TTB: “Salgında tanı yöntemleri ve tedaviler piyasanın insafına terk edilemez”

Türk tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi COVID-19 tanı ve tedavisine ilişkin "Salgında tanı yöntemleri ve tedaviler piyasanın insafına terk edilemez" başlığı taşıyan yazılı bir açıklama yaptı ve tanı ve tedavi ücretlerine ilişkin taleplerini açıkladı

TTB: “Salgında tanı yöntemleri ve tedaviler piyasanın insafına terk edilemez”

Türk tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi COVID-19 tanı ve tedavisine ilişkin “Salgında tanı yöntemleri ve tedaviler piyasanın insafına terk edilemez” başlığı taşıyan yazılı bir açıklama yaptı ve tanı ve tedavi ücretlerine ilişkin taleplerini açıkladı.

COVID-19 enfeksiyonunda tanı koymak için önerilen en önemli yöntemin PCR testi olduğunu vurgulayan TTB, test sayılarının artırılmasına rağmen hala yetersiz olduğunun altını çizdi.

Salgınla etkin mücadele için test kapasitesinin arttırılması ve testlere erişimin kolaylaştırılması gerekirken uygulanan algoritmalarla yurttaşların test yaptırabilmesinin zorlaştırıldığına ve yeni kısıtlamaların getirildiğine dikkat çekilen açıklama şöyle devam etti:

Böylece kamu sağlık kurumlarında test yaptıramayan vatandaşlar zorunlu olarak özel sağlık kuruluşlarına yönel(til)miştir. Pandemi yönetiminde olmazsa olmaz olan yaygın test önerisi bakanlık tarafından uygulanmadığı gibi tüm hastanelerde ücretsiz olması gereken testlere özel hastaneler için fiyat belirlenmiş ama uygulamada belirlenen fiyatın üzerinde bir fiyat alınarak ile vatandaş daha da mağdur edilmiştir. Vatandaşın mağduriyeti sadece PCR testi için verdiği ekstra ücret ile de bitmemektedir. Özel hastanelerde testi pozitif çıkan hastadan “muayene katkı payı”, yoğun bakım hastalarından ise veri girişleri farklı girilerek para talep edilmesi bu mağduriyetleri arttırmaktadır.

“COVID-19 test işlemleri gelir kapısı haline getirildi”

COVID-19 test işlemlerinin gelir kapısı haline getirildiğine vurgu yapılan açıklama şöyle sürdürüldü:

Sağlık Uygulama Tebliği’nde 9.4.2020 tarihli ve 31094 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik tebliği ile acil hal tanımı; “Pandemi süresince pandemi olgularına yönelik tanı ve tedavileri kapsamaktadır. Bu nedenle sağlanan sağlık hizmetleri acil sağlık hizmeti olarak kabul edilir” şeklinde değiştirilmiştir. Bu bağlamda genel sağlık sigortası hak sahiplerinin tedavi giderleri ile genel sağlık sigortası tescili olmakla birlikte prim ödeme gün sayısının yetersiz olması veya prim borcu bulunması nedeniyle sağlık hizmeti alamayanların koronavirüs tedavisine ilişkin giderler acil hal kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu’na fatura edilmelidir. Pandemi sona ermediğine göre genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için istenen COVID-19 testlerinin ücreti kurumla sözleşmeli tüm sağlık kuruluşlarına SGK tarafından ödenmesi gerektiğinden kişilerden herhangi bir işlem adı altında ücret alınması yasal olmamasına rağmen ve COVID-19 testlerinin ücreti tüm kamu sağlık tesisleri ve özel sağlık kuruluşlarına zaten SGK tarafından ödenmekte ya da ödenmesi gerekmesine rağmen, özel sağlık kuruluşlarına başvuran vatandaşlardan gerek test için gerekse de yoğun bakım ücreti adı altında ödeme alınmaktadır.

“Sağlık Bakanlığı, pandemi sürecini yönetememekte ve denetleme de dahil olmak üzere sorumluluklarını yerine getirmemektedir. COVID-19 tanı testlerinin piyasanın insafına bırakılması, denetlenmemesi sonucu birçok laboratuvar ve sağlık kuruluşu COVID-19 test işlemlerini gelir kapısı haline getirerek kontrolsüz ve uygunsuz işlem yapmaktadır. Bu uygulamalar nedeniyle toplumun büyük bir çoğunluğu testlere ulaşamamakta, tedavi alamamakta ya da kalabalık kamu hastanelerinde kuyrukta beklemektedirler. Sağlıkta eşitlik ilkesini çiğneyen, COVID-19 testlerini ve tedavilerini piyasanın insafına terk eden bu politikalar kabul edilemez” denilen açıklamada şu talepler sıralandı:

  1. Kamu veya özel hiçbir hastane/sağlık kuruluşu COVID-19 testleri için hiçbir vatandaştan 2399 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ve 9.4.2020 tarihli Sağlık Uygulama Tebliği hükümlerine göre COVID-19 öntanı/tanılı hastalardan hiçbir suretle yapılacak herhangi bir işlem/girişim/tetkik/tahlil için yasal olarak ilave ücret alamaz. Bu kararların derhal uygulanması için gerekli adımlar atılmalı ve denetlenmelidir.
  2. Ücretsiz tanı ve tedavi yalnızca PCR pozitif vakalar için değil klinik ve radyolojik olarak COVID-19 bulguları gösteren vakalar için de uygulanmalıdır. PCR testi negatif olan ve COVID-19 tedavisi başlanan yurttaşlardan özel sağlık kuruluşları ek ücret talep etmemelidir. Bunun için 2.4.2020 tarihinde Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Bilimsel Danışma Kurulu Çalışması COVID-19 Rehberinde yapılacak değişiklikle olası/kesin vaka tanımını değiştirilerek ödemenin SGK tarafından yapılması sağlanmalıdır.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur