Üniversiteli kadınlar ve LGBTİ+’lar Kadıköy’de eylemde: “Kadın üniversitesi istemiyoruz”

Üniversiteli kadınlar ve LGBTİ+'lar kadın üniversitesine karşı İstanbul Kadıköy'de "Kadın üniversitesi istemiyoruz" eyleminde bir araya geldi. "Kadın üniversitesi açmanıza izin vermeyeceğiz" diyerek bir araya gelenler kayyum rektör istemediklerini de dile getirdiler

Üniversiteli kadınlar ve LGBTİ+’lar Kadıköy’de eylemde: “Kadın üniversitesi istemiyoruz”

“Makbul kadın sınırlarınızı aşıyoruz ve kadın üniversitesi istemiyoruz” diyen üniversiteli kadınlar ve LGBTİ+’lar bugün (20 Ocak) saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de Beşiktaş İskelesi önünde bir araya gelmek üzere sosyal medyada çağrı yapmıştı.

KADIN ÜNİVERSİTESİNE KARŞI EYLEM ÇAĞRISI: “MAKBUL KADIN SINIRLARIMIZI AŞIYORUZ VE KADIN ÜNİVERSİTESİ İSTEMİYORUZ”

Dün (19 Ocak) Kadıköy sokaklarında “Kadın üniversitesi istemiyoruz” diyerek eyleme tekrar çağrı yapmışlardı.

Bugün son hazırlıklarını tamamlayarak sosyal medyada eylemi hatırlattılar.

“Kadın üniversitesi açmanıza izin vermeyeceğiz”

“Kadın üniversitesi istemiyoruz” yazılı pankart ve “Makbul kadın olmayacağız”, “Kayyum rektör de kadın üniversitesi de istemiyoruz”, “Her istenileni yapan kadınlar olmayacağız” ve “Homofobik, transfobik, bifobik politikalara hayır” yazılı dövizler ile alana gelen üniversiteli kadınlar ve LGBTİ+’lar “Geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz” sloganıyla eyleme başladı.

“Kayyum rektör istemiyoruz”

Sloganların ardından basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada, “Bizler yaşamın her alanında erkek egemen zihniyetle mücadele ediyoruz. Sırf kadın olduğumuz için ikinci planda kalıyor; baskıya, şiddete, tacize, tecavüze maruz kalıyoruz.Yani yaşamın her alanında var olabilmek için evde, sokakta, iş yerlerinde mücadele ediyoruz. Bu zihniyete en çok maruz kaldığımız yerlerden birisi de eğitim kurumları. Kendi cinsiyetçi algılarını bizlere entegre edebilecekleri koşulları oluşturanlar şimdi de kadınları ve LGBTİ+ları daha fazla dışlayan, ayrıştıran yeni bir saldırıyla karşımızdalar. Bu saldırının yeni ismi Kadın Üniversiteleri” denilerek şunlar ifade edildi:

“Erdoğan, G20 zirvesi için gittiği Japonya’da kendisine fahri doktora unvanı verilen üniversitede yaptığı konuşmada ‘Kadın üniversitelerini inceliyoruz ve ülkemde bunun adımını atacağız’ şeklinde bir açıklamada bulunmuştu. Bu konuşmanın ardından YÖK’e talimat verildi ve kadın üniversitesi için çalışmalara başlandı.

Bugün, başlattığımız kampanyayla birlikte söylüyoruz: 2021 Kadın Üniversitesini ortaya atanların değil ‘Kadın Üniversitesi İstemiyoruz!’ diyerek isyanı örgütleyenlerin yılı olacak”

Açıklamada, “Bugün burada, kadın üniversitesinin ne olduğunu açıklıyoruz” denilerek şunlar sıralandı:

  • Kadın üniversitesi, Erdoğan’ın bahsettiği gibi kadınları ayrımcılıktan kurtaracak bir proje değil aksine ayrımcılığı büyütecek bir projedir. Kadın üniversitesi iktidarın erkek egemen zihniyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun tek bir projeyle sınırlı olmadığını, öncesiyle sonrasıyla iktidarın kadın politikalarının bir parçası olduğunu biliyoruz.
  • AKP iktidarının, iktidara geldiğinden bugüne toplumu muhafazakarlaştırma çabasıyla doğrudan ilişkili olan bu proje kadınları toplumsal hayattan tecrit edecek, bu şekilde kadınları daha kolay denetlemenin ve kontrol etmenin yöntemlerini arayacak bir projedir.
  • Kadın üniversitesi cinsiyet kimliklerinin ikiye indirgendiği, bu ikiliğin beslendiği ve heteronormatif kalıpların dışında olan bütün kimliklere yönelik ayrımcılığın, nefret eylemlerinin meşrulaştığı transfobik bir projedir. Aynı zamanda kadın üniversitesine gidecek veya gitmek zorunda kalacak bireylerin kadın olma durumunun neye göre değerlendirileceği de aynı sorunun bir parçasıdır.
  • Kadın üniversitesi, iktidarın yıllardır kadınların birbirinden inançları, politik düşünceleri, tarzları, sosyallik anlayışlarıyla ayrıştırmaya çalışmasının yeni halidir. Kadınları birbirinden ayrıştırarak “makbul kadın” anlayışının oluşturulması için bir araçtır.
  • Kadın üniversitesinin kurulmasını destekleyen erkek egemen medya kanallarında ‘’Bu üniversiteleri tercih etmeyen kadınların tacize tecavüze uğraması kendi suçlarıdır.’’ diyenlerin şovunu hepimiz izledik. Bu gibi söylemlerden hareketle kadın üniversitesinin, üniversite içinde açığa çıkan bütün erkek şiddeti olaylarında faili gizleyerek sorumluyu kadın ilan edecek bir proje olduğunu tahmin etmek zor değildir. Sadece üniversiteye yönelik değil aynı zamanda topluma da verilen mesaj, kadınların şiddete uğramamak için bir köşede izole edilmesi gerektiğidir. Daha önce gördüğümüz pembe otobüsler bunun bir örneğidir. Ancak her bir ayrı örnekte gördüğümüz üzere iktidarın sözde çözüm yöntemleri kadınların yaşadığı şiddeti ve maruz kaldığı ayrımcılığı bitirmemiş aksine sürdürücüsü, yeniden üreticisi haline gelmiştir. Bu da yalnızca yöntemin yanlışlığıyla değil erkek egemen zihniyetin kendisiyle ilişkilidir.

Açıklamayı şöyle sonlandı:

Biliyoruz ki bugün kadın üniversitesi kurmaya kalkışanlar bununla kalmayacak ve kimliğimize yönelik saldırılarını her alanda sürdürecektir. Ancak bizler özgürlüğümüz için bir araya gelerek sokaklara çıktığımızda bizi durduramaz, susturamazlar. Bundan böyle sesimizin ulaştığı bütün kadın ve LGBTİ+’ları ‘Kadın Üniversitesi İstemiyoruz!’ sözüyle, istediklerimizi elde etmek için mücadelemizi büyütmeye çağırıyoruz!

Açıklamanın ardından eylem sonlandı.

Bugün ayrıca, İzmir’de Karşıyaka İskelesi önünde de saat 15.00’te “Kadın üniversitesi istemiyoruz” diyenler eylemde olacak.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur