Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu’nun Genel Kurul değerlendirmesi

Samimi ve derinlikli bir eleştiri ve özeleştiri süreci ile barış içinde etkin etkilenişler Genel Kurul iradesine iletilebilir. Sendikamız aklı ve duygusu, gelişmeleri yeniden değerlendirebilir. Özeleştirinin değerini, kapsayıcılığın ve birleştiriciliğin dinamizmine dönüştürme iradesi Genel Kurullarımızdadır

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu’nun Genel Kurul değerlendirmesi

Sendikamızın 28-29 Kasım 2020 tarihlerinde gerçekleştirdiği 11. Genel Kurulumuz, yaşanan çeşitli tartışma ve kararlaşmaların kamuoyuna yansımasıyla, yoğun ilgi gösterilen ve hakkında çokça değerlendirme yapılan bir süreç olmuştur. Bu tartışmalar, hem sendika içi demokratik tartışma, sendikamız hakkında düşünme ve konuşma hem de sendikamızdan yükselen beklenti ve talepler konusunda bilgilenme açısından son derece önemli bulunmuştur. Bu nedenle yeni görev alan MYK’miz bir bilgilendirme ve değerlendirme yapma gereksinimi duymuştur.

Eğitim Sen Genel Kurul tarihinin kararlaşması önceki MYK’mizde oy birliği ile alınmıştır. Pandemi koşullarının gerektirdiği bütün önlemler ve hazırlıklar özenle yerine getirilmiştir. Genel Kurulumuz, önceden belirleyip ilan ettiği gündemler üzerinden çalışmasını sürdürmüş ve 6 aylık bir gecikmeyle de olsa kongre sürecini tamamlayarak yeni bir dönemi başlatmıştır. Genel Kurulumuzun üzerinden geçen 12 günlük sürede, delegelerimiz herhangi bir sağlık sorunu bildirmemişlerdir. Dileriz ki bundan sonra da hiçbir delegemiz/üyemiz salgından etkilenmez.

Disiplin Kurulu’nun yürüttüğü çalışmalar sonucunda bazı üyelerimizin sendika hukukuna aykırı ve süreklilik arz eden tavır ve tutumları hakkında alınan “üyelikten çıkarma” kararının Genel Kurulumuzca onaylanması en çok tartışılan kararlar arasında olmuştur.  Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki kendisi de sömürü, baskı, tahakküm ve eşitsizlikler karşısında direnen bir sendika olan Eğitim Sen, hiçbir üyesini direndiği için üyelikten çıkarmamıştır. Aksine kendi kararlarıyla direnen ve özgün eylemler ortaya koyan bu üyelerimiz KESK ve EĞİTİM SEN yönetimleri tarafından hukuksal, maddi-manevi ve eylemsel olarak yalnız bırakılmamıştır.

Disiplin Kurulu’nun üyelikten çıkarma gerekçesi direnişten dolayı değil, kamuoyunun yeterince bilgisinin olmadığı başka nedenlere dayanmaktadır. Disiplin Kurulu’nda ortaya konulan gerekçeleri üyelerimizin çeşitli sorular eşliğinde düşünmelerini dileriz: Bir Eğitim Sen üyesi, sendikanın yetkili kurulları ve karar organları varken kendi aldığı kararların uygulanmasını dayatabilir mi? Bu durum “Ben KESK ve EĞİTİM SEN hukukunu, yetkili kurullarını ve karar organlarını tanımıyorum.” anlamına gelmez mi?  Bir konfederasyon binası bir yıl boyunca niçin işgal edilir ve konfederasyonu çalışmalarını yürütemez hale getirerek diğer üyelere dönük çalışmalar niçin engellenir? Bu engellemeler kabul edilebilir mi? Bu pratikler süresince gösterilen uzlaşma arayışlarına rağmen, sendika yetkililerine yönelik sözlü ve fiziksel şiddete anlayış gösterilebilir mi?  Ayrıca ortak mücadele ve dayanışma örgütü olan KESK ve EĞİTİM SEN MYK üyelerini, fotoğraflarıyla hedef gösteren ve tehdit eden açıklamalar birlikte çalışmayı nasıl mümkün kılabilir?

Soruşturma sürecinde bu üyelerimiz, Disiplin Kurulu’nun savunma isteyen belgelerini yırtmış ve kendilerini savunma hakkını reddetmişlerdir. Hiç istenmediği halde bu biçimde gelişen sürece ilişkin, soruşturma dosyasında var olan bilgi ve belgelere dayanarak bir çalışma yürüten Disiplin Kurulu “oy birliği” ile üyelikten çıkarma kararı almıştır. Genel Kurul’a kadar üyelikleri bir yılı aşkın bir süre askıda olan bu üyelerimiz geçen bu süre içinde hiçbir özeleştirel yaklaşım izlememişler, tersine sendika içi barışı engelleyen bu tür pratiklerini savunmayı sürdürmüşlerdir.

Tüm bu gelişmelere rağmen yaşam hem insanları hem de örgütleri değiştirir ve dönüştürür. Şunu özenle belirtmek isteriz ki; miras aldığı geleneğin ve yarattığı mücadele birikiminin büyük gücüyle her zaman kapsayıcı, ortaklaştırıcı ve birleştirici değerlerin toplamı olan Eğitim Sen, bu rolünü oynamaya devam edecektir. Genel Kurulumuz en üst karar organımızdır. Genel Kurulumuzun aldığı bir karar ancak yine Genel Kurulumuzda yeniden değerlendirilebilir. Samimi ve derinlikli bir eleştiri ve özeleştiri süreci ile barış içinde etkin etkilenişler Genel Kurul iradesine iletilebilir. Sendikamız aklı ve duygusu, gelişmeleri yeniden değerlendirebilir. Özeleştirinin değerini, kapsayıcılığın ve birleştiriciliğin dinamizmine dönüştürme iradesi Genel Kurullarımızdadır.

Parasız, bilimsel, laik, anadilinde demokratik eğitimi savunan, eğitim emekçilerinin hukuki, ekonomik ve demokratik hakları için örgütlenen biricik sendika olan Eğitim Sen, savunduğu hakların barış içinde, hukuka dayalı, gerçekten demokratik ve laik bir Türkiye yaratılarak kazanılacağı bilinciyle mücadelesini yükseltmeye devam edecektir.

Sendikal bakış açısı farklılıkları zenginliğimiz olan tüm üyelerimizi, bu zorlu dönemde birleşmeye ve örgütlü mücadeleyi iş yeri iş yeri büyütmeye çağırıyoruz.

YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

YAŞASIN EĞİTİM SEN!

10 Aralık 2020

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur