Ciner’in şirketi 
11 işçiyi ölüme yolladı

Çöllolar’da 11 madencinin göçük altında kalarak ölmesinin ardından hazırlanan Sayıştay raporu, Turgay Ciner’e ait Park Teknik’in kâr hırsı nedeniyle işçilerin nasıl ölüme gönderildiğini açığa çıkardı. Madenciler, sismik aletlerin uyarısına rağmen çalışmaya devam ettirildi

Maraş Afşin’deki Çöllolar Madeni’nde 6 ve 10 Şubat 2011’de heyelan sonucu meydana gelen iki ayrı göçükte 11 maden işçisinin hayatını kaybetmesine, Turgay Ciner’e ait şirketin kâr hırsının neden olduğu ortaya çıktı. Sismik aletler uyarı vermesine rağmen madenciler çalışmaya devam ettirildiler, heyelanı önleyecek susuzlaştırma çalışması yeteri kadar yapılmadı, kazma açısı daha yatay olması gerekirken dikleştirildi.

Habertürk’ün sahibi Turgay Ciner’in üzerine gözüken ancak MİT’çi Korkut Eken’in yeğeni ile Mehmet Ağar’ın kardeşinin de hissedarları arasında bulunduğu iddia edilen Park Holding bünyesindeki Park Teknik tarafından, 2007 yılında satın alınan Çöllolar kömür sahasında, 2011 yılında iki ayrı göçük meydana geldi. Göçükten 2 işçinin cenazesi çıkarılabilirken, jeoloji mühendisi Halil Tatlı, maden mühendisi Nail Yılmaz, işçiler Hacı Mehmet İpek, Muhsin Koşan, Kemal Elmas, Cuma Yıldırım, Adnan Demir, Tuğran Gökhan ve Aydogan Polat’ın cenazeleri toprak altında kaldı. Göçüğün ardından uzun bir süre kapalı kalan maden sahasında, bu yıl yeniden başlayan çalışmalar, Eylül başında durduruldu.

Göçüğün ardından ortaya çıkan çok sayıda rapor, adeta cinayet işlendiğine işaret ederken, Sayıştay’ın konuyla ilgi raporu da şirketin sorumluluğunu ortaya koydu. TKİ, MTA, MİGEM ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerinden kurulan yeni bir heyetin yaptığı incelemelerin ardından hazırlanan Sayıştay raporuna göre, Çöllolar’da işlenen cinayetlerin nedenleri arasında şunlar bulunuyor:

  • Kütlenin hareketini durdurmaya yönelik inceltme işi, yeterli ölçüde yapılmadı.
  • Bölgede çatlaklar oluşmasını göz ardı eden Park Teknik, ilk heyelandan hemen önce ölçüm istasyonları tarafından kütle hareketi tespit edildiğinde çalışmalara ara vermesi gerekirken, madencileri yeraltından çıkarmadı ve çalıştırmaya devam etti.
  • Kazma işlemi, olması gerekenden daha dik açıyla yapıldı.
  • Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü yetkilileri, sözleşmenin takibi için, asli işi kontrol olan deneyimli bir teşkilat oluşturup etkili bir kontrol yapmadı.

Yüzde 50 zamlı satabilmek için
6 Şubat’ta meydana gelen heyelanda 1 işçinin cinayete kurban gitmesine rağmen çalışmalara devam edilen göçük alanında, 2010 Ocak’ında tespit edilen çatlaklar da Ciner’in üretim yapmasına engel olmadı. Çatlaklar göçükten 5 gün önce, 12 ila 21 santimetreye kadar çıktı.

11 işçinin ölümünün ardından Afşin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırlık soruşturması kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bir heyetin hazırladığı bilirkişi raporu da Ciner’in kâr hırsını gözler önüne sermişti. Sayıştay, ilgili raporunda bu heyetin tespitlerine de yer verdi. Bilirkişi raporunda, yeraltı suyunun güvenli seviyeye indirilip indirilmediğinin yeterince kontrol edilmediği, susuzlaştırmanın yeterince başarılmadan ve öngörülen susuzlaştırma süresinden önce ocakta deneme üretimi dışına çıkan miktar ve hızda, B termik santralini beslemek üzere kömür üretimine başlandığı belirtilmekteydi.

Sözleşmede erken kömüre yüzde 50 zamlı fiyat uygulanması nedeniyle Ciner, daha fazla para kazanabilmek için, gerekli çalışmaları yapmadan ve ocakta güvenliği sağlamadan üretime başladı.

Bilirkişi raporunda “Park Teknik A.Ş., üretim baskısı ve heyecanı içinde, onaylı projede öngörülen sınır değerleri risk oluşturacak düzeyde kullandı” tespiti de yer alıyordu.

soL

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur