“Yaşam hakkı torbaya sığmaz!” diyenler dört yanda sokağa çıktı

İstanbul, Çanakkale, Hatay, Mersin, Samsun ve Sinop'ta sokağa çıkan yaşam savunucuları enerji ve maden şirketlerine doğayı daha fazla tahrip etmelerine izin veren ayrıcalıklar getiren torba yasayı protesto etti

“Yaşam hakkı torbaya sığmaz!” diyenler dört yanda sokağa çıktı

Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi isimli yeni torba yasa teklifinin görüşmelerine dün (17 Kasım) başlandı. Teklifin yasalaşması halinde enerji ve maden şirketlerine birtakım ayrıcalıklar sağlanacağını söyleyen yaşam savunucuları, bu düzenlemelerin doğaya ve tüm canlıların yaşam alanlarına zarar vereceğini söyleyerek Türkiye’nin birçok kentinde sokağa çıktı.

İstanbul, Çanakkale, Hatay, Mersin, Samsun ve Sinop’ta gerçekleştirilen açıklamalarda yasa teklifi protesto edildi.

İstanbul‘da saat 18.00’da yapılan açılamanın adresi Kadıköy-Eminönü iskelesiydi. Yaşam Savunucuları adına konuşan Melis Akyürek, yasa teklifinin hiçbir kamusal yarar içermediğini vurgulayarak şunları söyledi:

Elektrik Piyasası Kanunu adı altındaki ‘torba yasa’ iktidarın ‘ali cengiz oyunları’nın bir devamıdır. Komisyondan türlü dalavere ile meclise indirilen torba kanunun tüm maddeleri dünyanın bugün içine sürüklendiği ekolojik yıkımın baş aktörleri olan enerji ve maden şirketlerini daha fazla korumak ve kollamak için hazırlanmıştır.
Torba’da kamusal hiçbir yarar yoktur, doğanın daha fazla hasar alarak belki de geri dönülmez biçimde bozulmasına yol açacağı da kesindir. Halk yoksulluk içinde açlıkla, sellerle, depremle, salgınla baş etmeye çalışırken, iktidar toplumun kaynaklarını sermayeye aktarmanın yeni yollarını aramaktadır.

Çanakkale‘de Truva Atı önünde gerçekleşen açıklamada, teklifin geri çekilmesini isteyen yaşam savunucuları “Sermayeden yana değil doğadan yana yasalar istiyoruz!” dedi.

Antakya‘da Köprübaşı’nda gerçekleşen açıklamayı Selver Büyükkeleş okudu. Torba yasanın yandaş şirketleri korumak amacıyla hazırlandığını söyleyen Büyükkeleş, sözlerine şöyle devam etti:

Torba’da kamusal hiçbir yarar yoktur, doğanın geri dönülmez biçimde bozulmasına yol açacağı da kesindir. Halk işsizlikle, pandemiyle, depremle baş etmeye çalışırken iktidar şirketlere yeni imtiyazlar sağlama peşindedir.

Yıllardır ormanları, dereleri, kıyıları, tarım alanlarını yani tüm doğal ve kültürel varlıkları talan eden AKP bu hamlesiyle tüy dikmeyi planlamaktadır.

Sinop ve Mersin‘de ise iki kentin nükleer karşıtı platformları birer açıklama yaptı.

Samsun‘daki eylemde de ayrıca Çarşamba Ovası’nda biyokütle santrali kurulmasını istemediklerini vurgulayan yaşam savuncuları, santrale karşı mücadelelerine ve Çarşamba Ovası’na sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirtti.

Torba yasada neler var:

  • Havaya çok miktarda kimyasal ve zehirli gaz salan, araba lastiği, orman ürünleri ve çöp yakarak elde edilen enerji “yenilenebilir” sayılıyor ve teşvik ediliyor. Biyokütle santrallerinin önü daha da açılıyor.
  • Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destek Mekanizması (YEKDEM) kapsamı genişletilerek Karadeniz derelerinde ekolojik yıkımlara ve sel felaketlerine neden olan HES’lerin sayısının artmasına neden olunuyor.
  • Cumhurbaşkanı izni ile T.C. Kanunlarından muaf enerji şirketleri kuruluyor.
  • Enerji yatırımları için gereken taşınmazlar kolayca, kamu yararı kararı olmaksızın istimlak ediliyor ve halkın, köylünün toprakları sermayeye peşkeş çekiliyor.
  • Dağıtım şirketlerine çeşitli kolaylıklar sağlanarak daha fazla kar elde etmeleri sağlanıyor.
  • Ülkemizin her yerinde köylüleri ve halkı canından bezdiren, ekolojik yıkımlara yol açan, havayı, su kaynaklarını ve tarım alanlarını kirleten ve HES’ler, JES’ler ve RES’lere YEKDEM destekleri devam ettiriliyor.  Bu santrallerin sayısı kontrolsüz bir şekilde verilen teşviklerle daha da arttırılıyor.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur