“Tasma sizde, kelepçe bizde”

Dışarıdaki Gazeteciler, hapisteki gazeteciler için yürüdü. KCK adı altında yürütülen operasyonlarda tutuklanan meslektaşları için yürüyen gazeteciler, Erdoğan’ın ve takipçilerinin gazetecilere yönelik “tasmalılar” hakaretine de sloganlarla yanıt verdi: “Tasma sizde, kelepçe bizde!”

İstiklal Caddesi en eylemli günlerinden birini yaşadı. Liseliler, Enerji Sen, Ayışığı Sanat Merkezi, Halkevleri ve TAYAD… Saat 19.00’da ise Dışarıdaki Gazeteciler’in eylemi vardı. Dışarıdaki Gazeteciler ve “özgür basın susturulamaz” diyerek gazetecilerin eylemine desteğe gelenler Taksim tramvay durağında buluştu.

Dışarıdaki Gazeteciler’in eyleminde KCK adı altında yürütülen operasyonlarda tutuklanan Özgür Gündem, Azadiya Welat, DİHA ve Fırat Dağıtım emekçilerinin fotoğraflarının yer aldığı bir pankart açıldı.

“Tasma sizde, kelepçe bizde” sloganlarıyla AKP’ye biat etmeyen herkesin hapisle tehdit edildiğine dikkat çeken gazeteciler hala tutuklu ve hükümlü olarak hapishanelerde bulunan 104 gazetecinin resimlerini taşıdı.

Yürüyüş sırasında “AKP elini medyadan çek!”, “Tasma sizde, kelepçe bizde”, “Dokunan yansa da dokunacağız”, “İçerde dışarda susmayacağız!” sloganları atıldı.

BDP, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Gazetecilere Özgürlük Platformu, ÇHD İstanbul, Halkevleri, ÖDP, Gençlik Muhalefeti ve Milyonlar Adalet İstiyor inisiyatifinin destek verdiği eylemde BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol, TKP, ÖDP ve SDP yöneticileri de kortejdeydi.

Dışarıdaki Gazeteciler adına basın açıklamasını, Oda TV davasından tutuklanarak yaklaşık 1 yıl hapishanede kaldıktan sonra tahliye olan gazeteci Ahmet Şık okudu. Şık şöyle konuştu: “24 Aralık 2011’de çoğu Kürt basınında çalışan 36 gazeteci tutuklandı. Ekleriyle 2000 sayfayı bulan iddianame yazıldı.”

Bu oyunu daha önce görmüştük
“Haklarındaki suçlamalar hiçbirimizi şaşırtmadı. Çünkü biz bu oyunu Odatv davasında da görmüştük. Evet, suçlanan mahkum edilmek istenen yine gazetecilik faaliyeti, yine gazetecilik!”

“Haber yapmak, haber kaynağıyla temas etmek, haber merkezindeki yöneticiyle haber hakkında konuşmak, gazeteci meslektaşla haber alışverişinde bulunmak, telefonda haber konuşmak, internette haber okumak, e-maille soru sormak, bir arkadaşla fikir teatisinde bulunmak bunların hepsi Türkiye Cumhuriyeti Savcısına göre suç.”

Şık, KCK davasından tutuklanan gazetecilerin Uludere (Roboski) Katliamını, Van depremini, Pozantı Cezaevi’nde yaşananları, insan hakları ihlallerini halka duyurdukları ama AKP’nin “gözünün içine bakarak” hareket edip “tasmalı” lakabının hakkını vermedikleri için şu anda içerde olduğunu söyledi.

Hakikati doğru zamanda dile getirmeye devam etmek için
“Susmayacağız! Ragıp Zarakolu’nu, Büşra Ersanlı’yı Zeynep Kuray’ı ve tutuklu 104 gazeteciyi savunduk, savunacağız” diyen Şık gazetecilere özgürlük mücadelesinin sürdüğünü söyledi:

“Odatv Davası’nı nasıl kararlılıkla takip ettik ve ediyorsak KCK Davası’nda da cüret edeceğiz. Hukuksuzluğu teşhir edeceğiz, gazeteciliği yükselteceğiz. 18 Haziran’da Odatv Davası’nda 10 Eylül’de KCK Davası’nda olacağız.”

“Ayrıca, hafta içi her gün 12.00’de “Gazeteci olduklarına tanığız” demek için Çağlayan Adliyesi’ndeyiz. Hakikati doğru zamanda dile getirmeye devam etmek için her zamanki gibi tasmalı gazetecilikten değil kelepçeli gazetecilikten taraf olacağız.”

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur