Adana Halkevi’nin “Yaşamak istiyoruz” eylemine polis engeli

Adana Halkevi'nin, "Yaşamak istiyoruz" kampanyaları kapsamında yapacağı eylem polis tarafından engellendi. Engelin ardından açıklama Halkevi binasında yapıldı

Adana Halkevi’nin “Yaşamak istiyoruz” eylemine polis engeli

Halkevi Adana Şubesi üyeleri, “İnsanca yaşamak istiyoruz” talebiyle Atatürk Parkı’nda açıklama yapmak için bir araya geldi. Aynı saatlerde Ankara’da yapılan eyleme saldıran polis, Adana’da da açıklamanın yapılmasına izin vermedi. Halkevi üyeleri bunun üzerine kendi binalarına geçerek açıklama yaptı.

 “İşçi sınıfı hastalığı haline geldi”

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Halkevi Çukurova Bölge Temsilcisi Abdullah Kaan Biket, Ankara’daki eylemlerine yapılan polis müdahalesine ve Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk’ün de aralarında bulunduğu 24 kişinin darp edilerek gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Biket, gözaltıların serbest bırakılmasını istedi.

Halkevi Adana Şube Başkanı Osman Erkut ise, “Pandemiyi kendi iktidarını ayakta tutmak için fırsata çeviren bir iktidar var. İktidarın uyguladığı politikalar sonucu pandemi bir işçi sınıfı hastalığı haline gelmiştir. Salgın en çok işçilerin, yoksulların yaşadığı mahallelerde yaygın haldedir. Eşitsizlik, adaletsizlik, yoksulluk, yoksunluk, anti demokratik uygulamalar pandemi bahanesi arkasında giderek artmıştır” şeklinde konuştu.

 “Ölmemek için”

Ölmemek, güvenceli çalışmak, insanca yaşamak istiyoruz” diyen Erkut, bu talepler için herkesi mücadeleye çağırdı. Erkut, “Nerede haksızlığa uğrayan bir işçi varsa yanında olacağız. Nerede katledilen bir işçi varsa patronlardan hesap soracağız. Hastanelerde sağlık çalışanlarının nefesi, güvencesiz öğretmenlerin sesi olacağız. Yağmaya ve talana karşı köylülerle jandarma barikatının en önünde olacağız. Savaşa, ırkçılığa karşı dik duracağız. Kadın dayanışmasını büyüteceğiz. Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Talepler

Erkut, konuşmasının devamında şu talepleri sıraladı:

  • COVID-19 tüm insanlar için yaşamsal bir tehdittir. Sadece çocuklara ve risk grubundaki insanlara sağlanacak koruma ayrıcalıklarına tahammül edebiliriz. Geri kalan herkes için hastalık riski eşitlenmelidir.
  • Derhal günlük çalışma süresi 4 saate düşürülmeli, işçinin net ücretinde hiçbir eksiltmeye gidilmemeli, istihdam artırılmalıdır. Vardiyaya bölünebilecek bütün işler 4 saat olarak vardiyalandırılmalı, işe başlangıç saatleri sektör sektör farklılaştırılmalı, işçiler için ulaşım parasız hale getirilmelidir.
  • İşten çıkarma tam olarak yasaklanmalı; işçiler, çalışma süreciyle bağlantılı herhangi bir durumda COVID-19 riskiyle karşı karşıya kaldıklarında kıdem tazminatlarını alarak istifa edebilmelidir.
  • Ücretsiz izin işçinin rızasına bağlanmalıdır. Kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin desteği en az asgari ücret seviyesinde tutulmalı ve geçen süre prim gününe eklenmelidir.
  • COVID-19 her sağlık çalışanı için ‘meslek hastalığı’, fiilen iş yerinde çalışan her işçi için de ‘iş kazası’ sayılmalıdır.
  • Kültür, sanat ve eğlence gibi pandemide çalıştırılmayan emekçilere destek sağlanmalıdır.
  • Uzaktan eğitime erişim şartları tüm öğrencilere sağlanmalı, okullarda yüz yüze eğitimin başlaması için gerekli bilimsel önlemler bir an önce alınmalıdır.
  • Hasta, yaşlı, çocuk bakımı ve eğitim gibi temel hizmetler pandemi koşullarına uygun şekilde kamusallaştırılmalıdır, kadınlar üzerindeki bakım emeği yükü kaldırılmalıdır.
  • Kadınların ücret ve gelir düzeyi en az erkeklerin gelir düzeyine getirilmelidir.
  • Sermayenin karı için yaşam alanlarımızın yağmalanmasına son verilsin. Doğayla barışık yaşamak istiyoruz.Taleplerimiz net. Sermayenin ve saray rejiminin çıkarları için değil halkın çıkarı için halkın yararına politikalar istiyoruz. Güvenceli ve insanca yaşadığımız bir ülkeyi kurmak için herkesi örgütlenmeye, omuz omuza mücadele etmeye çağırıyoruz.

href=”/2020/10/ankarada-halkevcilerin-yasamak-istiyoruz-eylemine-polis-saldirisi-24-gozalti-599451/

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur