Korku ve utanç duvarları – İsmail Kılınç

Duvar’ın sözlük tanımı “Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan ya da iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan ya da örülen dikey düzlem”dir. Ayrıca engel olarak da tanımlanıyor. Canlıları kimi tehlikelere karşı koruyabilen de bir engel. Dilimizde duvarla ilgili çok güzel sözler, deyimler de var: Duvar yüzlü, duvar yazısı, düz duvara tırmanmak, etten duvar örmek, gümrük duvarı, dört duvar arasında kalmak, “aşık alemi kör, dört yanını duvar sanır”, alkol duvarını aşmak, “o duvar senin, bu duvar benim” gibi. Daha da yazabiliriz. Sözcük ve deyimlerden de görüldüğü gibi duvar engel, sınır olduğu gibi olumsuz, hoş olmayan bir anlamada girebiliyor. Kökeninde anlaşmazlık olduğunda iki insan arasına, kalpler arasına örülen duvar ile insanları birbirinden ayıran, görüşmelerini, birlikteliklerini zorlaştıran fiziki duvar arasında fark var mıdır? Olabilir. Duvarı yıkabilir, sınırı, engeli kaldırabilir, insanların birlikte yaşamasını kolaylaştırabilirsiniz. Gönüllerdeki duvarı yıkmak daha zor olabilir, ömür boyu sürebilir. Kuşaklar arası bile sürebilir.

Bizim bu yazıda sözünü edeceğimiz bu fiziki duvarlar. Duvar sınırdır, yasağı gösterir. Buradan geçilmez, buraya girilmez der insana. Bahçe duvarı koruma amaçlıdır. Bahçenizi, yeşilliğini ve evinizi korur. Tarla duvarı koruma amaçlıdır. El emeğinizi, ekininizi korur. Tel örgü de sınırdır. Dere de sınır olabilir. Mayınlı topraklarda. Sınır ve dolayısıyla duvar siyasi, coğrafik, iktisadi, ideolojik bağlama göre gelişme sağlar. Sınır bakışları, vücutları engeller. Denetim ve egemenlik aracıdır. Güç ilişkilerine göre toplumsal, tarihsel bir üretimdir. Temas, sürtüşme mekânıdır. İdeolojik söylemin ana kavramıdır ve sınır açılır, kapanır, yani duvar inşa edilir ve yıkılır. Mekâna politikayı yansıtır (geographie sociale et politique,geographie-sociale.org/frontière –recherche.htm). Ama ne tür olursa olsun, bu insanlar için aşılması, yıkılması gereken bir sınır, bir duvardır. Tarih boyunca hep duvarlar olmuştur. Birilerine karşı, düşmana karşı, ötekine karşı… Kilometrelerce uzunlukta. Ama duvarların ortak noktaları ‘korku’dur. Ama, duvarların bir umudu da vardır: İnsanoğlu karşısındaki duvardan hep daha yüksek bir merdiven bulmayı başarmıştır (Blaise Hofmann,blogspot.com/typologie des murs).Yazımızın başlığı da korku ve utanç duvarları. Korku temeline dayalı olarak yapılan bu duvarlar insanları ayırdığından, ötekileştirdiğinden dolayı da utanç duvarları. 1999’da yıkılan ve Berlin’i ikiye ayıran duvara medya ve Batı bloğu siyaset adamlarının verdiği ad da budur (fr.wikipedia.org/mur –de-la-honte).

Duvar türleri
İnsanlar korunmak için hep duvar inşa etmiştir. Evi için, bahçesi için. Düşmanlardan korunmak için. Korku nedeniyle. Tarih boyunca hep olmuştur duvar inşaatı, duvar örme. Geçmişteki duvarları ele alarak duvarları turistik duvarlar olarak görebiliriz. Dünyaca ünlü, herkesin bildiği Çin Seddi böyle bir duvardır. İsa’dan sonra 122 yılında Romalılar tarafından inşa edilen ve İngiltere ile İskoçya’yı ayıran ve adanın güneyini İskoçya’dan gelen saldırılara karşı korumak için yapılan Hadrien duvarı da böyledir. 1989’da yıkılan ve utanç duvarı olarak adlandırılan Berlin Duvarı’nın kalıntıları da artık dünyaya mal olmuştur. Berlin Duvarı’nda şöyle bir yazı vardır: “Duvara sahip olmak için dünya çok küçüktür.” Temelinde korku olsa da, duvarların farklı amaçlar için yapıldığı söylenir ya da amaç açık olarak söylenmez. Kimi kez iki amacı da olabilir. Örneğin İsrail-Filistin arasındaki duvar hem göçü önlemek hem de bir işgali meşru hale getirmek için yapılmıştır. Şimdi kimi ayrımları görelim:

Barış antlaşmaları sonucu inşa edilen duvarlar vardır. İki Kore’yi ayıran, Kıbrıs’ta ve İrlanda’da iki toplumu ayıran ve barış duvarı da denilen duvarlar böyledir.

Duvarlar zengin ve fakirleri ayıran duvarlar olabilir. ABD’nin Meksika sınırına yaptığı, Botswana’nın Zimbabwe sınırına yaptığı duvarlar böyledir (Blaise Hofmann, a.g. blogspot).

Duvarları toplulukları ayıran (İsrail-Filistin), iki dünyayı ayıran (ABD-Meksika ), barış antlaşmalarının eksik tarafının uzantısı duvarlar (Kıbrıs) olarak da ayırabiliriz (Olivier Weber,le point,no:1843,lepoint.fr/ actualités-monde/2008-01-10/ces –murs-qui-divisent).

Bir başka ayrım insanların çıkmasını ve girmesini engelleyen duvarlar olabilir. Soğuk Savaş döneminde kimi insanların çıkışını önlemek için, insanların başka ülkelere gitmesini engellemek için duvarlar yapılmıştır. Berlin Duvarı böyle bir örnektir. Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra Güney-Kuzey arasında insanların gelmesini engelleyen duvarlar inşa edilmeye başlanmıştır. ABD –Meksika sınırında yapımı devam eden duvar böyle bir duvardır (Pascal Boniface, des murs en guise de frontières, iris-france.org/interwiev2006-10-19.php3).

Duvarlar dışsal ve içsel duvarlar olabilir. Dışsal duvar devletler arası sınırı oluşturur. İçsel duvarlar ise kentler de ‘city’ ve ‘rezidans’lar etrafına yapılan, kamera ve özel güvenlik denetimi altında olan, ayrımcılık temeline dayanan duvarlardır. ABD’de 10 milyon kişi duvarlar arkasında yaşar. Florida’da,Weston’da özel kent oluşturan kapalı alanda 50.000 kişi oturur (Hervé Kempf,comment les riches détruisent notre planète ,seuil yay.,2007). Brezilya’nın en büyük kenti Rio’da uçsuz-bucaksız gecekondu mahallesi Dona Marta’da yaşayanların çevresi üç metrelik duvarlarla çevrilmiştir. Yapılma amacı ormanları korumak olarak sunulsa da, esas amaç fakirlerin zengin denilen bölgelere geçişini engellemektir (Erdal Şafak, duvarlar,sınırlar ve insanlar,sabah.com.tr/duvarlar-sınırlar.). 1999 yılında Çek Cumhuriyeti’nin Ustinad Laben kentinin aşırı sağcı Belediye Başkanı romanları tecrit etmek için duvar inşa etmiştir (lejdd.fr/international/images/ces-murs-qui-divisent-le-monde).

Bu dışsal ya da içsel duvarlar yerine küçük duvar ve büyük duvar nitelemesini de kullanabiliriz. Kullanılan malzemeye göre duvar, tel örgü, çit sözcüklerini kullanabiliriz.

Duvarlar güvenlik, askeri amaçlı ya da göç akımlarını önlemek için yapılsa da göreceli etkililiği yanıltıcıdır ve çoğu zaman da geçicidir. ABD İç Güvenlik’ten sorumlu bakan Janet Napolitano’nun da dediği gibi “15 metrelik duvar örün, insanlar hemen 16 metrelik merdiven yaparlar” (Yannick van der Schueren,07.11.2009/24heures.ch/print/node/125779).

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur