Maskemiz düştü, çöp göründü

Sağlığımızı koruyan bir araç sonra sağlığa zararlı bir araca dönüşüyor. Maskenin doğada çözünür olabilmesi için 400-1300 yıl geçmesi gerektiğini söylüyor uzmanlar. Kimi hesaplara göre bir yılda kişi başına tüketilen maske 3 kg.

Maskemiz düştü, çöp göründü

Bu yıl ve büyük olasılıkla önümüzdeki yıl virüsle yatıp kalkacağız. Yasaklar, testler, günlük vaka ve ölüm sayılarını daha uzun süre izleyeceğiz.

Her ölümün virüsten olup olmadığını sorgulayacağız.

Her ne olursa olsun, ölümle karşılaşacağız.

Virüsle yüzümüzü de kaybettik. Karşınızdaki gülüyor mu, ağlıyor mu, üzgün mü, ağzı açık hayretler içinde mi bilmiyoruz. Maskeyi takalı biraz da insanlığı kaybettik. Her şey sağlık adına deyip torunumuza sıcacık sarılmayı unuttuk. Onlar da unutacaklar.

Nasıl kullanılır pek de bilmiyoruz. Hangi maske iyi, sağlıklı, ne kadar süre kullanmalı, burun üstü mü altı mı olmalı, nefes alıp vermede verdiği bir zarar var mı, çocuklar hangi yaştan itibaren kullanmalı gibi sorulara verilen yanıtlar da kafamızı karıştırıyor.

Neyse bu konuları geçelim. Maske düştü ve yeni bir çöp yaşamımıza girdi.

3 gramlık bir nesne çöp listesinde yerini aldı. Plastik de içeriyor: Polipropilen. Dünyada en fazla üretilen polimerlerden biri ve pahalıda değil. Yırtılmaya dayanıklı, hava geçirir. Kimilerinde metal de var. Kullanım süresi çok kısa, miktarı ise devasa.

Sigara izmariti gibi atıyoruz. Bugün burnunuzda, yarın doğada.

Tuvaletlere atanlar da var.

Maskelerin dışında yine sıkça bu dönemde kullanılan plastik eldivenler, önlükler de var.

Hastane, okul bibi yerlerde son zamanlarda kullanılmaması için çaba gösterilen kullan-at tabak, çatal, kaşık gibi tek kullanımlık nesnelerin virüs nedeniyle yeniden kullanıma alındığı da söyleniyor.

Medyada gördüğümüz ya da okuduğumuz konulardan biri maskelerin yerlerde süründüğü. Sağlığımızı koruyan bir araç sonra sağlığa zararlı bir araca dönüşüyor.

Maskenin doğada çözünür olabilmesi için 400-1300 yıl geçmesi gerektiğini söylüyor uzmanlar.

Kimi hesaplara göre bir yılda kişi başına tüketilen maske 3 kg.

Tüketim için

Maskede artık kullan-at nesneler sınıfında yerini aldı. Salgın çıktığından beri kullanılan maske sayısını düşünün; milyarlarca maske piyasada dolaşıyor. Okyanuslara bile gitmiş şimdiden.

Evinizde ya da yaşamınızda kullan-at olarak kullandığınız nesneleri biraz gözünüzün önüne getirin. Mutfağınızdan banyoya, odanızdan işyerinize kadar kullanıp attığınız nesneleri bir düşünün. Sonrada bu nesnelerin tek kullanımlık değil de yeniden kullanılabilir ya da sürekli kullanılabilir olduğunu düşünün.

Çorabınızı yamamak yerine atıp yenisini almak kapitalist ekonominin beynimize yerleştirdiği “tüketim ekonomisinin” resmi.

Plastik tabaktan tıraş bıçağına, tükenmez kalemden çakmağa, bira kutusundan plastik kahve bardağına, şırıngadan önlüğe kadar her yanımız kullan-at nesneleriyle dolu.

Vazgeçebilir miyiz? Evet.

Kullan-at, piyasa ekonomisinin size “yaşamınızı kolaylaştıran” nesneler olarak sunmasıyla başlıyor. Sonra da 1960-70’li yıllarda “biz üretelim, siz geri dönüştürün” mantığı geliyor.[1]

Biyolog ve bilim tarihçisi, İsviçre Cenevre Üniversitesi’nden Bruno Strasser “Maske yeniden kullanılabilir olarak yaratıldı” diyor. XVII. yüzyılda, veba salgını nedeniyle karga burun maskeler kullanıldı. Tıbbi maske ise 200 yıl sonra hastanelere girdi, özellikle ameliyathanelerde mikropları önlemek için. Maskeler yüksek ısılarda yıkanıyor, radyasyona tabi tutuluyor ya da kimyasal süreçlerden geçirilerek temizleniyor ve yeniden kullanılıyordu.

Maske, tıbbi çöp olarak sağlık kurumlarında ayrı toplanır ve imha edilir.

Maske de diğer kullan-at ürünleri gibi pazarlama tekniğiyle yaşamda yerini aldı. Maske stoklarını yönetmek, yıkayıp yeniden kullanmak yerine tek kullanımlık maskelerin talebi yaratıldı. Kâğıttan ya da sentetik elyaftan FFP2 maskeleri kullanılmaya başlandı. Sadece fiyat göz önüne alındı, doğaya vereceği zarar hesap edilmedi bile.

Maske çöpleri

Virüs nedeniyle milyarlarca maske stoklandı, dağıtıldı.

Peki uzun süre kullanılamayan (en fazla dört saat kullanın ve günde 4 kez değiştirin deniliyor) bu maskeleri kullandıktan sonra ne yapıyoruz?

Ev çöplerini farklı çöp kutularında ayrıştıran ülkelerde (cam, kâğıt-karton, diğer çöpler) maskelerin plastik bir poşete koyulup (yine plastik!) diğer çöplerin içine atılması öneriliyor. Kullandığınız maske az ya da çok mikrop içeriyor. Toplanan çöpler geri dönüşüm birimlerinde çalışanlar tarafından yeniden ayrıştırılıyor. Dolayısıyla bu çalışanların dikkatli olup mikrop kapmaması da önemli. Kimi yerlerde diğer çöplerle gömülürken, kimi yerlerde de yakılıyor. Tıbbi çöpler gibi. Ama yakmanın yarattığı olumsuz etkileri de dikkate almak gerek. Katı çöp gaz çöp yaratabilir.

Çöpünü ayrıştırmayan ülkelerde ise maskeler ev çöplerine karışıyor. Yollardaki çöp kutularına atılıyor. Çöp toplayan emekçilerin dikkatli olması gerek.

Kimi işyerlerinde kullanılmak üzere sadece maskelerin atıldığı karton kutular üretilip satılıyor.

Büyük bir ihtimalle de çoğu doğaya, akarsuya, göle, denize gidiyor. Belki yakanlar da olabilir.

Fransa’da yerleşik Plaxtil firması ise ultraviyole ışınla maskeyi arındırıp, öğütüp parçalıyor ve elyafı geri kazanmaya çalışıyor. Sonra plastikle karıştırılıp plastikten nesnelere (kutu, siper) dönüştürüyor. Bu amaçla kentte değişik noktalara koyduğu 50 kutu ile haziran ayından bu yana 50 binden fazla maskeyi toplamış. Devede kulak bile değil!

Maskeyi yere atmanın cezası da var ama “Ceza kesilecek o kadar konu var ki bir de maskeyle mi uğraşacağız” diyenler de yok değil.

Ne yapabiliriz?

Öncelikle maskenin XVII. yüzyılda olduğu gibi yeniden kullanılabilir olması gerekli. Bu konuda çalışma yapan kuruluşlar var. Maske nasıl temizlenmeli, nasıl yıkanmalı ve yeniden kullanılmalı konusunda ultraviyole fırınları, mikrop arındırıcı poşetler, spreyler üzerinde çalışılıyor.

Polimer Malzeme Mühendisliği Laboratuvarında (Lyon) çalışan Prof. Jean François Gérard polipropilenli maskelerin biyo-çözünür olmadığını söylüyor. Bu tür maskenin tek düşmanı ultraviyole ışınları olup biyo-çözünür maske yapmanın zor olduğunu belirtiyor. Yeniden kullanılabilir bezden maske çöp sorununu çözebilir.

Vatandaş olarak kullandığınız maskeye özen gösterin. Sizi, yakınlarınızı ve doğayı kirletmesine izin vermeyin.

Yeniden kullanılabilir maskenizi üretin ve üretilmesini destekleyin.

Dipnot:

[1] İsmail Kılınç: Geri dönüşüm yalanı: Biz üretelim, siz geri dönüştürün, sendika.org, 7-10-2019.


Kaynaklar:
Ecologie; Le recyclage en déshérence, Humanité dimanche, 1-7 Ekim 2020.
Margaux Lcroux: Pollution de l’eau, les masques se dégradent en 400-1300 ans, Libération, 10 Kasım 2020.
letemps.ch; lacroix.com; francetvinfo.fr; lci.fr; lindependant.fr; terracycle.com; actu.fr; insa-lyon.fr

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur