İdlip kazanı kaynıyor: TSK sevkıyatları, cihatçılar arası gerilim, suikastlar…

Suların yeniden ısınmaya başladığı İdlip’te, HTŞ ve müttefiklerinin Türk-Rus ortak devriyelerini engelleme girişimlerinin yanı sıra son günlerde TSK bölgeye yeniden yığınak yaparken, cihatçı gruplar arasında da gerilim tırmanıyor. Ayrıca geçtiğimiz hafta cihatçıları hedef alan suikastlar yaşandı ve Suriye ordusu cihatçı grupların mevzilerine yönelik top atışları gerçekleştirdi

İdlip kazanı kaynıyor: TSK sevkıyatları, cihatçılar arası gerilim, suikastlar…

Türkiye ve Rusya arasında 5 Mart’ta Moskova’da varılan anlaşma ile koronavirüs (COVID-19) salgınının etkisiyle gerilimin azaldığı İdlip’te sular yeniden ısınıyor.

Heyet-i Tahrir’uş Şam (HTŞ) ve müttefiklerinin, Lazkiye ile Halep’i birbirine bağlayan M4 otoyolu üzerindeki ortak devriyeleri engelleme girişimlerinin yanı sıra, son günlerde TSK bölgeye yeniden yığınak yaparken, cihatçı gruplar arasında da gerilim tırmanıyor. Ayrıca geçtiğimiz hafta cihatçıları hedef alan suikastlar yaşandı ve Suriye ordusu cihatçı grupların mevzilerine yönelik top atışları gerçekleştirdi.

13 Nisan’da M4 otoyolunu kesen HTŞ yanlıları ile Türk kolluk kuvvetleri arasındaki çatışmanın ardından, HTŞ ile AKP destekli “Suriye Milli Ordusu” arasında karşılıklı tutuklamalarla başlayan bir dizi gerginlik yaşandı.

HTŞ: TSK, Suriye devriminin ortağıdır

Aynı günlerde bazı militanlarının Türk askerlerini tehdit ettiğini gösteren videoların sosyal medyada yayımlanması üzerine HTŞ, yazılı açıklama yaparak bu kişilerin örgütü temsil etmediğini ve “hesaba çekileceklerini” kaydetti.

Militanların yaptıklarını “dinen ve ahlaken reddedilen bir davranış” olarak değerlendiren HTŞ, “Türkiye ordusu, mücrim rejim ve müttefiklerine karşı savaşında Suriye devriminin ortağı olmuştur. Onlarla bir hendekte bir araya gelmiş ve özgür toprakların savunulmasında kan akıtmıştır” dedi.

Bu açıklama, HTŞ liderliğinin, Moskova mutabakatı nedeniyle TSK’yle yaşanan gerilime rağmen köprüleri tamamen atmaktan çekindiğini gösteriyor.

Cihatçılara yönelik suikastlar

14 Nisan’da İdlip’in kuzeybatı kırsalındaki Kefer Teharim’de el yapımı patlayıcıyla hedef alınan bir araçta HTŞ hakimi dahil iki kişi öldü.

16 Nisan’da Gab Ovası bölgesindeki El-Enkavi kasabası yakınlarında militanları taşıyan bir araç, Suriye ordusuna ait silahlı İHA ile hedef alındı. Saldırı sonucu üç militanın öldüğü, ayrıca yaralıların olduğu kaydedildi.

Londra merkezli, muhalif Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), vurulan aracın “Zafer Ordusu” (Ceyş el-Nasır) mensuplarını taşıdığını, aynı silahlı İHA’nın bölgedeki Hurras ed-Din militanlarını taşıyan bir aracı daha hedef aldığını bildirdi.

17 Nisan’da Halep’in batı kırsalından sorumlu olan bir HTŞ komutanının Etarib-Sahara yolunda suikast sonucu öldürülürken, 19 Nisan’da da İdlip kentinde yabancı uyruklu bir cihatçı komutanın aracına el yapımı patlayıcıyla saldırı düzenlendi.

Öte yandan Suriye ordusu ve müttefiklerinin bölgedeki yığınağını artırdığı; Lazkiye’nin kuzey kırsalı, İdlip’in güneyi, Gab Ovası bölgesi ve Halep’in batı kırsalını hedef alan düşük yoğunluklu roket ve top atışları gerçekleştirdiğine ilişkin de raporlar var.

TSK yığınağını artırıyor

19 Nisan’da da TSK, Cebel ez-Zaviye’deki Besamis kasabası yakınlarında yeni bir askeri nokta kurdu. Böylece İdlip ve çevresindeki TSK noktalarının sayısı 62’ye yükselmiş oldu.

TSK, Rusya ve İran’la yapılan anlaşma uyarınca İdlip’te 12 gözlem noktası, Besamis’teki dahil 40 da geçici mevzilenme bölgesi bulunuyor.

TSK’nin İdlip ve çevresindeki gözlem noktaları ve geçici mevzilenme bölgelerini gösteren 20 Nisan tarihli harita. [Kaynak: Suriye Gündemi]

Ne olmuştu?

Her ne kadar HTŞ, İdlip’teki destekleri nedeniyle AKP’ye teşekkür etse de Moskova mutabakatında “uygulanması mümkün olmayan maddeler” bulunduğunu belirterek “mücadeleye devam” çağrısı yapmıştı.

HTŞ’DEN AKP’YE İDLİP İÇİN TEŞEKKÜR VE “MÜCADELEYE DEVAM” ÇAĞRISI

HTŞ ve Hurras ed-Din (Dinin Muhafızları) gibi cihatçı gruplar da M4 otoyolu üzerindeki ortak devriyeyi engellemek amacıyla otoyol üzerindeki bir köprüyü havaya uçurmuştu.

Buna rağmen 15 Mart’ta Milli Savunma Bakanlığı, İdlip’teki M4 otoyolunda kara ve hava unsurlarının katılımıyla birinci Türk-Rus ortak kara devriyesinin icra edildiğini duyurmuştu.

RUS-TÜRK ORTAK DEVRİYESİ FİYASKOYLA BAŞLADI: TSK, RUSYA VE CİHATÇILAR ARASINDA SIKIŞIYOR

19 Mart’ta ise El-Kaide bağlantılı Hurras ed-Din’in, TSK konvoyuna yönelik saldırısı sonucunda iki asker yaşamını yitirmiş, bir asker de yaralanmıştı.

SAVAŞ BOYUT DEĞİŞTİRİYOR: İDLİP’TE CİHATÇILARIN SALDIRISI SONUCU İKİ ASKER YAŞAMINI YİTİRDİ

Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi de 23 Mart’ta yaptığı açıklamada, Türkiye’nin İdlip’te M4 otoyolunda ortak Rus-Türk devriyeleri yapılmasını engelleyen “radikal grupları” etkisiz hale getirmeyi taahhüt ettiğini ve bunun için Ankara’ya süre verildiğini açıklamıştı.

RUSYA SÜRE VERDİ: “TÜRKİYE, ORTAK DEVRİYELERİ ENGELLEYEN RADİKAL GRUPLARI ETKİSİZ HALE GETİRMEYİ TAAHHÜT ETTİ”

24 Mart’ta TSK konvoyunun İdlip’in güneyindeki Sfuhun köyünden geçişi sırasında militanların yola döşediği mayının patladığı ve iki Türk askerinin yaralandığı bildirildi. Olayı, Rusya Savunma Bakanlığı duyururken, konuya ilişkin Milli Savunma Bakanlı tarafından herhangi bir açıklama yapılmadı.

RUSYA AÇIKLADI: İDLİP’TE TSK KONVOYU HEDEF ALINDI, İKİ ASKER YARALANDI

13 Nisan’da ise Rus askeri polisi ve TSK’nin M4 otoyolu üzerindeki ortak devriyesi öncesi HTŞ yanlıları yolu kesmiş, bunun üzerine Türk kolluk kuvvetleri kitleyi dağıtmaya çalışmıştı. HTŞ yanlıları da taş atarak karşılık vermişti.

İDLİP’TE TANSİYON YÜKSELİYOR: HTŞ YANLILARI M4 OTOYOLUNU KESTİ, TÜRK KOLLUK KUVVETLERİ MÜDAHALE ETTİ

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur