Aydın ve sanatçılar Adalet Nöbeti’nin 59. haftasında: Güzel günler göreceğiz

Cumhuriyet gazetesinin tutuklu İcra Kurulu Başkanı Avukat Akın Atalay nezdinde, haksız tutuklamalara karşı başlatılan ve Atalay’ın serbest bırakılmasının ardından da devam edilen Adalet Nöbeti’nin  59. haftasında, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nin C kapısı girişindeki Themis heykellerinin bulunduğu alanda tutuldu

 

Cumhuriyet gazetesinin tutuklu İcra Kurulu Başkanı Avukat Akın Atalay nezdinde, haksız tutuklamalara karşı başlatılan ve Atalay’ın serbest bırakılmasının ardından da devam edilen Adalet Nöbeti’nin  59. haftasında, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nin C kapısı girişindeki Themis heykellerinin bulunduğu alanda tutuldu.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, 59. hafta Adalet Nöbeti’ne Dışarıdaki Gazeteciler ile birlikte çok sayıda hukukçu katıldı. Bu haftaki nöbete katılan aydın ve sanatçılar hep birlikte “Güzel günler göreceğiz” şarkısını söyledi. Nöbette konuşan Sanatçı Suavi, “Adaletin inşa edilmediği yerlerde nefes almak sıfırlanır” dedi.

Avukatların tutuklu meslektaşları için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde gerçekleştirdiği Adalet Nöbeti 59’uncu haftasında devam etti. “Herkes için adalet” ve “Filistin halkının yanındayız” pankartının açıldığı eyleme sanatçılar Suavi, Edip Akbayram, Hüseyin Turan, Yazar Eşber Yağmurdereli, Oyuncu Menderes Samancılar ve çok sayıda gazeteci ile avukat katıldı. Adliye önünde  yapılan açıklamada İsrail’in Filistinlilere yönelik gerçekleştirdiği saldırılar da kınandı.

“Demokrasi güçleri olarak mücadeleye devam edeceğiz”

İlk olarak konuşan Yazar Eşber Yağmurdereli ülkenin bir kargaşada, düzensizlikte seçim ortamına girdiğini söyleyerek, şunları belirtti:

Türkiye’nin önde gelen aydınları, politikacıları, basın emekçileri ve her türden fikrini açıkça ortaya koyan binlerce kişi hapishanelerde bulunuyor. Bu ciddi bir biçimde ülkede bir demokrasi, adalet ihtiyacını ortaya koyuyor. Tarih bugün ülkemizde ve bölgemizde demokrasi karşıtlarıyla, demokrasi güçleri arasındaki bir çatışma ekseninde sürüp gidiyor. Bizler bu çatışma ekseninin demokrasi güçleri olarak, geçmişte olduğu gibi bugün de mücadelemize devam ediyoruz, edeceğiz.

“Adalet ihtiyacımız var”

Ülkede ve bölgede artık endişe duydukları karanlık günler yaşamak istemediklerinin altını çizen Oyuncu Menderes Samancılar ise şunları ifade etti:

Sözde’ sanatçılar olarak bugün bunun için buradayız. Her zaman haksızlığın karşısında, sonuna kadar olacağımızın altını çizmek için buradayız. Ülkemizde çocuklar tecavüze uğruyorsa, kadınlar sokaklarda öldürülüyorsa, politikacılar gereksiz yere cezaevlerinde tutuluyorsa, demek ki adalet ihtiyacımız var. Bizim adalet nöbetimiz sonsuza kadar sürecektir. Haksızlıklar sona erinceye adalet nöbetimiz devam edecektir. Filistin halkının yanındayız, kendi çocuklarımızın yanındayız.

“Yasımız var büyümeden ölüyorsa çocuklar”

Samancılar, kendi yazdığı “Uçmuyor artık rengarenk uçurtmalar. Vurdular birer birer eli kanlı delikanlı amcalar. Yasımız var artık sevgili ülkem, büyümeden ölüyorsa çocuklar, yasımız var yürümeden ölüyorsa çocuklar” dizelerini okudu.

“Hayatımızı yaşanmaz hale getirdiler”

Sanatçı Suavi ise, hak ve özgürlükler konusunda ülkede yaşananlara ilişkin şu sözlerle tepki gösterdi:

Seçemediklerimizle dünyaya geldik. Bunun üzerinden yine seçemeyenler, sadece seçilmişliklerine dayanarak bizleri kategorize edip, hayatlarını inşa ediyorlar. Kadın olmayı, erkek olmayı, bu gezegenin hangi coğrafyasında yaşayacağımızı, annemizi, babamızı, anadilimizi seçmeden dünyaya geldik. Ama kadın olmak, siyah olmak, beyaz olmak, şuralı ya da buralı olmak, şu ya da bu anadili konuşuyor olmak üzerinden bizi kategorize edenler; hayatımızı adeta cendereleri içerisinde yaşanmaz hale getirdiler. Su, hava ve doyunma hakkımız, en çok gerek duyduğumuz şeydir. Ancak bugün, bir açlığı daha buna ilave ediyoruz: Adalet, ekmek gibi, su gibi, aş gibi, oksijen gibi gereksinimizdir. Çünkü adaletin gerçekten tarafsız, ön koşulsuz, en ufak bir tereddüdümüz olmaksızın inşa edilemediği yerlerde bizim nefes alma ihtimalimiz sıfırlanır. O nedenle bugün bir çok insanın cinsiyetine, pozisyonuna, yaşına, karnındaki bebeğe dahi bakmaksızın adaletsizliğe, haksızlığa doğru itelendiği, ötelendiği bir yerde suskunluk, suçun en büyüklerinden bir tanesidir. Bu yanıyla yazdığımız şarkılar, söyleyeceğimiz sözler hep bu tür birikimler üzerinden yol almaktadır.

“Güzel günler göreceğiz” şarkısı söylendi

Konuşmaların ardından sanatçılar, aydınlar, avukatlar ve gazeteciler, hep birlikte Edip Akbayram’ın “Güzel günler göreceğiz” şarkısını söyleyerek nöbeti sonlandırdı.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur