İşi ve ekmeği için direnen Mersin Şişecam işçilerinin mücadelesini selamlıyoruz – Can Şafak & Zafer Aydın & Aziz Çelik

Adına bazen daralma diyorlar, bazen kriz. Bazen istihdam fazlalığı diyorlar, bazen fırın kapanması.  Ama her durumda faturayı işçiye kesiyorlar. Bedelini işçiye ödetmek istiyorlar.

İşçiyi işinden ederek, ekmeğini elinden alarak sözüm ona yaşanan sorunları aşıyorlar. Sözüm ona çözüm buluyorlar krizlerine; işçinin ve çocuklarının geleceğini karartma pahasına.

Cama can katan, Şişecam’ı Şişecam yapan emekçileri sokağa atanlar, bunu yaparken yüzlerinde en küçük bir kızarma olmadan, ne kadar çok kar ettiklerinden, şirketleri ne kadar çok büyüttüklerinden dem vuruyorlar. İşçinin alın teri ile büyüyen şirketlerde işçiyi sokağa atarak daha da büyüme hesabı yapıyorlar.

Hak, hukuk tanımayan, hiçbir sosyal kaygı taşımayan Şişecam yöneticileri, ya cam işçisini tanımıyorlar, ya da paranın gücü ile kurdukları saltanatlarına çok güveniyorlar. Cam işçisini kolayca teslim alacaklarını zannediyorlar.

Ama fena halde yanılıyorlar. Yanıldıklarını cam işçisi dün olduğu gibi, bugün de gösterecektir.

Tarihe mal olmuş, iz bırakmış mücadelelere imza atan bir geleneğin, bugünkü sürdürücüleri olarak Mersin cam işçilerinin, bu mücadeleden başarıyla çıkacağına yürekten inanıyoruz.

Mersin’deki cam fabrikalarında işi ve geleceği için direnen cam işçisi kardeşlerimizin mücadelesini selamlıyoruz.

Dostluk ve başarı dileklerimizle.

4 Kasım 2015, İstanbul


Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur