Bir Başkadır’ı sonunda izlettiler!

Yönetmen kendi seçtiği bir çatışma üzerinden toplumun kurguladığı bir bölümüne bence oldukça taraflı bir ışık tutuyor. Tabii ki yönetmen/senarist/yazar kendi yaratıcı dünyasında istediğini kurgular… Gerçeklerle birebir örtüşmek zorunda değil. Ama seçtiği konu, konudaki karakterleri yansıtma şekli, niyeti önemli

Bir Başkadır’ı sonunda izlettiler!

O kadar çok konuşuldu ki… Bu kadar ses getirmiş Bir Başkadır dizisini izlemek zorunda kalanlardanım!

Bir Başkadır dizisinin son bölümünü dün izledim…

Bu konuda yazılanların bir kısmını okudum… Hepsini okumaya kimin zamanı olur ki? Gerçekten çok şey yazılmış.

Sosyal medyanın bir mahallesinde bu dizi üzerinden kıyametler koptu. O kadar sağanak halinde idi ki takip etmekte zorlandım.

Muhtemelen çoğunuz bu tartışmayı çoktan bitirdiniz bile. Bu yazıya da konu yorgunu olarak yaklaşırsanız haksız da olmazsınız.

Şimdiye kadar okuduklarımda, çevremde diziyi çok sevenler de var, çok kötü bulanlar da…

Ancak herkes oyunculukların çok iyi olduğu konusunda hemfikir. Ben de aynı görüşteyim.

Dizinin muhafazakâr-İslamcı-AKP’li cenahta ne kadar yaygın izlendiğine ilişkin elimde veri yok.

Netflix hedef kitlesi düşünüldüğünde bunların  azınlık durumunda eğitimli İslamcı bir profil olduğunu tahmin edebiliriz.

Akit’te diziye ilişkin yayınlanan “Böyle şerefsizlik görülmedi” başlıklı haberi ve AKP muhalifi muhafazakâr Karar gazetesinde Yıldıray Oğur’un diziyi öven yazısını okudum… Başka da o camiada yazan varsa görmedim…

Her ne kadar merkezine “bastırılmış duygular sizde arıza yapar” fikrini almış olsa da yönetmen kendi seçtiği/kurguladığı toplumun bir bölümüne projeksiyonu tutmuş ve o toplumu yazdığı öykünün sosu ile bize göstermeyi amaçlamış…

Orta üst sınıf eğitimli seküler bir prototip ile dindar-muhafazakâr prototiplerin hayatlarını ameliyat masasına yatırmış… Biraz flu bir şekilde Hocaefendinin ‘özgür’ kızı ve Kürt-AKP’li karakteri bir sürü anlamsız bağlantılarla zoraki bir şekilde araya sıkıştırılmış gibi duruyor.

Hülasa dizide bir dizi stereotip karakter var.

Yönetmen kendi seçtiği bir çatışma üzerinden toplumun kurguladığı bir bölümüne bence oldukça TARAFLI bir ışık tutuyor.

Kurguladığı dünyanın bugünün Türkiyesi ile ilgisi olmadığı açık değil mi? Tabii ki yönetmen/senarist/yazar kendi yaratıcı dünyasında istediğini kurgular… Gerçeklerle birebir örtüşmek zorunda değil.

Ama seçtiği konu, konudaki karakterleri yansıtma şekli, niyeti önemli.

“Neden bugün bu öyküyü bu şekilde bizimle paylaşmak istedi?” sorusunu sormadan edemiyorum.

Yönetmen bize sunduğu iki kutuplu dünyadaki karakterleri kendi terazisinin iki kefesine koymuş.

Terazinin bir kefesinde Meryem-Hocaefendi-Hilmi-Yasin karakterlerini olumladığı muhafazakâr/İslamcılar,

Diğerinde ise çok stereotip seküler Halk TV izleyen zengin üst sınıf Peri (ile anne ve babası), Sinan (ve annesi), Gülbin (ailesi ve AKP’li gibi görünen kızkardeşi)…

Dizi sona erdiğinde yönetmenin, kefenin İslamcı karakterlerin yer aldığı tarafına torpil geçtiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Yönetmenin seyirciye önerdiği, sunduğu onun asıl kahramanları bunlar…

Diğerleri ise mutsuz, neredeyse bataklık içinde, ön yargıları ile yaşayan insanlar.

Bunun böyle olmadığını ispat etmeye çalışanların cımbızla toplayacağı ayrıntılar toplamdaki sonucu değiştirmeyecek kadar cılız durumda.

“Sanatçı aynı zamanda sesi çıkmayanların sesini duyuran, görünmeyenlerin görünmesi için çaba harcayan birisidir” cümlesi burada zayıf kalıyor. Çünkü yönetmen hangi bam tellerine basarsa ne ses çıkacağını bilerek biraz hile yaparak popüler bir ürün çıkarmış.

Yönetmenin sanat yapmak gibi bir derdi var mıdır sizce? Bu arada Netflix bu ayrımı her ne kadar flulaştırsa da dizi film ile sinema filmi ayrımını unutmamak gerekiyor.

Yönetmenden Takva filminde gösterilen cesareti göstermeyi beklemek çok mu fazla?

Akit’in soytarılığını saymazsak İslamcı camiayı bence rahatsız edecek bir dizi değil.

Hatta TRT bir dizi ısmarlasa bu dizi gibi olurdu. Netflix’in RTÜK’le olan krizini çözdüğü haberini okuyunca Netflix Türkiye yöneticilerinin iktidarla nasıl bir anlaşma yaptıklarını merak etmiştim. Bir Başkadır 2019 yılında çekilmiş, Mart 2020’de tamamlanmış bir proje iken gösteriminin gecikmesi, Netflix’in 5 Kasım 2020’de RTÜK lisansını almasından sonraya bırakılması… (Bkz. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin: Netflix ile ilişkilerimiz iyi. Son dönemde bütün uyarılarımızı dikkate aldılar)

Ben diziyi çok beğenenler tarafında değilim. En çok yönetmenin terazisindeki adaletsizlik beni rahatsız etti.

Yönetmen Berkun Oya’nın ve  Netflix’in niyetini , bu dizinin kime hizmet edeceğini düşünmeden edemiyorum.

Netflix Türkiye’nin bu dizi ile birlikte yöneldiği strateji değişikliğine dikkat çekmek istiyorum.

Netflix bu diziye kadar Türkiye’de kendi senaristlerinin, dramaturji ekiplerinin elinden çıkma “Hakan Muhafız” gibi saçma dizileri yönetmenlere ısmarlıyordu. Türkiyeli izleyicisine Hollanda’daki Netflix Türkiye masasında kurgulanmış Netflix orijinal dizileri dayatılıyordu. Kendi hikâyesi ile gidenleri kabul etmiyorlardı.

İddiaya göre Berkun Oya kendi yazdığı “Bir Başkadır” projesini Netflix ve diğer dijital platformlara teklif etmiş ancak önce kabul edilmemiş. Sonra kendi olanakları ile ilk üç bölümü çekmiş ve Netflix’e tekrar gitmiş. En sonunda onları ikna etmiş.

Bir yönetmenin kendisinin senaryosunu yazdığı ‘arthouse’ kokan bir yapıma onay verilmesiyle de Netflix Türkiye’de bir ilk yaşanmış oldu. Dizin gördüğü ilgiden sonra Netflix Türkiye mutlu olmalı. Netflix’nin ileride başka bağımsız ‘auteur’ sinemacılara vize vermesini ve ilginç ürünler çıkmasını bekliyorum.

Haziran 2020 itibarı ile Türkiye’de 1.7 milyon abonesi olan Netflix’in mevcut iktidarın hoşuna gitmeyecek yapımlara izin verip vermeyeceğini göreceğiz.

Kariyerine ATV’de başlayan, Kanal D’de Genel Yayın Yönetmenliği ve Ay Yapım’da dizi yapımcılığı görevlerinden sonra Netflix Türkiye’ye transfer olan Pelin Diştaş’ın Türk tipi yayıncılık deneyimi, niyeti, duruşu süreçte belirleyici olacak gibi görünüyor.

“Bir Başkadır”daki gibi zülfü yâre pek dokunmayan yapımlar mı çıkacak, yoksa cesur, bağımsız yapımlar mı?

Bunu hep birlikte göreceğiz.

Umarım Netflix’in yol vereceği diğer yapımların terazileri daha adaletli tartar!

Meraklısına…

Konu üzere baktıklarım, okuduklarım,önerdiklerim:

Haziran Düzkan’ın 5Harfliler’de yayımlanan “Bir Başkadır: Sakın kader deme” başlıklı yazısı bence en iyi değerlendirmelerden birisi: ‘Bir Başkadır’ı izlerken gözümün önüne gelen görüntü şuydu: Beş benzemez kadın bir odada sohbet ediyor ve Berkun Oya da yanlarında. Karakterler kendilerini ve dertlerini anlatmaya çalışıyor fakat Oya sadece anlamak istediğini anlıyor. Örneğin psikolog Peri “ben yalnız, bağ kuramayan ve ileri yaşına rağmen ailesiyle meselesini çözememiş bir kadınım” diyor, Oya “hıhı, üst sınıflıktan olmuştur o” diye yorumluyor. Meryem “biz ailecek birbirimizi çok seviyoruz aslında ama birbirimize yardımcı olamıyoruz” diyor, Oya yapıştırıyor cevabı: “E işte o da fakirlikten, cehaletten ve köylülükten.” Karakterler, kendileri hakkında dışarıdan bir gözün hadsiz yorumlarına maruz kalmaksızın yaşayamıyor.

Bu TV dizisi üzerinde bu kadar laf etmeye bile değmeyecek, sıradan bir ‘kültür endüstrisi’ malıdır. Dizi, karmaşık ve ‘derinlikli olma’ izlenimi yaratmaya çalışarak sanat taklidi yapıyor. Ancak kaba bir ‘aesthetic management’ düzeyini aşabildiğini söylemek zor. Kısacası bu diziyi, yapımcılarının iddialarından ve niyetlerinden bağımsız olarak, Rejimin kültürel egemenlik projesinin değirmenine su taşıyan bir ‘propaganda’ besbelli ki ‘başarılı’ bir propaganda olarak değerlendirmek gerekiyor” diyor Ergin Yıldızoğlu, “Bir Başkadır” başlıklı yazısında…

Ateş İlyas Başsoy’un, Faşistleri Tavşana Çevirmek yazısından: “Bir Başkadır”a dizi tüketici gibisi bakınca şöyle bir yorum yazdım: ‘The Sopranos, Oz, Six Feet Under, BoJack Horseman derinliğinde çok kısa bir listenin içinde girdi, dördüncü bölüm hayatımda izlediğim en iyi dizi bölümü. Ama bu kadarla kurtulamaz. Çok nadir de olsa bazı filmleri izledikten sonra ayağa kalkarsın, ışıklar yansa da salondan ayrılmaz ve alkışlar alkışlar alkışlarsın.’

Şenay AydemirBir başka olduğu kesin de!

Hülya Osmanağaoğlu | Bir Başkadır samimi Müslümanlığın ailesi

Yıldıray Oğur’un Karar’daki yazısı: Bir başka (dır) Türkiye mümkün…

Sevilay Çelenk Medyascope’daki 18 dakikalık videosunda neden bu kadar konuşulduğunu anlatıyor:

https://medyascope.tv/2020/11/17/sevilay-celenk-ile-yeri-gelmisken-51-bir-baskadir-dizisini-kusatan-hararetli-tartisma/

Okumadıklarım ama zamanı olanlara bir liste:

Gizem Kaboğlu | İşte Bu Bizim Hikayemiz: Bir Başkadır

Kerem Akça | Bir Başkadır, Yeni Türkiye’yi terapi masasına yatırıyor

Mehmet Açar | ‘Bir Başkadır’ memleket dizisi…

Emrah Kolukısa | Benim memleketim

Cem Tunçer | Sinemamızda “The Mukhtar Scene” etkisi

Ekrem Buğra Büte | Bir Başkadır: Boşluktaki Mesafeler

Heja Bozyel | Netflix dizisi ‘Bir Başkadır’ yayında: 8 bölümde ‘Türkiye gerçeği’ 

Tolga Binbay | Bir başkadır benim memleketimin terapisi!

Tayfun Atay | Bir Başkadır benim memleketim!

Ali ŞimşekBir Başkadır: Bir Çukura Bakıyoruz Birlikte.

Ömer Can Saroğlu | Bir Başkadır İncelemesi: Estetize Edilmiş Ayna Testi

Ergun Babahan ve Gökhan Bacık | ‘Bir Başkadır’ dizisi Türkiye’nin neyini anlattı da bu kadar çok tutuldu?

Sosyalkafa TV | Erkan Saka > Nükhet Sirman, Feyza Akınerdem, Cihat Duman, Aylin Dağsalgüler ileBir Başkadır tartışması

Özgürüz TV | Can Dündar > Aysuda Kölemen: “Bir Başkadır” ve Türkiye’deki yankıları

Yiğit Karaahmet | Esneyen Boşluk

Tufan Şimşekcan | ‘BİR BAŞKADIR’ dizi çözümlemesi

Geekyapar | Bir Başkadır Üzerine Ciddi Bir Tartışma

Ustasını Arayan Çırak | Bir Başkadır: Düşünceleri, acıları, heyecanlarıyla insan

Tanju Baran | Bir Başkadır Bizim Yeşilçam’ımız

FilmLoverss | Utku Ögetürk > Öykü Karayel, Fatih Artman, Funda Eryiğit, Defne Kayalar, Tülin Özen ile Bir Başkadır röportajı

Perihan Mağden | Hayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM

İlker Hepkaner | Bir Başkadır’ı Yaratanlar Sosyoloji Bilmek Zorunda mıdır?

Bercben | Hangi ‘Bir Başkadır’ kadın karakterisiniz?

Fırat Mollaer | Kültürelci bir Türkiye alegorisi

Bedri Soylu | “Türkiye’nin Ruhu”na Bakmak: Berkun Oya’nın Bir Başkadır’ı Üzerine

Yavuz Genç | Bir Başkadır’ Netflix Türkiye’nin zirvesinde: Dizi neden bu kadar çok tutuldu?

Nihat Genç  ‘Bir Başkadır’ eleştirisi… Ne kadar seviyorlar başörtülü hizmetçiyi!

İsmail İçen | Bir Başkadır

Osman Elbek | “Bir Başkadır”

Beren Azizi | İster vur, ister okşa… Ben biraz Periciyim

Hakan Sipahioğlu | Bir Başkadır Gülün Adını Koyabilmek

Onur Can Sümen | Bir başkadır aufhebung

Tuba Torun | ‘Bir Başkadır’ neden bu kadar sevildi?

Melikşah Altuntaş | Coğrafya kederdir: “Bir Başkadır”ın hissettirdikleri

Fatih Yaşlı | Barışmaya ihtiyacımız var!

Kaan Kavuşan | Bir Başkadır’daki temsiller üzerine

Itır Erhart | Bir Başkadır Ötekinin Gözünün İçine Bakmak

Ali Murat Ergül | “Bir Başkadır” Benim Memleketim

Oray Eğin | Bir başkadır “yetmez ama evet” fantezisi

Resul Altınok | Bir Başka mı?

Sinan Alper | Sosyal Psikolojik Açıdan “Bir Başkadır”

Eleştirel Kültür | Ek dergide yayınlanan Bir Başkadır eleştirileri

Şahika Can Akın | “Bir Başkadır” … Ön Yargılar ve Başarılar

Besim Dellaloğlu | Aslında bütün memleketler başkadır!

Kısa Dalga Podcast | Alin Taşçıyan ve Ali Şimşek’le “Bir Başkadır” üzerine: Nedir başka olan?

Ümit Kıvanç | Sahiden bir başkayız ama

Buğra İnan | Bir Başkadır: Aynı Toprakların Başka Çiçekleri

Altyazı Sinema Dergisi | Altyazı Tartışıyor: Bir Başkadır

Ahmet Çiğdem | Bir Başkadır yahut tek yol aydınlanma!,

5harfliler | Bir Başkadır: Sakın kader deme

Bianet | Akademisyenler yorumladı: ‘Bir Başkadır’ ne kadar başka?

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur