Cumartesi Anneleri 831’inci hafta: 27 yıldır, “gelecek” diyorum ama oğlum gelmiyor

Cumartesi Anneleri 831 hafta eylemlerini, 27 yıldır akıbeti açıklanmayan Cüneyt Aydınlar için gerçekleştirdi. Anne Menekşe Aydınlar, "Oğluma bunu yapan polisleri ortaya çıkarsınlar, adalet istiyorum" dedi

Cumartesi Anneleri 831’inci hafta: 27 yıldır, “gelecek” diyorum ama oğlum gelmiyor

Menekşe Aydınlar, 27 yıldır gözü kapıda oğlu Cüneyt Aydınlar’ı bekliyor. Cüneyt Aydınlar, 1994 yılının Şubat ayında 14 kişiyle gözaltına alındığından bu yana kendisinin akıbeti bilinmiyor. Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin açıklanması ve adaletin sağlanması için her hafta eylem yapan Cumartesi Anneleri, 831 hafta eyleminde Menekşe Aydınlar’ın, sesine ses oldu.

Kayıp yakınları, Covid-19 pandemisinden kaynaklı bu hafta da eylemlerini online düzenledi.

Anne Aydınlar: İçimizi yaktılar, yapanların da içi yansın

27 senedir Cüneyt’i arıyorum” diyen Menekşe Aydınlar, gözü kapıda hala oğlunu beklediğini dile getirdi. Konuşmakta güçlük çeken Menekşe Aydınlar’ın dudaklarından ancak şu sözler dökülebildi: “Hep bekliyorum, ‘hep gelecek’ diyorum ama gelmiyor. 26 yıldır içim yanıyor, gözüm yoldadır. Her an diyorum ki, ‘gelecek’. Her ana üzülüyor, her ananın ciğer yanıyor. Çocuklarına herkes üzülüyor. Kimse, hiçbir ana ağlamasın, hiçbir gence bir şey olmasın. Oğlum nerededir, ne yapmışlar; o polisleri ortaya çıkarsınlar. Adalet istiyorum. Bu dünyada da öbür dünyada da ellerim yakalarındadır, ben doyamadım çocuğuma. İçimizi yaktılar, yapanların da içi yansın, yanlarına kalmasın.

“Hükümetler devletin suçlarını örtüyor”

Cüneyt Aydınlar’ın amcası Recep Aydınlar ise 27 yıldır yeğeninin akıbetini öğrenmek için mücadele ettiklerini söyledi. AKP hükümetinin “kayıplar dosyasını” ele alacağını, Cumartesi Anneleri’nin her oturumunu bir “suç duyurusu” sayacağını umut ettiklerini dile getiren amca Recep Aydınlar, “Ne yazık ki, bu ülkede hükümetler devletin yapmış olduğu suçun üzerine gitmektense, bu suçu ortaya çıkarmak isteyen kişileri itibarsızlaştırma, gözdağı vermek amacıyla başından savıyor” dedi.

“Bu ayıp, Türkiye’nin ayıbıdır” diyen Aydınlar, kaybetme suçlarının devlet güçleri tarafından işlendiğini ve üstünün örtülmemesi gerektiğinin altını çizdi.

“Tanıklara rağmen iç hukukta gelişme olmadı”

Cüneyt Aydınlar dosyasının avukatı Eren Keskin de, Cüneyt Aydınlar’ın 14 kişiyle birlikte gözaltına alındığını ve bu gözaltının kayıtlı olduğuna dikkat çekti. Keskin,  “Diğer arkadaşları mahkemeye çıkarıldığında Cüneyt yoktu. Arkadaşları, onun çok yoğun işkence gördüğünü defalarca mahkemeye dilekçeyle bildirdiler. Cüneyt Aydınlar’ın yer tespiti için götürüldüğü Cihangir’de birçok eve gittik, hepsi Cüneyt’ın ağır şekilde işkence gördüğüne şahit olduklarını anlattılar. Bunları defalarca tekrarlamamıza rağmen iç hukukta hiçbir gelişme olmadı. Cüneyt’in işkence gördüğüne ilişkin tanıklık yapacak olan tanıkları da dinletmek istedik, bugüne kadar hep reddedildi. Maalesef Cüneyt Aydınlar dosyası da diğer kayıp dosyaları gibi savcılık raflarında yerini aldı” ifadelerini kullandı.

“Yükümlülüğünüzü yerine getirin”

Cumartesi Anneleri 831 haftanın açıklamasını Nuran Öztürk okudu. 831 haftadır hesap verebilirliğin demokrasinin ve hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olduğuna dikkat çeken Öztürk, devleti yönetenleri zorla kaybetmelerle ilgili kayıp yakınlarına ve topluma hesap vermeye çağırdı.

“831. haftamızda bu soruları 27 yıl önce gözaltında kaybedilen Cüneyt Aydınlar için soruyoruz” diyen Öztürk, “Devletin yetkili makamlarını Cüneyt Aydınlar dosyasındaki 27 yıllık cezasızlığa son vererek etkin soruşturma ve kovuşturma yapma yükümlülüğünü yerine getirmeye çağırıyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin Cüneyt Aydınlar için tüm kayıplarımız için adalet istemekten, 132 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” açıklamasında bulundu.

Kaynak: ETHA

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur