“Komplo teorileri” ve Nazi tarihinden bir yaprak

Savaş öncesinde Hitler’in Kavgam adlı kitabı Fransa’da eksik bir şekilde çevrilip yayımlandı. Tam çeviri Hitler’in yayınevinin talebi üzerine Fransız mahkemesince yasaklandı. Fransızlar, demokratik bir Avrupa istediğini söyleyen Hitler’in “samimiyetine” inandı. Savaş başlayıp Paris işgal edildiğinde yanıldıklarını anladılar ama iş işten geçmişti. O gün kandırılanlar ile bugünküler arasında pek fark yok

“Komplo teorileri” ve Nazi tarihinden bir yaprak

Korona ile başlayan süreçte karşı görüşleri dile getirenlere karşı sürekli tekrar edilen bir söylem var: “komplo teorisyenleri”. Geçmişten beri farklı düşünceleri bastırmak için sık sık kullanılan bu söylem son dönemlerde yine moda oldu. Bazılarına göre bu suçlama J.F. Kennedy’nin öldürülmesinden sonra CIA tarafından tartışmaları bastırmak için ortaya atılmıştı. Uzun süre kullanıma alınmamıştı ama son yıllarda İnternet kullanımının ve sosyal medyanın yükselişi ile yeniden gündeme geliyor. Öyle ki kendilerinden başka herkesi komplo teorisyeni ilan edenlerde çoğalarak karşımıza çıkıyor.

Yakın tarihten yüzlerce örnek vermek mümkün. Mesela ABD’nin Vietnam’a, Irak’a, Yugoslavya’ya, Libya’ya saldırmak için uydurduğu yalanlara itiraz edenler, medya ordusu tarafından bu suçlama ile acımasızca susturulmaya çalışılmıştır. Bu kişiler, itibarları zedelenerek toplumda aşağılanmıştır.

Çoğu zaman başarılı olan bu taktiğin önüne geçmek ise sadece gerçeğin farkında olan insanların diğerlerini bağımsız olarak bilgilendirmesi ile mümkün olmuştur. Ne yazık ki bu yolla da çok az sayıda insana erişilebilmiş, bunun dışında kalan çoğunluk 1934 yılında Fransa’da olduğu gibi sadece duyduklarına inanmayı yeğlemişlerdir. Her ne kadar gelişmeler komplo teorisyenliği ile suçlananları haklı çıkarmışa da yapılan hatanın ağır bedelini Fransız halkı ödemiştir.

Adolf Hitlerin kitabı Kavgam, 1924 yılında Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin (NSDAP) yayınevi Eher-Verlag tarafından basıldı.1933’te iktidara gelen Hitler kitabın dağıtılması için partisinin tüm organlarını görevlendirdi. Kitap hemen her eve girdi. Evlenen her çifte bir nüsha hediye edilmeye başlandı. Bu arada yurt dışında yaşayan Alman çiftlere de kitabın hediye edilmesi gündeme geldi. Ayrıca birçok ülkeden kitabın çevirisi için telif hakkı istendi. İngilizceye 1934’te çevrildi ve belirli pasajları çıkartılarak kısaltılmış bir şekilde basıldı.

Fransa’da 700 sayfalık kitabın sadece Hitler’in politik görüşlerini içeren 169 sayfası yayımlanıyor. Bu kitapçıkta Hitler’in Fransa üzerine düşünceleri yer almıyor. Rusça çevirisinde de benzer kısaltmalara göze batıyor. Fransız bir yayınevi ise Hitlerin “Fransa, Almanya’nın en büyük düşmanıdır” kısımlarını da kapsayan kitabın tamamını yayımlamaya karar veriyor.

Savaş öncesinde Kavgam’ı onlarca farklı dile çevirmek isteyen bağımsız çevirmenler çıkıyor ancak Franz-Eher-Verlag (yayın evi) izin vermiyor. Rusçasına, Bulgarcasına, Ukraynacasına, Hollandacasına, İtalyancasına, Lehçesine, Romancasına filan… Hitlerin ırkçı nefret dolu pasajlarının yayımlanması “gereği olmadığı” gerekçesi ile reddediliyor. Kimsenin Hitlerin gerçek amacını savaştan önce öğrenmesine izin verilmiyor. Gestapo başta olmak üzere, engellemek için büyük bir çaba sarf ediliyor.

Hitler, Fransız basınına kendinin demokratik bir düzen kurmak istediğini beyan ediyor, demokratik bir Avrupa’dan bahsediyor. Fransız basını Hitler’in bu açıklamalarını sorgusuz sualsiz kabullenip, diğer insanların itirazlarını ciddiye almıyor.

1934 yılında Editions Latines yayınevi Hitlerin gerçek düşüncelerini deşifre etmek için izin almadan kitabın çevirisini yapıyor ve yayına alıyor.

Eher-Verlag yayınevi, Kavgam’ın orijinal metninin tam çevirisini yayımlayan Fransız yayınevi hakkında telif haklarını zedelemekten dava açıyor. Fransız mahkemesi orijinale bağlı kalarak çevrilmiş kitabın yayımlamasını yasaklıyor.

Kitabı basan Editions Latines yayınevi böyle bir kararın çıkacağını önceden kestirdiği için basılan tüm kitapları kamyonlara yükleyip yayınevi yetkililer tarafından basılmadan kaçırıyor. Yetkililer orada buldukları dizgiye girmemiş sayfaları ve baskı için gerekli diğer ekipmanları toplayıp el koyuyorlar. Bütün bu engellemelere rağmen basılan kitaplar el altından alıcılarını buluyor.

1939 yılında Hitler’in Fransa üzerine düşüncelerini kapsayan kısımların çıkarıldığı, kısaltılmış Kavgam da, Hitlerin izni ile “Ma Doctrine” adıyla piyasaya sürülüyor.

Nazi Almanya’sı Hollanda ve Belçika’yı işgal ettikten sonra Haziran 1940’ta Fransa’ya yöneliyor. Bu savaşta Fransa’nın 250 bin askerini kaybetmesi sonucu Almanya’ya Paris yolu açılıyor. Kısa bir süre sonra 22 Haziran 1940’ta Almanya ve Fransa arasında ateşkes ilan ediliyor. Fransa’nın güneydoğusu Henri Philippe Pétain başkanlığında kurulan yeni kukla Fransız hükümetine bırakılıyor. Kuzeydoğusu ise Paris dahil tamamen Almanların yönetimine geçiyor.

O dönemler Hitler’in propagandasına (samimiyetine) inananlar Hitler tarafında kandırıldıklarının farkına varıyorlar. Ama atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş…

Şimdi benzer şeyleri yaşamak insanı şaşırtmıyor. Yönetenler durmadan, yorulmadan “komplo teorileri” söylemlerini dile getiriyor ve bu söylemin altında sakladıkları geç de olsa tarih sayfalarında yerini buluyor. O gün kandırılanlar ile bugünküler arasında pek fark yok. Enformasyon savaşının ileride daha sert geçeceğinin sinyallerini Korona bahanesi ile silinen alternatif medyanın twitter ve facebook hesaplarında görüyoruz.

Kesin olan şey ise sisteme uyumlu medyanın söyledikleri değil söylemediklerinin hayati önem taşıdığı… Cesaret bulaşıcıdır, doğru ama Almanya’da korona sürecinde korkunun da bulaşıcı olduğuna şahit olduk. Şimdi cesareti öne çıkarmak ise sosyalistlerin işi.

Kaynaklar:

https://kultur-vor-1933.de/hitlers-mein-kampf/

https://www.spiegel.de/spiegel/print/d-46408293.html

https://www.heise.de/tp/features/Mein-Kampf-in-Frankreich-3379027.html?seite=all

https://www.deutschlandfunk.de/debatte-um-mein-kampf-in-frankreich.795.de.html?dram:article_id=119654

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur