Üniversiteliler İstanbul, İzmir ve Adana’da eylemdeydi: “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!”

Üniversiteliler İstanbul, İzmir ve Adana'da eş zamanlı eylemdeydi. Kayyum rektörlere karşı üniversiteliler ortak basın açıklaması yaparak taleplerini sıraladılar

Üniversiteliler İstanbul, İzmir ve Adana’da eylemdeydi: “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!”

Bugün (21 Ocak) üniversiteliler kayyum rektörlere karşı İstanbul, İzmir ve Adana’da saat 17.00’de eş zamanlı olarak eylemdeydi.

İstanbul

Saat 17.00’de Kadıköy Rıhtım’da bir araya gelen çeşitli üniversitelerden öğrenciler burada “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” diyerek açıklamalarda bulundular. Üniversitelilerin yanı sıra Bimeks işçileri, HDP Milletvekili Musa Piroğlu ve avukatlar da açıklamalarda bulunarak desteklerini dile getirdiler.

ÜNİVERSİTELİLER KADIKÖY’DE EYLEMDE: “ÜNİVERSİTEYİ SAVUNUYORUZ”

İzmir

İzmir Üniversite Dayanışması saat 17.00’de Karşıyaka İskele önünde bir araya gelen üniversiteliler burada ellerinde tuttukları “AKP’nin memurundan rektör, üniversiteden şirket olmaz” yazılı pankart ile “AKP defol, üniversiteler bizimdir!” sloganı attılar.

Adana

Adana Üniversite Dayanışması saat 17.00’de Gençlik Meydanı’nda bir araya gelen üniversiteliler burada ellerinde tuttukları “Kayyum rektörleri kabul etmiyoruz. Mücadelemizden vazgeçmiyoruz!” yazılı pankart ile kayyum rektör istemediklerini dile getirdiler.

Üniversitelilerden ortak basın açıklaması

Üniversitelilerin 3 ilde eş zamanlı yaptığı eylemde ortak basın metni okundu. “Kabul etmiyoruz! Vazgeçmiyoruz” başlıklı metinde şunlar söylendi:

1 Ocak gecesi Boğaziçi Üniversitesi dahil olmak üzere 5 farklı üniversiteye kayyum rektörler atandı. Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan kayyum karşıtı protestolar büyük bir hızla ülkenin dört bir yanındaki üniversitelere yayıldı. Öğrenciler, akademisyenler ve üniversite emekçileri başta olmak üzere toplumun tüm kesimleri siyasal iktidarın kayyumcu zihniyetine tepki gösterdi.

Boğaziçi’nde, Ankara’da kayyum rektör istemiyoruz diyen arkadaşlarımız gözaltına alındı, polis tarafından darp edildi. Kadın katillerinin kapısında çilingir bekleyen polis, arkadaşlarımızın evinde kapı duvar bırakmadı. Boğaziçi ile dayanışan ODTÜ’lü asistanlar, türlü bahanelerle işten atıldı. Arkadaşlarımız derhal işlerine iade edilmelidir.

Siyasal iktidar tarafından “terörist” ilan edildik, “başları ezilmeli” denilerek hedef gösterildik. Fakat bunların hiçbiri işe yaramadı, bugün yine sözümüzü söylemek üzere buradayız!

Üniversiteliler basın açıklamasına şöyle devam etti:

Üniversitelerimizi Melih Bulu, Verşan Kök, Mahmut Ak ve daha nice kayyuma teslim edecek miyiz?

Buna cevabımızı günlerdir Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da ve daha birçok şehirde; öğrenciler olarak yaptığımız eylemlerle, kurduğumuz dayanışmalarla verdik.

Atanmaları konusundaki tek kriter iktidara bağlılıkları olan kayyumların, rektörlük vasfını taşıyacak liyakat göstermediği, saray vizyonuyla donatıldıkları açıktır. Boğaziçi kayyumu, emek hırsızı Melih Bulu’nun ilk icraatı, üniversitenin kapısına kelepçe vurdurmak olmuştur. Hala Boğaziçi’nin kapısı önünde onlarca polis beklemekte. Üniversitelere siyasi iktidarın baskı ortamını yaratma aracı olarak yerleştirilen polis teşkilatı kampüslerden derhal çekilmelidir!

Üniversite bileşenlerinin karar alma mekanizmalarına dahil edilmediği, sesi çıkan öğrencilerin disiplin soruşturmalarıyla cezalandırıldığı, bilimsellikten uzak kararlarını akademiye dayatan darbe mahsulü YÖK tarafından domine edilen mevcut üniversite yapısını kabul etmiyoruz! Kayyumların, yarattıkları baskı ortamının sonunu getirmek için; demokratik, özgür üniversitenin inşası için YÖK kapatılmalıdır!

“Üniversitelerin AKP teşkilatlarına dönüşmesine izin vermeyeceğiz”

Biz üniversitelerin öznesi öğrenciler, hakkımızda alınan kararları ne kayyumun ne de siyasi iktidarın eline bırakacağız. Üniversitelerin AKP teşkilatlarına dönüşmesine izin vermeyeceğiz.

Bu nedenle kampüslerde, meydanlarda günlerdir şunu haykırıyoruz: Tüm üniversitelerdeki kayyum rektörler istifa etmelidir! Üniversitelerin yönetimi seçimler yolu ile, tüm üniversite bileşenleri tarafından belirlenmelidir.

Bugün Boğaziçili öğrenciler ‘okulumuzu biz yönetebiliriz’ diyerek yola çıktılar; akademisyenler, işçiler ve öğrencilerden oluşan bileşenler meclisi kurmaya girişerek üniversite bileşenlerini asıl söz sahibi yapmanın yolunu açtılar. Biliyoruz ki Boğaziçi Direnişi ile kurulan ya da güçlendirilen üniversite dayanışmaları; üniversitelerde söz, yetki ve karar hakkımızın olmasını sağlayacak ilk adımdır

Açıklamanın sonunda üniversiteliler taleplerini şöyle sıraladı:

Biz üniversitelilerin taleplerini bir kere daha dile getiriyoruz:

• Tüm üniversitelerdeki kayyumlar acilen istifa etmelidir.
• Üniversitelerde akademisyenlerin, öğrencilerin ve okul emekçilerinin dahil olacağı demokratik rektörlük seçimleri yapılmalı; üniversite bileşenlerinin üniversite yönetiminde söz, yetki ve karar hakkı olmalıdır

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur