina’da çoğunluğu öğrencilerden oluşan binlerce göstericinin, pazar günü polisin bir yurttaşı darp etmesi sonucu sokaklara döküldüğünü ve polisle göstericiler arasında çatışmalar yaşandığını belirtiyor.

Peki neden?

Yunanistan’da Temmuz 2019 seçimlerinde hükümeti Syriza’dan alan sağcı Yeni Demokrasi Partisi, polis denetimini artırarak sokağı baskılama politikalarını adım adım tırmandırıyordu.

Ocak ve şubat aylarında eş zamanlı yaşanan bir dizi gelişme gerilimi tırmandırdı ve nihayet polis şiddetine karşı militan bir sokak direnişi patlak verdi.

Üniversiteye polis yerleştirme planı

Yunanistan’da öğrenciler haftalardır hükümetin üniversitelere polis konuşlandırma planlarını protesto ediyor. Öğrenciler 4 Şubat’ta başkent Atina olmak üzere birçok kentte yeniden sokağa çıktı. Selanik’teki gösterilerde üzerinde Türkçe-Yunanca “Kampüste polis istemiyoruz. Yunanistan’dan Türkiye’ye öğrenci hareketi kazanacak” yazılı pankartla Boğaziçi direnişi de selamlandı.

17 Kasım üyesi Koufontinas’ın açlık grevi

17 Kasım Devrimci Örgütü’nün etik gerekçelerle kendi isteğiyle teslim olduktan sonra 19 yıldır hapiste olan üyesi Dimitris Koufontinas, 8 Ocak’tan beri açlık grevinde. Çünkü uzun yıllar sonra elde ettiği izinli dışarı çıkma hakkı 20 Aralık 2020’de çıkarılan özel bir yasayla gasp edilmiş durumda.

Koufontinas’ın sağlık durumu giderek ciddileşirken, hakkındaki kararın gözden geçirildiği yargı süreci ise oldukça yavaş ilerliyor. Temyiz mahkemesi Nisan ayından önce bir karar veremeyeceğini belirtiyor ancak açlık grevindeki Koufontinas’ın bedeninin bu kadar dayanması zor görünüyor.

Anti-faşistleri etkisizleştirme davası

Sağcı hükümetin sokaktaki öfkeyi besleyen bir başka hamlesi de militan anti-faşist eylemleriyle bilinen anarşist Rouvikonas örgütünün en etkin iki üyesinin (Giorgos ve Nikos) yargılandığı bir dava.

Bu iki militan Exarcheia’da işlenen uyuşturucu taciri Habibi cinayeti ile suçlanıyor. Suçlamanın tek delili de Giorgos ve Nikos hakkında ifade verdikten sonra salıverilen iki uyuşturucu tacirinin suçlamaları.

Bu durum da Rouvikonas taraftarlarının öfkesini taşırmış durumda.

Aşırı sağcı bir polis şefi

Sokaktaki gerilimi tırmandıran bir başka etken de aşırı sağcı Makis Voridis’in Yunan polis gücünün başına geçirilmesi. Bu gelişmenin ardından sokak muhalefeti ve göçmenlere karşı şiddet görülmemiş ölçüde tırmandı.

Bardağı taşıran damla ise 7 Mart Pazar günü Yeni İzmir’de (Nea Smyrni) bir parkta dinlenen insanların polis şiddetine uğraması oldu. Gece gündüz süren eylemlerde 9 Mart gecesi itibariyle biri ağır yaralı polis olmak üzere çok sayıda kişinin yaralandığı belirtiliyor.

Polisin saldırgan tutumu ve eylemcilerin dinmeyen öfkesi sokak eylemlerinin kolay kolay dinmeyeceğini gösteriyor.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur