Cumartesi Anneleri, adalet arayışlarının 433’üncü haftasında Galatasaray Meydanı’nda ellerinde karanfiller ve yakınlarının fotoğraflarıyla kaybedilen yakınları için adalet istedi.

Cumartesi Anneleri, adalet arayışlarının 433’üncü haftasında da Galatasaray Meydanı’nda ellerinde karanfiller ve yakınlarının fotoğraflarıyla kaybedilen yakınları için adalet istedi
Cumartesi Anneleri, İstanbul Galatasaray Meydanı’nda 433’üncü defa buluştu. Adalet talebini yineleyen Cumartesi Anneleri bir oturma eylemi gerçekleştirdi.
Oturma eyleminde, 1996’da Mardin’in Tepebağ Karakolu’nda gözaltındayken kaybedilen İsmail Efe’nin akıbeti sorulurken, Lice’de ve Gezi Parkı eylemlerinde öldürülenlerin katillerinin yargılanmasını istedi.
Eylemde söz alan Kenan Bilgin’in abisi İrfan Bilgin, Başbakanın Bingöl mitingindeki “artık gençlerimiz ölmüyor” şeklindeki konuşmasına değindi ve şunları söyledi:
Bir ay içinde demokratik taleplerini dile getirdikleri için 5 insan senin polislerin, askerlerin tarafından öldürüldü. Bunların anneleri, babaları ağlamıyor mu?
Bilgin AKP’ye oy verenlere de seslendi:
Siz oylarınızı polis insanları öldürsün diye mi verdiniz? Verdiğiniz vergilerin insanları öldüren polislere ikramiye olarak dağıtılması için mi verdiniz? Elinizi vicdanınıza koyun artık yeter.
Müzakere sürecine de değinen Bilgin gelinen noktanın Kürt hareketinin mücadelesinin sonucu olduğunu söyledi.
Başbakan sözünü tutmadı
Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır, Başbakanın Berfo Ana’ya verdiği sözü hatırlattı ve Cemil Kırbayır’ın kemiklerinin halen bulunmadığını söyledi.
Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız ise Gezi protestolarında hayatını kaybedenleri andı. -Başbakan’a seslenen Yıldız şunları söyledi:
Bu Başbakan değil, istenmeyen adam. Diyor ki, 2-3 ağaç için geldiler, geldikleri gibi de gittiler, siz bunlar için üzüldünüz mü? Üzülmeyin. Yani yaşamını yitirenler için, gözü çıkanlar için 'Üzülmeyin' diyor. Kendi yaptıklarına bakmadan da Suriye, Mısır, diyor. Senin yaptığın da darbe değil midir? Azınlığın çoğunluk üzerindeki baskısıdır bu yaptığın. İstenmediğin için insanların hayatına kastediyorsun.
‘İsa Efe’yi kaybedenler bulunsun!’
Cumartesi Anneleri adına konuşan Sıla Gemicioğlu, İsa Efe kaybedilişini anlattı:
İsa Efe, 9 Temmuz 1996 tarihinde Mardin Tepebağ Jandarma Karakolu tarafından arandığını öğrenince karakola gitti. Birkaç saat gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakılan Efe, aynı gün saat 20.00 civarında köye gelen Üçyol jandarmasına bağlı askerler tarafından evinden alındı ve Tepebağ Jandarma Karakolu'na götürüldü. Efe’nin ailesi karakola gitti ancak aileye Efe’nin serbest bırakıldığı söylendi. Efe’den haber alamayan eşi Şevdet 22 Temmuz’da Derik Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.
Oysa 9 Temmuz günü karakoldaki nöbetçi subayın aktardıklarına göre jandarma komutanı Yüzbaşı Cemal Vural, saat 21.45’te iki tanıdığı ile birlikte İsa Efe’yi almaya geldi. Daha sonra İsa Efe’nin, Cemal Vural tarafından kan davalısı ANAP’lı Derik Belediye Başkanı Hasip Necmioğlu ve yeğeni Faruk Necipoğlu’na para karşılığında verildiği iddiaları basında yer aldı.
Ailenin Derik Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı şikayet için 1,5 yıl sonra delil yetersizliği nedeniyle takipsizlik kararı verildi. 2004 yılında binbaşı rütbesiyle emekli olan Cemal Vural’ın varlıklı kişileri kaçırıp işkence ile senet imzalatan bir çetenin elebaşı olduğu gazetelerde yer aldı. İstanbul’da bir çete tarafından kaçırılan bir işadamı Vural’ı teşhis etti.
Konuşmaların tamamında olduğu gibi oturma eylemi de şu sözlerle sonlandırıldı:
İnsanlık için,özgürlük için insanlarımızı saygıyla anıyoruz
Sendika.Org