4 Temmuz Çorum’u unutma!

Kontrgerillanın sivil faşist çeteler eliyle 27 Mayıs – 5 Temmuz 1980 tarihleri arasında Çorum’da düzenlediği katliamda 57 kişi hayatını kaybetti, 200’ün üstünde insan yaralandı ve 300’e yakın ev ve işyeri tahrip edildi

27 Mayıs-5 Temmuz 1980 tarihleri arasında Çorum’da düzenlenen faşist saldırılarda 57 kişi hayatını kaybetti, 200′ün üstünde insan yaralandı ve 300′e yakın ev ve işyeri tahrip edildi. Daha sonra binlerce aile Çorum’dan göç etmek zorunda kaldı.

3-4 Temmuz 1980’de Çorum’da yaşanan katliam girişimi, 34. yıldönümünde Çorum’da düzenlenen yürüyüşle lanetlendi, faşist saldırılarda yaşamını yitirenler kişi anıldı.

Çorum halkının direnişi sonucunda Maraş Katliamı benzeri bir tablonun yaşanmasının önüne geçildiği katliam girişiminin 34. yıldönümünde Alevi örgütlerinin çağrısıyla düzenlenen anmaya binlerce kişi katıldı. Anmada gerçek sorumlularının yargılanması ve adalet istendi.

Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı önünde toplanan yüzlerce kişi, “Unutmadık, unutturmayacağız” yazılı bir pankart açtı. Anmaya Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Derneği, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, KESK, HDP, ÖDP, TKP ve köy dernekleri üye ve yöneticileri katıldı. Bir süre yürüyüş yapan kitle “Çorum’u unutma unutturma”, “Katiller halka hesap verecek” sloganlarını attı.

Daha sonra katliamın tanıkları ve kurum temsilcileri konuşmalar yaparak, katliamların hesabının sorulmadığını, sorumluların devletin üst kademelerinde görev aldığını, mezhepçi katliamların Ortadoğu’da sürdüğünü vurguladı ve Çorum’un hesabının sorulacağını söyledi.

Çorum’da neler yaşanmıştı?

1980 Mayıs’ından itibaren faşist provokasyonların tırmanışa geçtiği Çorum’d 4 Temmuz günü ülkücü faşistler, Cuma namazı çıkışlarına gidip solcuların Milönü’ndeki bir camiye bomba attıklarını söylentisi çıkardı. Camiden çıkanların provoke edilmesiyle faşistlerin galeyanına gelen güruh, kolluk kuvvetlerinin denetiminde, Alevilerin yaşadığı Milönü mahallesine doğru yönelmişti. Milönü halkının daha önce yaşanan Maraş Katliamı’ndan sonra tedbirli olması ve solun bu mahallede örgütlü olması, faşistlerin halkın barikatlarla kapattığı mahalleye girişini engelledi. Bu yüzden faşistlerin saldırıları Milönü dışında hazırlıksız olan mahallelerde daha çok can kaybına yol açtı.

Uzman katiller özel olarak tayin edildi

Çorum Katliamı’ndan önce Emniyet Müdürü Hasan Uyar görevinden alınarak, yerine Dersim’de birçok katliamda adı geçen Nail Bozkurt, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de MHP’nin militanı olarak tanınan Fethi Katar getirilmişti. Yine ırkçı-faşist olarak tanınan Rafet Üçelli’de Çorum valiliğine atanmış, demokrat olarak bilinen devlet görevlileri sürgün edilmiş, MHP’lilere yaygın biçimde silah ruhsatı verilmeye başlanmıştı.

MHP’li eski bakan Gün Sazak’ın öldürülmesini bahane eden ırkçı-faşistler tarafından 28 Mayıs günü Çorum’un en işlek caddelerinde terör estirildi, cadde ve sokaklar “Kana kan, intikam” sloganlarıyla işgal edildi.

Kuruköprü, Sigortaevleri, Terlemezevler, Milönü, Kale, Esnafevler, Şenyurt, Bahçelievler, Karşıyaka, Nadık Mahallelerinde ve semtlerinde saldırılar yoğunlaşırken; Ahmetdoğan, Çobandoğan, Savak Yoğunşehit ve Kozluca köylerinde yaşayan Aleviler dışarı çıkamıyordu.

Bu arada olayların önlenmesi için girişimlerde bulunan AP İl Saymanı Celal Taşçı’nın evi MHP’lilerce önce bombalandı ve sonra yakıldı. 1 Temmuz 1980 günü, ” Ya tam susturacağız, ya kan kusturacağız ” sloganıyla ikinci katliam başlatıldı. Pek çok semtin tüm telefon şebekeleri kesilmiş, haber alınamamaktaydı. Bu gelişmeler üzerine valinin sokağa çıkma yasağı ilan etmesine rağmen MHP’li faşistler ev ve işyerlerini yakmaya devam etti.

4 Temmuz sabahı, vali bir gün önce koyduğu sokağa çıkma yasağını kaldırdı. Faşistler ise halkı tahrik etmek için kendi adamlarını değişik camilere dağıttılar. Cuma namazının bitiminde camilere girerek “Ey Müslümanlar, solcular-Aleviler Milönü’ndeki Alaaddin Cami’ye bomba attılar. Cami yanıyor, namaz kılan Müslümanlara katlediyorlar” şeklinde halkı galeyana getirdiler. Tahrik sonucu Cuma namazından çıkanlar ellerine ne geçirmişlerse topluca Milönü’ne koşarlar. Çorum’un değişik camilerinden binlerce tahrik edilmiş öfkeli insan Milönü’ne yığılmıştır.

Panzerin, mahalleden geçerken hedef gözetmeden ateş açması sonucu Hatun Dursun isimli hamile bir kadın kafasına gelen iki kurşunla yaşamını yitirdi. TRT de “Çorum’da Alaaddin Cami’sine patlayıcı madde atılması ve dışarıdan ateş açılması ile olaylar başladı” haberini sık sık yayınlayarak katliamda rol oynadı. TRT’nin yalan haber yaparak ‘Çorum’da cami bombalandı’ yayınıyla saldırılar daha da yoğunlaştı.

27 Mayıs – 5 Temmuz 1980 tarihleri arasında Çorum’da yapılan katliamda 57 kişi hayatını kaybetti, 200′ün üstünde insan yaralandı ve 300′e yakın ev ve işyeri tahrip edildi. Katliam sonrası binlerce aile Çorum’dan göç etmek zorunda kaldı.

Sendika.Org

 

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur