2004’ten 2014’e AKP’ye karşı 1 Mayıs direnişleri

1 Mayıs Taksim eylemleri, toplumun farklı katmanlarının AKP’ye karşı direnme eğilimlerini birleştirdi; direnişi büyüten, Haziran İsyanı’na uzanan bir sıçrama tahtası oldu. Taksim, İsyan’ın ardından da 1 Mayıs mücadelelerine sahne olmayı ve emek hareketi ve sosyalist hareket açısından vazgeçilmezliğini sürdürüyor. 2004’ten 2014’e Taksim 1 Mayıs direnişlerinden…

manseteolabilir1

1 Mayıs 2015’te İstanbul için randevu yeri: Taksim. Emekçilerin “Taksim 1 Mayıs Meydanı’dır” diyerek on yıllardır sürdürdüğü 1 Mayıs Taksim mücadelesi bu yıl, Haziran İsyanı’nın kazandırdıklarıyla daha coşkulu, daha inatçı ve daha direngen geçecek. AKP, Taksim’i iktidarını sarsan hak mücadelesinin bir sembolü olarak görüyor ve yıkılmaktan korkuyor.

Taksim AKP iktidarı ile ilerici toplumsal muhalefet güçleri arasındaki çatışmanın en simgesel meydanı. Taksim 1 Mayıs’ı için tüm Türkiye’den getirilen polise, polis şiddetine ve kara propagandaya rağmen direnişin meşruluğu yıllar içinde kırılmak bir yana daha da pekişti. Devrimcilerin 1 Mayıs mücadelesiyle 2009’da Taksim Meydanı’nın kazanılması, iktidarın tüm baskı-saldırı aygıtlarının yenilebileceğini gösterdi. Haziran İsyanı’nın temelini atan da direniş birikimini yaratan da 1 Mayıs Taksim mücadelesiydi. Taksim emekçiler ve sosyalistler açısından vazgeçilmezliğini sürdürüyor.

AKP iktidarına karşı direniş 

1 Mayıs 2007

1 Mayıs 2007

İktidarı boyunca kentleri yağmalayan, hırsızlık ve yolsuzlukla servetine servet katan, sermayenin gereksinim duyduğu tüm neoliberal politikaları hayata geçirmeye çalışan, bu konuda da diğer iktidarlara nazaran oldukça başarılı olan, baskıcı-yasakçı tutumuyla toplumsal muhalefeti kontrol altında tutmaya çabalayan AKP döneminde, 1 Mayıs’ların temel içeriği ‘AKP iktidarına karşı direniş’ idi. AKP’nin çiçeği burnunda bir iktidar olduğu 2003 yılında 1 Mayıs, Çağlayan Meydanı’nda kutlandı.

Esas çatışmalı yıllar ise 2004 yılında DİSK ve Türk-İş’in kutlamaları Taksim’de yapmak üzere valiliğe başvurmasıyla başladı. Valiliğin Taksim’e izin vermemesi üzerine, meydana en yakın güzergah olan Saraçhane’de toplanma kararı alındı. Yıllar sonra ilk kez 1 Mayıs fiili olarak kutlanıyordu. İktidar çatışmayı göze alamazken, kitlenin Yenikapı’ya yürümesine izin vermek zorunda kaldı. Böylece toplumsal muhalefet, kent hayatından izole olan Çağlayan Meydanı’ndan kurtuldu. 2005 ve 2006 1 Mayısları 1996’dan beri yasaklanan Kadıköy Meydanı’nda yapıldı. 1996 1 Mayıs’ında, 80 sonrasının en kitlesel mitinginin gerçekleştirildiği Kadıköy’de kontrgerillanın devreye girmesi ve kitlenin üzerine ateş açmasıyla 3 kişi katledilmişti.

1 Mayıs 2007, 1977 1 Mayıs Katliamı’nın 30’uncu yılıydı. DİSK, 2007 yılında Taksim Meydanı’nı geri almak için 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama kararı aldı. DİSK’in bu kararlı adımına çeşitli kitle örgütleri ve siyasi partiler de destek verdi.

1 Mayıs 2009

1 Mayıs 2009

1 Mayıs kutlamalarının uzun yıllar yasaklanması 1970’lerde toplumsal muhalefetin yükselmesiyle birlikte değişmişti. 1975’te İstanbul Tepebaşı Gazinosu’nda yapılan kutlamanın ardından 1976’da Taksim Meydanı’na çıkıldı. 1977 yılında ise yüz binler Taksim’e akmıştı. Devrimci mücadelenin yükseldiği dönemde 1 Mayıs’ı provokasyonla kutlanamaz hale getirmek isteyen kontrgerilla halkın üzerine ateş açtı. Olayda 36 kişi yaşamını yitirdi, 200’den fazla kişi yaralandı. 1977 1 Mayıs’ı tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti. Ertesi yıl 1978’de, yaratılan korku ortamına ve önceki yıla rağmen yüz binler yine Taksim’deydi. Tüm provokasyonlara rağmen Taksim’den vazgeçilmezken, sıkıyönetimle birlikte 1979’da Taksim 1 Mayıs’ı yasaklandı. Katliamın 30’uncu yılında DİSK, 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi ve 77 Katliamı’nın aydınlatılması için gerekli girişimlerin yapılması talebiyle 1 Mayıs’ta Taksim’e çağırdı.

Bu çağrı ile birlikte on binler Taksim’i kazanmak için 3 yıl boyunca polis saldırısına direndi.

2007’de tüm Türkiye’den toplumsal muhalefet bileşenleri 1 Mayıs’ta Taksim’e geldi. Polis terörüne rağmen 3 bin kişi alana girmeyi başardı ve dönemin DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, “Alan tartışması bitmiştir. Taksim 1 Mayıs alanıdır” diyerek son noktayı koydu. 2009’a kadar geçen iki yılda eylemcilerin direnişi, AKP’yi zor duruma düşürdü. AKP, 2009’da meydana “makul sayıdaki kitlenin” girebileceğini duyurdu. Bu geri adım Taksim Meydanı’na açılan ‘yasal’ yolların kapısı araladı. TBMM’de 1 Mayıs’ın resmi tatil olması ile ilgili yasanın görüşmelerinde bile 6 saat tartışılan tek şey Taksim talebi oldu. Ve 2009 1 Mayıs’ında işçiler, kamu çalışanları, gençler, kadınlar ve yoksullardan oluşan 10 bine yakın kişilik bir kitle, tüm engellemelere rağmen, Taksim Meydanı’na girmeyi başardı. Taksim yeniden kazanılmıştı.

Meydan ayak takımının 

1mayis2010

1 Mayıs 2010

32 yıl aradan sonra 2010 1 Mayıs’ı ‘yasal’ olarak 1 Mayıs alanı olarak tanınan Taksim Meydanı’nda yapıldı. O gün meydan hınca hınç doldu, alana giremeyenler ya da çok sonraları girenler oldu. En az iki kez doldu boşaldı… Meydandaki herkes ‘çatışa, çatışa’, iktidarın elinden koparıp aldığı Taksim Meydanı’nın coşkusunu yaşadı.

AKP iktidarı için, emekçilerin direnişiyle atılan geri adımlar yeni direnişlerin habercisiydi. Tayyip Erdoğan, “1 Mayıs’ı, 1 Mayıs havasında kutladık. Dün Taksim 100 bin kişiyi ağırladı. Tarihi gün yaşandı. 33 yıl aradan sonra böyle bir zemini hazırlamanın mutluluğu içindeyiz. Kimsenin bu iktidardan kopara kopara aldığı bir şey yok. Kopara kopara alma güçleri varsa 1977’den beri neredeydiler?” diyordu. 2008 1 Mayıs’ında aynı Başbakan Erdoğan, “Ayaklar baş olunca kıyamet kopar!” sözleri sarf etmişti. AKP’lilere göre, 1 Mayıs bir ‘bayram’dı ve onlar da hoşgörü gösterip kutlamalara izin veriyordu. AKP’nin kendince ‘hoşgörüsü’ çok sürmedi. 2011 ve 2012’de de Taksim Meydanı’nda kutlanan 1 Mayıs’ın ardından meydan yeniden yasaklandı. Bu kez başka bahaneleri vardı.

AKP için 1 Mayıs krize dönüştü. Dünyada Küba ile birlikte en kitlesel 1 Mayıs, Türkiye’de, üstelik sol-sosyalist değerlerle kutlanıyordu. Toplumun farklı emekçi katmanları ve kesimlerini 1 Mayıs’ta birleştiren ise AKP karşıtlığıydı. 1 Mayıs’ın hedefi AKP’ydi.

Direniş meydanda AKP çukurda 

1 mayıs 2014 (4)

1 Mayıs 2013

1 Mayıs’ın simge meydanı Taksim’de 2013 1 Mayıs’ı öncesinde hummalı bir çalışma vardı. Ancak bu 1 Mayıs hazırlığı için değil, simge meydanı yok etmek, Taksim’i işçi sınıfına ve yoksul halka kapatmak için yapılan bir dönüşüm projesiydi: Taksim Yayalaştırma Projesi. Projenin kapsamında, Gezi Parkı’na ne yapılacağına karar verilememiş bir inşaat (AVM, opera binası, Barok da olabilir) meydanın altından akacak trafik ve battı-çıktı tüneller bulunuyordu. Meydanda var olan ise, trafik akışı için kazılan derin çukurlardı. AKP’nin yeni bahanesi buydu. Ne de olsa proje bittiğinde hiçbiri Taksim’e girmek bile istemeyecek, isteseler bile ‘izin’ vermeyecekti.

Taksim’i 1 Mayıs kutlamalarına yasaklayan Tayyip Erdoğan, konfederasyon başkanlarıyla yaptığı görüşmede, “Ben istersem izin veririm, istemezsem vermem” dedi. Gerekçesini ise teknik nedenler, inşaat çalışması, insanların başına çukur yüzünden bir şey gelmesini istememesi olarak açıkladı.

1 Mayıs’tan Haziran İsyanı’na 

Toplumsal muhalefet ise bu yasağın gerekçesinin ‘inşaat’ olmadığını söyleyerek ‘karar siyasidir’ dedi ve Taksim ‘ısrarından’ vazgeçmedi. Meydana çıkan tüm yolları kesen, İstanbul trafiğini felç eden, otobüs-vapur-metrobüs seferlerini durduran iktidar, İstanbul’un tamamında kent yaşamını felç etmişti bile. Sabahın erken saatlerinde başlayan polis saldırısı Şişli’de DİSK binası çevresinde ve Halaskargazi Caddesi’nde, Beşiktaş’ta Barbaros Bulvarı’nda ve Çarşı çevresinde, Okmeydanı’nda, Mecidiyeköy’de, Gayrettepe’de, Bomonti’de, Kurtuluş’ta, Tarlabaşı’nda, Dolapdere’de sürdü. Emekçiler, sosyalistler omuz omuza direndi. Yaklaşık 8 saat süren direnişe rağmen yorulmak bilmeyen direnişçiler, “Bir 6 saat daha çatışırım” diyordu.

İşte bu ısrar ve inat, Tayyip’e şu sözleri söyletmişti: “İlla Taksim demeniz; bana, AKP iktidarına karşı yapıyoruz dedirtir, bundan bunu anlıyorum.”

Evet, Tayyip Erdoğan bu konuda haklı çıktı. 1 Mayıs Taksim eylemleri, toplumun farklı katmanlarının AKP’ye karşı direnme eğilimlerini birleştirdi. AKP iktidarına karşı siyasal muhalefetin direnişini daha da büyüten Haziran İsyanı’na uzanan bir sıçrama tahtası oldu.

Seneye de mutlaka Taksim’de olacağız!

AKP iktidarını sarsan Haziran İsyanı’ndan sonraki ilk 1 Mayıs, elbette iktidarın korkulu günü oldu. 2013 1 Mayıs’ında alandaki inşaatı gerekçe göstererek Taksim’i 1 Mayıs’a kapatan AKP, 2014’te de hukuk dışı biçimde Taksim’i emekçilere yasaklamaya çalıştı. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’nin 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama kararını açıklamasının ardından Çalışma Bakanı Faruk Çelik, 1 Mayıs’ta hayatını kaybedenler için anıta çelenk bırakıp anma yapılabileceğini, ancak mitingin belirlenen alanda yapılması gerektiğini savundu.

İstanbul Valiliği’nin Taksim’i 1 Mayıs gösterilerine bir kez daha yasaklama kararının ardından, DİSK yöneticileri 1 Mayıs’ın nerede kutlanacağına işçilerin karar vereceğini ve 1 Mayıs alanının tartışmasız Taksim Meydanı olduğunu açıkladılar. İçişleri Bakanı Efkan Ala, 1 Mayıs ve Taksim yasağını gerekçelendiremedi, meçhul bir “güvenlik” sorunundan bahsetti, ancak kendi belirledikleri alanlarda kutlama olabileceğini söyledi. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, “Şu anda Yenikapı dışında herhangi bir alternatif söz konusu değildir” dedi. Gökçek’in halk korkusu üçüncü kez hortlarken ‘1 Mayıs, üçüncü Gezi olacak’ dedi.

Tayyip Erdoğan Gezi eylemlerinin “ekonomiyi ve huzuru” hedef aldığını iddia ederken, emekçilerin 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak istemesini de “şımarıklık” olarak niteledi. 1 Mayıs’a hak ettiği değeri solun değil kendilerinin verdiğini iddia eden Erdoğan “Taksim’den ümidinizi kesin” dedi. Erdoğan, Taksim 1 Mayıs’ına karşı eylem kırıcı geleneğini sürdüren Türk İş’in AKP lehine başvuru yaptığı Kadıköy’ün de son kez açık olduğunu söyledi.

AKP kadrolarının yasakları, tehditleri halkın Taksim hedefini etkilemedi. Başta İstanbul Taksim ve Ankara Kızılay olmak üzere 2014 1 Mayıs’ına ülkenin hemen her noktasında AKP iktidarının emek düşmanlığına, baskı ve zor siyasetine karşı isyan damgasını vurdu.

1mayıs2014besiktas

Taksim 1 Mayıs’ının direniş merkezlerinden Beşiktaş’ta sabah saatlerinde başlayan polis saldırısına karşı eylemciler saatlerce direndi. Polisin Barbaros’ta eylem yaptırmama hedefi tutmazken direnişçiler iki kez Barbaros’u işgal etti. Eylemciler, çarşı girişinde, Barbaros’un ara sokaklarında ve Yıldız’da polis saldırısına karşı direndi.

DİSK Genel Merkezi’nin bulunduğu Şişli polisin en yoğun yığınak yaptığı alan oldu. Taksim’e yürümek isteyen emekçiler şiddetli polis saldırısıyla karşılaştı, direniş Şişli etrafında saatlerce sürdü.

1mayıs2014sisli

Haziran İsyanı’ndan hayatını kaybeden direnişçilerin fotoğrafları kalkanlarda yer alırken, sloganlarda direnişçiler tek tek anıldı. Polis saldırılarına karşı direnişçiler, Haziran İsyanı’nda kazandıkları deneyimlerden faydalandı.

2015’te 1 Mayıs günü Taksim’e doğru yola çıkalım!

1 Mayıs 2014’te Taksim’e yapılan çağrı ile ilgili emek örgütleri yöneticilerine açılan dava beraat ile sonuçlanırken 1 Mayıs Komitesi, 2015 Taksim direnişine şöyle çağırdı: “Nice mücadeleler sonucu resmi tatil ilan edilen bir günü, silahlı adamların gölgesinde ev hapsinde geçirmeyi kabul etmeyelim. Evlerimizden sokağa çıkalım, mutlaka ama mutlaka Taksim’e doğru yola çıkalım.”

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur