Berkin Elvan davasının 8. duruşması görüldü: “İçişleri Bakanlığı delil karartıyor”

Okmeydanı’nda polis tarafından başından gaz fişeği ile vurularak öldürülen Berkin Elvan’ın davasının 8. celsesi görüldü. Davada tanıkların büyük çoğunluğu Berkin’i vuran polis Fatih Dalgalı’yı tanımadığını, o gün olanları hatırlamadıklarını söyledi. Elvan ailesi ve avukatlar ise Fatih Dalgalı’nın salona getirilmeyerek SEGBİS ile bağlanmasına tepki gösterdi. Avukat Can Atalay sanık polisin SEGBİS ile bağlanmasının sorunlarını anlatarak tepki gösterdi ve İçişleri Bakanlığı’nın açık şekilde delil kararttığını söyledi

Haziran İsyanı’nda İstanbul Okmeydanı’nda polis tarafından gaz bombası fişeğiyle vurulan ve 269 gün komada kalmasının ardından yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin davanın 8. celsesi İstanbul Adliyesi 17 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Davayı HDP’li milletvekilleri Oya Ersoy, Dilşat Canbaz Kaya, Ahmet Şık ve CHP İl İstanbul İl Başkan Yardımcısı Saniye Yurdakul takip etti.

Bu duruşmada da tanık polislerin dinlenmesi ile devam etti.

Tanık polisler Berkin’i vuran Fatih Dalgalı’ya ve olay gününe dair hiçbir şey hatırlamadıklarını söyleyince Gülsüm Elvan “Bu kadar da vicdansız olunmaz hiçbir şeyi hatırlamıyorlar” diye tepki göstererek salonu terk etti.

Tanık polis Saltuk Seki “Fatih dalgalı ile aynı grupta çalışmışız ama hiç hatırlamıyorum, Gezi olaylarında nerede çalıştım hatırlamıyorum” dedi. Mahkeme başkanı, SEGBİS’le bağlanan Fatih Dalgalı’yı gösterdi ama tanık polis Seki tanımadığını söyledi.

“Sizlerin görevi adalet dağıtmak, ben adalete açım”

Sami Elvan söz aldı:

86’da bir firmada çalıştım en az 10 kişinin isimlerini sayabilirim. Bu kardeşimiz bakın kardeşim diyorum kendisine. Şerefi namusu üzerine yemin ederek yalan söylüyor. Sayın yargıç siz nasıl inanıyorsunuz? Yalan söylüyor. Bizi defalarca mezara sokmayın sayın yargıç. Sizlerin görevi adalet dağıtmak. Ben adalete açım.

Tanık polis Sertaç Hardal “Grup şefiydim. Fatih Dalgalı’yı sima olarak tanıyorum. Olaylar sırasında ZET tüfeği kullanıp kullanmadığını hatırlamıyorum” dedi.

Davanın avukatlarından Can Atalay bunun üzerine “Anlamakta güçlük çekiyoruz. Ekrana yakınlaşma ihtiyacı da hissetmeden çıkaramadığınızı söylüyorsunuz. Fatih Dalgalı’nın fiziksel özelliklerini tarif edin” dedi. Tanık polis Hardal, Dalgalı’yı tarif edemedi.

Fatih Dalgalı’ya “abimiz” hitabı dikkat çekti

SEGBİS’le bağlanan Tanık polis Taner Gedik “Fatih abimiz vardı ZET’çiydi. Ben normal polis memuruydum. Olay esnasında gözaltıları biz yapardık. Fatih abi bizim yanımızdaydı hep. Hiç ayrılmadı bizden” dedi.

Gülsüm Elvan salona geri döndü. Tanık polis Murat Yavuz “Olaylar sırasında kalkancıydım. Sima olarak Fatih Dalgalıyı tanıyabilirim belki” dedi.

Fatih Dalgalı Van’dan bağlanıyordu, SEGBİS’te bulunduğu oda karanlıktı, daha sonradan ışık açıldı. Can Atalay “SEGBİS ile bağlanmasının sıkıntısı bu, az önceki tanık dinlenirken görüntü böyle değildi” dedi.

Bartın İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan, o gün ZET tüfeği kullanan polis Ferdi Baykal SEGBİS ile bağlanarak “Fatih Dalgalı’yı tanımıyorum. O dönemde ZET’çi olarak görev yapıyordum. Okmeydanı iç kısımlarına girmedik o gün. E-5 güzergâhı üzerindeydim. ZET tüfeğini o gün kullanmadım” dedi. Sami Elvan salonu terk etti.

Baykal, Fatih Dalgalıyı kastederek “Çevik kuvvette çalışmışlığı vardır ama yakından tanımıyorum” dedi. Fatih Dalgalı SEGBİS üzerinden tanık polis Ferdi Baykal’a gösterildi. Avukat Ömer Kavili “SEGBİS sistemi sıkıntısı bu, yüzyüze getirilmesi lazım” dedi.

“Görüntülerin mahkemeden önce izletilmesi usûl hatası”

Av. Ömer Kavili Baykal’a “Videoyu ne zaman izledin” diye sordu. Mahkemeden önce izlediği yönünde verilen cevaba tepki gösterdi. Bu durumun usûl hatası olduğunu söyledi. Olay günü grup şefi olan tanık polis Yusuf Uyanık Gaziantep’ten bağlandı. Uyanık Fatih Dalgalı’yı tanıdığını söyledi: “Grup komiserinden emir alıyorduk. Üstünden 5-6 yıl geçtiği için hatırlamıyorum bazı şeyleri. Okmeydanı bölgesinde görev yapmış olabiliriz.”

Tanık polis Yusuf Uyanık’ın “Daha önce spor salonunda görüntü izlemedim” demesi üzerine Av. Can Atalay: “Daha önce spor salonunda görüntü izletilmediğini söylüyor. Yalan tanıklık bu” diyerek tepki gösterdi.

Mehmet Akif Yıldız Karaman’dan SEGBİS ile bağlanarak “Çevik kuvvete grup şefi olarak görev yapıyordum o dönemde. Fatih Dalgalı isminde kimse grubumda yoktu. Gece Okmeydanı’nda bekledik benim grubum herhangi bir olaya müdahale etmedi” dedi.

“İçişleri Bakanlığı delil karartıyor”

Can Atalay sanık polisin SEGBİS ile bağlanmasının sorunlarını anlatarak tepki gösterdi ve İçişleri Bakanlığı’nın açık şekilde delil kararttığını söyledi:

Bir prosedürü yerine getirdiğimize inanmıyorum. Duruşma salonunun ışıkları kapalıyken teşhis yaptırılan 5 tanığa, karanlık salonda oturtulan sanığın teşhis edilmesi bekleniyor. İnsan hakları ihlalidir bu. Murat Yavuz önce izledim dedi sonra görüntünün büyük olmadığını söyledi. Sanık daha yakın bir mesafeye getirildi. SEGBİS meselesi önemlidir. Bu yargılamada teşhisin çok önemli olduğu yargılamanın kurucu unsuru olduğu için, talepte bulunuyoruz.

Her polis cinayetinde, sanık olacağı anlaşılan polis en uzak ile tayin ediliyor. Bu sanık burada hazır olurdu ama bu siyasi iktidarın seçimi. SEGBİS meselesine çözüm bulunması gerekir. Bugüne kadar Emniyet Genel Müdürlüğü dedik, ondan da öte İçişleri Bakanlığı delil karartıyor bugün. Yusuf Uyanık’ın bu dosyada sanık olması gerekir. Açık şekilde İçişleri Bakanlığı delil karartıyor.

“Sistematik şekilde delil karartılıyor, bu tek başına tutuklama gerekçesidir”

Atalay, tanık polis Taner Gedik’in Fatih Dalgalı’dan “abimiz” diye söz etmesine tepki gösterdi. Ayrıca kapalı spor salonunda görüntülerin izletildiğini ancak Taner Gedik’e izletilmediyse bunun delil karartma olduğuna dikkat çeken Atalay “Bu sanık bu delil karartma şebekesinin en alttaki parçası” dedi:

Taner “abimiz” diye ifade verdi. Savcılık makamının yaptığı gibi duymazlıktan gelelim! Taner abimiz diyor. Defalarca söylüyor. Hiçbir şekilde olayları hatırlamadığına inanmamızı bekliyor çünkü İçişleri Bakanlığı delil karartıyor.

Bugün siz ilk defa şunu söylediniz sayın yargıç: Kapalı spor salonlarında görüntü izletildiğini biliyoruz. Bunların içinden bazılarının ifade verdiğini biliyoruz. Bu dosyaların size gönderilmesi gerekmez mi İçişleri Bakanlığı tarafından? İçişleri Bakanlığı ifadeleri size göndermiyor sayın yargıç.

Yusuf şuna inanmamızı bekliyor. Yusuf amir, binlerce çevik kuvvete izletilen görüntülerin kendisine izletilmediğini söylüyor. Gerçekten izletilmedi, o polisin ilk derece amirine izletmedi. Bu bir delil karartmadır. Ne olursa olsun bilmiyorum demesini istedi İçişleri Bakanlığı. Bu sanık bu delil karartma şebekesinin en alttaki parçası. Sistematik şekilde delil karartılıyor, bu tek başına tutuklama gerekçesidir. Bir katil 5 senedir elini kolunu sallayarak geziyor. Taş olsa böyle bir adaletsizliğe çatlar.

Avukat Çiğdem Akbulut: 5 yıl geçti aradan bizim ne yapmamızı istiyorsunuz?

Avukat Çiğdem Akbulut söz alarak Fatih Dalgalı’nın ve ayrıca kanunsuz emri ilettiği için Yusuf Uyanık’ın da sanık olması gerektiğini söyledi:

Bugün Tahir Elçi’nin ölüm yıldönümü. İşte tam da Elçi’nin mücadele ettiği gibi 5 yıl geçti. Adli Tıp Kurumu bir raporu hazırlayıp mahkemeye sunmadı. Devlet halen katilleri koruyor, dinlenen tanıklarla da koruyor. “Fatih abimiz” diye ifade veren bir tanık var. Aynı tanık Okmeydanı’na girmediğini söyledi. Oysaki Fatih Dalgalı’nın telefonunun sinyali de vardı bölgeye girdiğine dair. Daha önceki celselerde grubun dağıldığı söyleniyor ama bugün dağılmadıkları söyleniyor. Fişeklerin yerden sektiğini söyleyen de var havaya attıklarını söyleyen de… Hangisine inanalım?

5 yıl geçti aradan bizim ne yapmamızı istiyorsunuz? Fatih Dalgalı ile yetinemeyiz, kanunsuz emri ilettiği için Yusuf Uyanık’ın da sanık olması gerekir. Fatih Dalgalı’nın tutuklamasını, Adli Tıp Kurumu’ndan olumsuz rapor verileceği de göz önünde bulundurularak Ulusal Kriminal Büro’ya gönderilmesini istiyoruz.

Ara karar açıklandı: Dalgalı’ya tutuklama yok

Ara karar açıklandı. Mahkeme, görüntülerin yalnızca Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine karar vererek avukatların görüntülerin Ulusal Kriminal Büro’ya gönderilmesi talebini reddetti.

Kararda sanık polis Fatih Dalgalı’nın tutuklanması talebi de reddedildi. 9. duruşma 23 Ocak 2019 saat 10.00’da görülecek.

“Sabredeceğim, sonuna kadar mücadele edeceğim”

Kararın ardından adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Burada konuşan Sami Elvan sabredeceğini ve sonuna kadar mücadele edeceğini söyledi:

Bugün 8. duruşmaya girdik. Hepimiz gördük, tanık olduk yalan beyanlara. Yanında çalıştığı arkadaşını tanımayan polisler ve birlikte çalıştığı, belki birlikte devamlı yemek yediği arkadaşını tanımadıklarını beyan ettiklerine hepimiz şahit olduk. Açık açık Türkiye kamuoyunu kandırmaya çalışıyorlar. Hakim ne soru sorarsa “Bilmiyorum, görmedim, duymadım” bu cevapları veriyorlar. Ama bir gün bunların kendilerine döneceğini çok iyi biliyorum. Bugün olmasa bile yarın… Ben sabredeceğim, sonuna kadar mücadele edeceğim. Mahkeme salonunda da söylemiştim: Ben adalete açım, hakikate açım. Benim gibi milyonlarca insan var adalete aç olan. Benim verdiğim hukuk mücadelesiyle umarım bir gün adaletin terazisi döner.

Siyasi iktidar İçişleri Bakanlığı eliyle delil karartıyor

Avukat Can Atalay ise sanık polis Fatih Dalgalı’nın olay anının görüntülerini izlemediğini söylemesinin delil karartma olduğunu söyledi:

Sami abimiz söyledi: Biz adalete açız, milyonlarca insan adalete aç. Bugün duruşma salonunda bir kere daha İçişleri Bakanlığı eliyle siyasi iktidarın delil karartmak için her türlü yola başvurduğunu gördük. Şöyle bir hali tasavvur edin: İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Amirliği’ne bağlı binlerce polis memuru bir spor salonunda toplanmış, bir görüntü izletilmiş ve bu görüntüdeki polisi tanıyıp tanımadıkları sorulmuş.Bir istisna dışında! Buna inanmamız bekleniyor. Bir tek sanık Fatih Dalgalı’nın birinci derecede amiri o spor salonunda bulunmamış, o görüntüleri izlememiş. İki ihtimal var: ya görüntüleri izledi ve daha sonra tutanak düzenlenmedi bu suretle delil karartıldı ya da şu anki sanığın amiri hiç o salona hiç alınmayarak bu yapıldı. Bir başka tanık Fatih Dalgalı’nın yanından hiç ayrılmadığını söyledi. Daha sonra avukat Çiğdem arkadaşımızın sorusu üzerine 300 metre mesafede HTS kaydı tespit edilemeyeceğini söyledi. Yani Fatih Dalgalı’nın 300 metre kadar içeriye, çocuğumuzun vurulduğu yere kadar gittiğini söylemiş oldu.

“Bu ülkenin belki de en önemli umudu Gezi’dir, Berkin de Gezi’nin çocuğudur”

Durum şu: Biz adalete açız ve adalet aramaya devam edeceğiz. Gezi adalet isteyen adalete aç olan milyonların kitlesel itirazıdır. Bunu aradan beş buçuk yıl geçtikten sonra kimse suçla ilişkilendiremez. Kimsenin gücü buna yetmez. Burada bir katil, o katilin amirleri tek bir gün tutuklu kalmadılar. İstanbul’un dört bir yanından insanlar aradan beş buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen bir kişinin burnunu kanatmamış insanlar sadece sözleri nedeniyle ifadeye çağrılıyorlar. Gezi bu ülkenin umududur. Bu ülkenin belki de en önemli umudu Gezi’dir, Berkin Gezi’nin çocuğudur. Biz adalete aç insanlar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz, duruşma salonunun içinde de dışında da…

Berkin Elvan davasının 8. duruşması görüldü. Avukatlar duruşmayı değerlendiriyor

Gepostet von SENDİKA – www.sendika.org am Mittwoch, 28. November 2018

VURULALI 1990 GÜN OLDU, HÂLÂ ADALET YOK: BERKİN ELVAN DAVASINDA BUGÜNE KADAR NELER YAŞANDI?

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur