MHP ne olduğunu gizlemiyor: MYK dedikleri bir faşist cinayet şebekesi

Hakan Yurdakuler'in katili Davut Haskırış, savcı Doğan Öz'ün ve Bahçelievler Katliamı'nda katledilen 7 TİP'li gencin katillerinden İbrahim Çiftçi, isimleri Kemal Türkler cinayetine ve 2006'daki Danıştay saldırısına karışan Tamer Osmanağaoğlu ve Tarkan Toper de MHP MYK'de yerini aldı. Listenin başında, son dönemde hedef gösterdiği isimleri sokak çetelerine dövdüren Semih Yalçın, devamında da hedef gösterme, tehdit, çetecilik ve katilleri savunma ile kendinden söz ettiren isimler yer alıyor

MHP ne olduğunu gizlemiyor: MYK dedikleri bir faşist cinayet şebekesi

Devlet Bahçeli’nin yeniden genel başkanlığa seçildiği MHP’nin 13. Olağan Büyük Kurultayı’nda partinin yönetim organı olan Merkez Yönetim Kurulu’na giren isimler dikkat çekti.

Listenin başında son dönemde hedef gösterdiği siyasetçi ve gazetecileri sokak çetelerine linç ettirerek adından söz ettiren Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, onun altında yine aleni tehditleriyle adından söz ettiren Genel Sekreter İsmet Büyükataman, devamında da Hakan Yurdakuler’in, Doğan Öz’ün, Bahçelievler Katliamı’nda öldürülen 7 TİP’li gencin katilleri, Kemal Türkler cinayetinin ve Danıştay Katliamı’nın faillerinin yardımcıları, silahlı çete kurmak suçundan yargılanan Ülkü Ocağı yöneticileri, faşist mafyanın avukatları yer alıyor.

MYK’deki bazı isimler ve “vasıf”ları:

Semih Yalçın: Genel Başkan Yardımcısı. Yakın zamanda açıktan hedef gösterdiği Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve gazeteci Levent Gültekin onun işaretiyle harekete geçen MHP’lilerce sokak ortasında darp edildi, yaralandı.

İsmet Büyükataman: Genel Sekreter. Devlet Bahçeli’yi eleştiren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’i “Haddini bil. Ülkücü Hareket sana haddini bildirmeyi bilir” diye tehdit etti.

Feti Yıldız: Eski eşi dahil çok sayıda kişiyi öldürtmekle yargılanan, ülkücü faşist mafya lideri Alaattin Çakıcı’nın serbest kalmasını sağlayan af teklifini o hazırlayıp kamuoyuna duyurdu.

Mehmet Taytak: Yerel seçimlerin ardından 28 Mayıs 2019’da TBMM’de gündem dışı söz alarak, “Türkiye’de resmi olarak ‘Dersim’ ismiyle anılan bir vilayet yoktur ve olmayacaktır. Ne yapacağız? ‘Seçildi’ diyerek komünist şarlatanlığa göz mü yumacağız? Popülizme yenik düşerek bazı çevrelere şirin gözükmek için geçmişi karıştırmaya çalışanların sonu, geçmişte dedelerinin başına gelenlerden çok farklı olmayacaktır” diyerek Fatih Maçoğlu’nu tehdit etti.

Necmi Yıldırım: Eylül 2011’de Ankara’da, gasp, yaralama, tehdit, şantaj, öğrencilerden haraç toplama, darp gibi suçlara karıştıkları iddia edilen çeteye yönelik yapılan operasyonda, gözaltına alınan çoğu Ülkü Ocağı üyesi 35 kişi arasında o dönem Ankara Ülkü Ocakları başkanı olan Yıldırım da vardı.

Hakan Yurdakuler, Doğan Öz ve 7 TİP’linin katilleri

Davut Haskırış: 1976’da SBF-DER Başkanı Hakan Yurdakuler’i katledenler arasında yer aldığı için 24 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

İbrahim Çiftçi: 24 Mart 1978’de öldürülen savcı Doğan Öz’ün ve 8 Ekim 1978 tarihinde Bahçelievler Katliamı’nda katledilen yedi TİP’li gencin katilleri arasında. Doğan Öz’ün katledilmesiyle ilgili olarak İbrahim Çiftçi için dört kez idam cezası verilmiş, itiraz üzerine Askeri Yargıtay Ceza Genel Kurulu bozma kararı verip tahliyesini sağlamıştı. 1 No’lu Ankara Askeri Sıköyenetim Mahkemesi, üst mahkemenin verdiği beraat kararına uymuştu.

Beraat kararı gerekçesinde, “Sanık İbrahim Çiftçi’nin maktul Doğan Öz’ü taammüden öldürdüğü mahkememizce sabit görülmüş, ancak Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararı mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunduğundan sanık İbrahim Çiftçi hakkındaki 7/8’lik oyçokluğuna dayanan bozma ilamına uyularak sırf bu hukuki zorunluluk nedeniyle sanık İbrahim Çiftçi’nin beraatına karar verilmiştir” denilmişti. Tahliye kararına Doğan Öz’ün ailesi kadar, İbrahim Çiftçi de inanamamıştı. Çiftçi’nin tahliye kararı kendisine aktarıldığında “Hayır çıkmıyorum, beni öldüreceksiniz” dediği basına yansımıştı.

Kemal Türkler’in katilindeki kimlik

Tamer Osmanağaoğlu: DİSK Kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler’in katili Ünal Osmanağaoğlu, kardeşi Tamer Osmanağaoğlu’nun kimliğiyle yurtdışına kaçtı, 1992’de Türkiye’ye gelediğinde gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Hakkındaki gıyabi tutuklama kararına karşın ancak 1996 yılında sanık yapılan Osmanağaoğlu’nun Kuşadası’nda kardeşi Tamer Osmanağaoğlu’nun kimliği ile yeni bir hayata başladığı ortaya çıktı.

Tarkan Toper: Toper’in adı, 17 Mayıs 2006’da gerçekleştirilen Danıştay saldırısının Ergenekon davasıyla birleştirilmesiyle birlikte gündeme gelmişti. Danıştay saldırganı Alparslan Arslan’ın saldırıdan bir gün önce Toper’i, Ankara’daki bürosunda ziyaret ettiği ortaya çıkmıştı.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur