İğrenç AKP’liler, iğrenç AKP medyası – Ural Köroğlu

Barış provoke edildi, barış isteyenler katledildi. Ülke tarihinin en büyük katliamlarından birini yaşadık yaşıyoruz. Bize bunları yaşatanların amaçını biliyoruz; yozlaşmış, katliamcı, gerici iktidarlarını korumak. Bunun için her şeyi yapacaklarını yüzlerce kez kanıtladılar.

Sadece katliam yapmıyorlar bir de yaptıkları katliamları meşrulaştırmak, hedef saptırmak, suçu mağdurların üzerine yıkmak için her türlü yolu deniyor, açıkça yalan söylemekten çekinmiyorlar.

İşte katliamın hemen ardından AKP cenahından seçkiler, üstelik bunların çok daha “ince işçiliği” hiç süphesiz artarak devam edecek;

Ankara’daki patlamayla ilgili açıklama yapan AKP Çanakkale Milletvekili Bülent Turan,”Ölümlerin faturasını başka yerlere kesmeye çalışanlar hiç bu hesaplara girmesin, terör örgütleriyle iş birliği yapanlar, bu saldırıların en büyük sorumlularıdır” dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Bakan Veysel Eroğlu: “HDP ’sırf barajı aşsın’, diye böyle bir provokatör eylem yapıldı.”

Yeni Şafak yazarı Cemile Bayraktar: “Neden seçim çalışması yapasın ki bugün Ankara’daki çocuklara kıyarak yapıldı seçim çalışman Demirtaş.”

Yeni Akit: “Ankara Tren Garı önünde meydana gelen patlamada 2 polisin şehit olduğu bildirildi.” Haberin ne kaynağını ne ayrıntılı bilgisini veren yeniakit böylece polisi de mağdurlardan biri haline getiriverdi!

Yeni Şafak daha da ince çalıştı; “Dün gece PKK yanlısı bir twitter hesabından, Ankara’daki yürüyüşte bombalı eylem olacağı yazıldı” diye manşet yaptı. Pir Ozan Apdal adlı, 1 kişinin takp ettiği twitter hesabından atılan tweetleri kanıt göstererek katliamı yapanların kimler olduğunun adresini gösterdi. Bu twitter adresini nasıl bulduğundan hiç söz etmedi ama.

Yeni Şafak ile Yeni Akit aynı sansasyon dille birlikte hareket etmeye da devam ediyor. Biri (YeniAkit) “Demirtaş’tan skandal açıklama” diyor, diğeri (YeniŞafak) “DİSK’ten skandal açıklama” diyor. Hedefleri ortaklaşa paylaşmışlar; biri Selehattin Demirtaş’ı hedef listesine almış diğeri DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu’nu.

Bunlar bile bizlere gerçek suçlunun kim olduğunu göstermeye yeter de artar bile.


Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur