LKP MK üyesi Nahal: “Fransız, Amerikan ve Türk müdahalesi şeklinde oldukça ciddi bir durumla karşı karşıyayız”

“İnsanları sisteme karşı politik olarak örgütlüyoruz; özellikle de egemenlerin açık uluslararası bir müdahalenin eşlik ettiği bir biçimde patlamayı kendi yararlarına değerlendirme girişimlerine karşı”

LKP MK üyesi Nahal: “Fransız, Amerikan ve Türk müdahalesi şeklinde oldukça ciddi bir durumla karşı karşıyayız”

Patlama sonrası liman yakınlarındaki bir duvara yapılan Arapça yazılama: “Bunu devletim yaptı” [Fotoğraf: Nebil İsmail]

Lübnan halkı, 4 Ağustos’ta Beyrut Limanı’nda yaşanan şiddetli patlamanın ardından yaralarını sarmaya devam ediyor.

Patlama sonucu en az 177 kişi yaşamını yitirmiş, binlerce kişi yaralanmış ve 30 kişiye ise hala ulaşılamadığı belirtilirken, kentin yarısının yıkılmasıyla yüzbinlerce kişi evlerinden olmuştu. Ülkedeki maddi hasarın da 15 milyar doları aştığı açıklanmıştı.

BEYRUT LİMANI’NDAKİ PATLAMADA YAŞAMINI YİTİRENLERİN SAYISI 177’YE YÜKSELDİ

Lübnan’ın başkentini sarsan bu olay sonrası hükümet istifa ederken, mezhepçi rejimin hemen hemen tüm aktörleri birbirlerini suçlamaya başladı. Ülkenin en köklü siyasi öznelerinden Lübnan Komünist Partisi (LKP) ise 7 Ağustos’ta yaptığı yazılı açıklamada, bu suçun “ihmal, yolsuzluk ve ulusal sorumluluk eksikliği konusunda sabıkalı bir siyasi otorite” tarafından işlendiğini belirterek “Siyasi veya mezhepçi güçlerin, iç güç dengesine ayar vermek veya dış güçleri ülkenin içişlerine müdahale ettirmek için bu suçtan yararlanmak isteyen tüm girişimlerini özellikle reddediyoruz” dedi.

Sendika.Org’un sorularını yanıtlayan LKP Merkez Komite üyesi ve feminist yazar Cena Yasmin Nahal da çok ciddi bir dönemeçte olduklarını belirterek “İnsanları sisteme karşı politik olarak örgütlüyoruz; özellikle de egemenlerin açık uluslararası bir müdahalenin eşlik ettiği bir biçimde patlamayı kendi yararlarına değerlendirme girişimlerine karşı” diyor.

Cena Yasmin Nahal

“İmarcılar ve devasa gökdelencilerle karşı karşıyayız”

Beyrut’taki son durum nedir?

Patlama Beyrut’un büyük çoğunluğunu etkiledi. Beş-altı eski mahalleyi ve üç hastaneyi yıktı. Altyapıyı tahrip etti. Binlerce kişiyi yaraladı. Yüzlerce can kaybı, onlarca kayıp ve binlerce evsiz var.

Devlet buna bile bile yol açmış olsa da patlamadan bu yana ortadan kayboldu. Devletin yapması gerekeni halk yapıyor, gönüllü olarak çalışıyor, birbirine destek oluyor, insanları hastaneye taşıyor, moloz dolan sokakları temizliyor, yardım yapıyor, evini kaybedenler için gıda topluyor, onları evlerine davet ediyor.

Patlamadan etkilenen mahalleler acilen yeniden inşa edilmeli, çünkü insanların evlerine dönmeye ihtiyaçları var ve mülk sahipleri mevcut durumu eski binaları yıkmak ve arsaları satmak için bir fırsata çevirmeye çalışıyor. Bu mahallelerde çok yüksek sayıda geleneksel eski evler var ve korunmaları gerekiyor. İmarcılar ve devasa gökdelencilerle karşı karşıya geldiğimiz en büyük meselelerden biri de bu.

Bu arada hem politik hem istihbari düzeyde Fransız, Amerikan ve Türk müdahalesi şeklinde oldukça ciddi bir duruma tanık oluyoruz. Fransız güçleri soruşturmaya müdahil oldu, FBI da katıldığını duyurdu. Bu çok ciddi bir dönemeç ve şurası açık ki uluslararası güçler kendi ajandalarına uygun olarak soruşturmayı politikleştirmeye ve IMF reformlarını dayatarak Lübnan’a müdahale etmeye karar vermişler.

“Birbirlerine karşı değil müttefikler”

Patlamadan sonra Lübnan solu ne yapıyor?         

Patlamadan etkilenen insanlara çeşitli yollardan aktif bir şekilde destek oluyoruz: Tıbbi destekle, molozları kaldırıp temizlik yaparak, barınma imkânı sağlayarak, mahallelerde inceleme ve yeniden inşa çalışmalarına katılarak, bunun yanında geleneksel kenti ve toplumsal dokuyu korumak için müteahhitlere ve emlakçılara karşı lobi yaparak… İnsanları sisteme karşı politik olarak örgütlüyoruz; özellikle de egemenlerin açık uluslararası bir müdahalenin eşlik ettiği bir biçimde patlamayı kendi yararlarına değerlendirme girişimlerine karşı…

Lübnan’daki rejim tartışmasının nasıl bitmesini bekliyorsunuz? Gerçek bir değişiklik mümkün mü?

Gerçek bir tartışma yok çünkü birbirlerinin karşıtı değiller. [Mezhepçi rejimin aktörleri] Birbirlerine karşı değil müttefikler. Düşman gibi yapıyorlar ama değiller. Şu anki beklenti IMF reformlarını kabul etmesi için devlet üzerinde baskı uygulanması. Gerçek değişim ancak intifada kendini -uluslararası müdahaleyi ve IMF reformlarını reddettiği bir yolda- radikalleştirir ve yeniden yapılandırırsa mümkün olur.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur