Hulusi Akar “çözüm süreci”ni kimin nasıl bozduğunu yanlış hatırlıyor

Akar “çözüm süreci”nin Antep, Ankara, İstanbul’da yüzlerce kişinin katledilmesinin ardından son bulduğunu savundu. Oysa takvimler öyle demiyor. TSK ile PKK arasındaki çatışmasızlık süreci, AKP’nin tek başına iktidar konumunu yitirdiği 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından kontrgerilla eliyle örgütlenen bir çatışma atmosferi içinde sona ermişti

Hulusi Akar “çözüm süreci”ni kimin nasıl bozduğunu yanlış hatırlıyor

Hulusi Akar bugün Demirören Haber Ajansı’nda yayımlanan açıklamalarında 2013-2014 arasındaki, “çözüm süreci” olarak da bilinen, PKK ile çatışmasızlık sürecine dair şunları söyledi:

2013-2014 çözüm sürecine karşı çıkanlar var. Buna ne gerek vardı gibi. Çözüm süreci gerçekten çok önemli olmuştur. Devlet bütün şefkatini sabrını göstermiştir. Terörü bitirin oturalım bu işi çözelim demiştir. Ne oldu Antep, Ankara, İstanbul yüzlerce kişi katlettiler. Cevap bu oldu. Bunun üzerine ne oldu. Burada yapılan şeylerin karşılığı bu olunca 24 Temmuz’da bu katliamlardan sonra gerçekten büyük çaplı terör hedeflerinin hepsi vuruldu havadan 24 saat 48 saat.  Sonra dağlara girildi çıkılmaz denilen yerler çıkıldı. Mehmetçik altını üstüne getirdi. Dağlarda başarılı olamayacağını anlayan teröristler şehirlere gitti. Mehmetçik oraya girdi kazdığı çukurlara onları gömdü. İnşallah bu asil milleti bu beladan kurtaracağız.

“TAK” saldırıları sebep değil sonuç

Oysa Akar’ın sözünü ettiği büyük çaplı saldırıların tamamı çatışmasızlık sürecinin sonlandırıldığı 24 Temmuz 2015 hava saldırılarının aylar sonra yaşandı. TAK (Kürdistan Özgürlük Şahinleri) örgütünün üstlendiği, çok sayıda kişinin ölümüne yol açan büyük saldırıların tarihleri şöyle: 17 Şubat 2016 (Ankara Çankaya), 13 Mart 2016 (Ankara Güvenpark), 28 Nisan 2016 (Bursa), 7 Haziran 2016 (İstanbul Vezneciler), 4 Kasım 2016 (Diyarbakır), 10 Aralık 2016 (İstanbul Beşiktaş). 17 Aralık 2016’da Kayseri’de düzenlenen bombalı araç saldırısını da PKK üstlenmişti.

Gerçekte ne yaşandı?

TSK ile PKK arasındaki çatışmasızlık süreci, AKP’nin tek başına iktidar konumunu yitirdiği 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından kontrgerilla eliyle örgütlenen bir çatışma atmosferi içinde sona ermişti.

Önce 20 Temmuz 2015’te MİT ve polis takibindeki IŞİD bağlantılı bir intihar bombacısının düzenlediği Suruç Katliamı yaşandı. Kobanê’ye gitmek için Urfa Suruç’ta buluşan sosyalist ve anarşist gençlerden 33’ü bu saldırıda yaşamını yitirdi. Geçen 5 yıl içinde katliam aydınlatılmadı.

22 Temmuz 2015 tarihinde polis memurları Feyyaz Yumuşak ve Okan Uçar sıra dışı bir suikastle öldürüldü. PKK ilk başta eylemi üstlendi. Fakat birkaç gün sonra BBC’ye konuşan KCK Sözcüsü Demhat Agit saldırının PKK ve ona bağlı birimler tarafından yapılmadığını savundu. PKK yöneticilerinden Murat Karayılan da olayın kendi birimleri tarafından gerçekleştirilmediğini, kendileriyle örgütsel bağı olmayan bağımsız bir grup tarafından yapıldığını savundu.

24 Temmuz’da çatışmasızlık sürecini bitirecek şekilde PKK’ye karşı başlatılan sınır ötesi hava harekatının gerekçesi bu suikastti.

Ne var ki Ceylanpınar Suikasti Davası’nın 1 Mart 2018’deki karar duruşmasında 4’ü tutuklu 9 sanığın tamamı beraat etti. AKP’nin kaybettiği seçimlerin ardından ülkeyi şiddet atmosferine sürüklemesine gerekçe yapılan bu şaibeli suikast de bu şekilde karartılmış oldu.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur