Siz hiç iki günlük ücretim kesilmesin diye öldünüz mü? – Alpaslan Savaş (soL)

‘Erdoğan’ın ‘evine ekmek götüremeyen mi var’ sorusuna yanıttır Hatice’nin ölümü.’

Siz hiç iki günlük ücretim kesilmesin diye öldünüz mü? – Alpaslan Savaş (soL)

Fabrikada rahatsızlananlar vardı. Ara ara izin alıp test yaptırmaya gidenler oluyordu. Hatice de kendini bir süredir iyi hissetmiyordu. Grip gibiydi. Bölümündeki arkadaşları izin alıp doktora görünmesini söylüyorlardı ama ücret kesintisi olacağı için bunu istemiyordu. SGK, kısa süreli raporda ilk iki günü karşılamıyor, fabrika da bu iki günü ödemiyordu.

“İki gün için değer miydi” diyenler var şimdi.

Belki ihmal etti belki inat, bilmiyoruz.

Ama belli ki asgari ücret düzeyindeki maaşından iki gün kesilmesi, sonraki ayın geçimi üzerine düşünmeyi gerektiriyordu. Hatice’nin düşündüğü anlaşılıyor.

İki günlük ücret kesintisini göze alıp gittiği hastanede önce grip teşhisi koydular. Test yapmaya gerek duymayıp eve yolladılar. Geçmedi. Sonra yapılan test pozitif çıktı. Yine eve yolladılar. Bu sefer ağırlaştı. Tekrar hastaneye, sonra hastanenin yoğun bakımına…

Erdoğan’ın “evine ekmek götüremeyen mi var” sorusuna yanıttır Hatice’nin ölümü. Zaten son derece düşük olan gelirin biraz daha azalacak olmasından endişe duymak, eve her gün kaç ekmek alınacağını hesap etmek zorunda olmak, kesilen ücretin eksilttiği gelirle sonraki ayın geçimini planlamak…

Memleketin esas meselesi Hatice’nin, iki günlük ücret kesintisini dert etmek zorunda kalmasıdır.

Hatice’nin öldüğü gün patronlara yeni teşvikler içeren torba yasa resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Şimdi Hatice’nin iki günlük ücret kesintisini dert ettiği işyerinde patron, belki de bu torba yasadaki affı bekleyerek aylardır ödemediği sigorta, genel sağlık sigortası ve işsizlik sigortası primlerini yapılandıracak. Hatice’nin yerine işe alacağı her bir işçi için bu torba yasa sayesinde prim desteği alacak.

Memleketin esas meselesi işte bu çelişkidir.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın “İstanbullu hasta hasta işe gidiyor, çünkü işten atılmaktan daha çok korkuyor” sözlerini hatırlayın. Valinin bu sözleri, Hatice’nin ölümüne dair işlenen suçun erken itirafıdır.

Alınan tedbir, esnek mesai saatleri ve sanayide sabah 7’de işbaşı oldu.

Suç işyerinde, serviste, yemekhanede yeterli tedbir almayan patronlardan hesap soramayıp, işçileri gün ışımadan işbaşı yapmak zorunda bırakmaktır. İşyerleri salgının merkezi haline gelmişken, Covid-19’u iş kazası ve meslek hastalığı kapsamından çıkaran SGK genelgesi yayımlamaktır. AVM’leri, fabrikaları, camileri açık tutup okulları kapatmaktır. İşçileri ya virüs riski altında çalışmak ya işsiz ve gelirsiz kalmak tercihlerinden birine sıkıştırmaktır.

Hatice’nin ölümü kendi tedbirsizliği diyenler…

Çok birikti suçlarınız.

Kaynak: soL

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur