Cumartesi Anneleri 813. haftada İlyas Has için adalet istedi

Cumartesi Anneleri, koronavirüs salgını nedeniyle 813. hafta açıklamasını da sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirdikleri canlı yayınla yaptı. Bu hafta, 12 Eylül darbesinin ardından idam edilen İlyas Has için adalet istendi

813 haftadır fail meçhul cinayete uğrayan yakınlarının faillerini ve kaybedilenlerin akıbetini soran Cumartesi Anneleri, koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle bu haftaki açıklamayı da sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirdi.

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanması nedeniyle eylemlerini 82 haftadır İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde gerçekleştiriyordu. Koronavirüs salgınına rağmen eylemlerini sürdüren Cumartesi Anneleri, son 32 haftadır sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları canlı yayınlarla adalet taleplerine devam etti.

Bu haftaki açıklamada kayıp yakınları, 7 Ekim 1984’te idam edilip cenazesi kaybedilen ve daha sonra cenazesi İzmir Bornava Hacılarkırı Kimsesizler Mezarlığı’nda bulunan İlyas Has için adalet talebinde bulunuldu.

İmran Has: “28 yıl boyunca mezarı aradık”

Bu haftaki açıklamada ilk olarak konuşan İlyas Has’ın kardeşi İmran Has, “Ağabeyim idam edildikten sonra cenazesi bize teslim edilmeden defin edildi. Bize bir bilgi veya bir evrak verilmedi. Bu yüzden mezarı 28 yıl boyunca kayıp kaldı. Biz bu 28 yıl içerisinde mezarını bulma mücadelemizi ve çabamızı hiç sonlandırmadık. Aile olarak bir sonuca ulaşamadık ama 2012’de Hüseyin Yılmaz ve Mesut Güngör tarafından mezarının İzmir Bornava Hacılarkırı Kimsesizler Mezarlığında olduğunu öğrendik” ifadelerini kullandı.

28 yıllık mücadeleleri sürecinde annesi, babası ve ablasını kaybettiğini sözlerine ekleyen İmran Has, “Onlar ağabeyimin mezarının bulunduğunu öğrenemeden aramızdan ayrıldılar. Umarım diğer kayıplarımız da en kısa sürede bulunur” dedi.

Doğan Güney: “Amcamın akıbetini sormaya devam edeceğim”

Ardından 10 Haziran 1980’de gözaltına alınarak cenazesi kaybedilen Veysel Güney’in yeğeni Doğan Güney konuştu.

Amcasının işlemediği bir suç yüzünden idam edildiğini ifade eden Güney, “Amcamın cenazesi o zaman bize verilmek üzere devlet yetkililerine verildi. Ama o devlet yetkilileri amcamın cenazesini bize çok gördüler ve bize teslim etmediler. Babaannem Zeynep Güney oğlunun başında dua edebilecek bir mezarı olsun istiyordu. Ancak ömrü buna yetmedi. Oğlunun mezarı bulunmadan yaşama veda etti. Bunun sonucunda bizler bu mücadeleyi yürütüyoruz. Ömrümüz yettiğince amcamın akıbetini sormaya devam edeceğiz” dedi.

“Suç vasfı değiştirildi”

Bu haftaki basın açıklamasını ise Cumartesi İnsanları’ndan Ayşe Yıldız okudu. “813. haftamızda 12 Eylül’ün insanlığa karşı suçlarından birini, İlyas Has’ın idamı ve sonrasında bedeninin 28 yıl boyunca kaybedildiği gerçeğini hatırlatıyoruz” diyen Yıldız, Tekirdağ Malkaralı olan Has Ailesi’nin İzmir’de yaşadığını belirterek şöyle devam etti:

25 yaşındaki oğulları İlyas Has, 12 Eylül askeri darbesinin ardından 28 Aralık 1980 tarihinde gözaltına alındı. Tutuklanan İlyas Has hakkında hazırlanan iddianame ile dava açıldı. İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı İki Numaralı Askeri Mahkemesinde görülen davada iddianamedeki suçlamanın vasfı mahkeme tarafından değiştirildi. İlyas Has, iddianamede yer almayan ‘Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs’ suçlaması ile yargılandı. 18 Ocak 1982 tarihinde ölüm cezasına mahkûm edildi.

7 Ekim 1984’te idam edildi

Yerel mahkeme savcılığı, sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 59 uncu maddesi uyarınca ceza indirimi uygulanması gerektiğine dair temyiz talebinde bulundu” diyen Yıldız, başsavcılığında bu görüşe iştirak ettiğini belirtti. Askeri Yargıtay 1’inci Dairesi’nin temyiz talebini reddettiğini söyleyen Yıldız, 20 Ekim 1982 tarihinde idam kararının oybirliği ile onayladığını ifade etti. Has’ın avukatı Kasım Sönmez’in, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğunu dile getiren Yıldız, bu talebin de ret edildiğini söyledi.

İki yıl bekletilen dosya Turgut Özal hükümeti döneminde aniden raftan indirildi ve idam kararı hızla TBMM ve Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından onaylandı” diyen Yıldız, İlyas Has’ın 1984 yılında, 6 Ekim’i 7 Ekim’e bağlayan gece Buca Kapalı Cezaevi’nde idam edildiğini hatırlattı.

28 yıl aradan sonra cenazesi bulundu

İdam sonrası Has’ın bedeninin ailesine teslim edilmeden görevliler tarafından defnedildiğini sözlerine ekleyen Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

Ailesi yaptığı başvurulara rağmen onun defnedildiği yeri öğrenemedi. Baba Recep, abla Fatma ve anne Rafet Has, İlyas’ın mezar yerini öğrenemeden aramızdan ayrıldı. İlyas’ın idamından 28 yıl sonra İzmir’deki arkadaşları onun mezarını bulmak için uzun ve titiz bir araştırma yürüttüler. İlyas’ın izini sabırla süren arkadaşları onu, Bornova’da askeri kışlanın yanında bulunan Hacılarkırı Mezarlığının kimsesizler bölümündeki isimsiz bir mezarda buldular. İlyas Has’ın idamının 28’inci yıldönümü olan 7 Ekim 2012 tarihinde arkadaşları ve İlyas’ın kardeşi İmran Has, İlyas’ın mezar yerine ulaştıklarını kamuoyuna açıkladılar ve ilk kez bir anma gerçekleştirdiler.

“36 yıllık cezasızlığa son verilsin”

Bugün de zaman zaman gündeme getirilen idam cezasının yaşam hakkını ortadan kaldıran bir devlet şiddeti olduğunu vurgulayan Yıldız, “Devlet eliyle taammüden işlenmiş bir cinayettir. Demokratik devletler ve demokratik toplumlar her koşulda yaşam hakkını istisnasız korumak zorundadır. İlyas Has’ı dönemin yasalarını bile çiğneyerek idam edenler ve onun bedenini kaybedenler insanlığa karşı suç işlediler. Adli ve siyasi makamlara, bu suçla ilgili 36 yıldır süren cezasızlık uygulamasına son vererek adaleti sağlayacak süreci başlatma çağrısında bulunuyoruz” diyerek Has ve tüm kayıplar için adalet talebinde bulundu.

Ayşe Yıldız, “Kaç yıl geçerse geçsin İlyas Has ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 114 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

 Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur