“AKP’nin karakutusu” üniversitelerde

Ordu Üniversitesi’nde öğrenciler bir süredir zorla bir bankanın müşterisi olmaya zorlanıyor.. Okulun tek öğrenci kartı olan Vakıfbank kredi kartına sahip olmayanların okula giremeyeceği ifade edildi. Kredi kartınızı iptal ettirmek istediğinizde banka size üniversiteyle yaptığı anlaşmayı gösteriyor. Konuya itiraz eden öğretim üyeleri de soruşturma ile tehdit ediliyor.

Öğrencilerin müşterileşmesinin ne düzeye gelebileceğini gösteren bu haberler Sendika.Org’un kimi eski haberlerinin de akıllara getiriyor. AKP’nin ‘vukuatlı işler’inin bir çoğunda bir Vakıfbank operasyonu olduğuna dikkat çeken bir çeşitli haberler Sendika.Org’da yayınlanmıştı ve Şubat ayında şu soru sorulmuştu: “Vakıfbank AKP’nin kara kutusu mu?” Ordu’da üniversitelilerin zorla Vakıfbank müşterisi yapılmak istenmesi biraz eski defterleri karıştırmayı gerekli kılıyor.

Hatırlayalım…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve belediyeye bağlı İSKİ, Kiptaş, İETT, Hamidiye Kaynak Suları, BİMTAŞ, Hazır Beton başta olmak üzere 30 küsur şirketin mevduat ve kredi hesapları Erdoğan’ın Başkanlığından gelen bir gelenek devam ettirilerek Vakıfbank’ta işlem görüyor

İstanbul Valiliği’nin, 9 Nisan 1999 tarihinde ‘T. C. Başbakanlık Makamına’ gönderdiği bir raporda, her ay yaklaşık 3-4 trilyona yakın paranın Fazilet Partisi’ne yakın firmalar tarafından partiye ve Recep Tayyip Erdoğan’a giderken paraların Vakıfbank’ta açılan bir hesapta toplanıp, buradan da denetimi imkânsız kılmak için birçok hesapta dolaştırıldığı iddia edilmişti.

Tayyip Erdoğan’ın dünürlerinin yönetimindeki Çalık grubu, Atv ve Sabah’ı Vakıfbank’tan sağlanan kredi ile satın almıştı.

Bilal Erdoğan’ın ortağı olduğu gemi için sağlanan tartışmalı kredide de adres Vakıfbank’tı.

Vakıfbank Başbakanlığa bağlı TOKİ’nin kredilerine aracılık eden banka.

Bir çok TOKİ ihalesini alan, Başbakan Erdoğan ile yakınlığı bilinen işadamı Ali Ağaoğlu’nun kredi almak için, bankanın yöneticilerine daire şeklinde rüşvet verdiği iddiaları bu yaz basında çokça gündem olmuştu.

Vakıfbank uzun yıllar Başbakanlığa bağlı örtülü ödeneğin adresi oldu.

Deniz Feneri olmazsa olmaz
Vakıfbank’ın içinde olduğu vukuatlı işlerin başında da Deniz Feneri davası gelmekteydi. Deniz Feneri e.V. davasında savcılıktan istenen bir belge gelmiyordu ve bu belgeleri göndermediği için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevlileri hakkında “görevi ihmal” suçundan soruşturma başlattığı banka Vakıfbank idi. Vakıfbank’ta Deniz Feneri e.V.’nin, Kanal 7 şirketinin ve Türkiye’deki Deniz Feneri’nin hesapları bulunmaktaydı. Deniz Feneri e.V. şirketinin para transferleri de Vakıfbank’ın Frankfurt şubesi üzerinden gerçekleştirilmekteydi ve şubenin müdürü soruşturma açıldıktan sonra apar topar Ankara’ya “tayin” olmuştu. Savcılığın istediği ve Vakıfbank’ça gönderilmeyen bu para akışına dair belgelerdi.

İsmailağa soruşturmasında Vakıfbank
Yine Şubat 2010’da Birgün gazetesi, Erzincan savcısı İlhan Cihaner’in görevden alınmasına neden olan İsmailağa soruşturmasına dair kimi belgeleri yayınlamıştı. Dava dosyasına giren kimi telefon görüşmelerinde, Yeni Şafak gazetesi patronunun ve ona “abi” diyen Vakıfbank Genel Müdürü’nün, İsmailağa cemaatinin kimi işleri için ayrıcalıklı ekspertiz raporu ayarladığı anlaşılıyordu.

Üniversiteler kimin yeri?
Vakıfbank son dönemde de üniversitelere yönelmiş durumda. Ordu Üniversitesi’nden önce Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde bu bankanın Kampuskart uygulamasına geçilmiş durumda. Ege Üniversitesi’ndeki girişim ise öğrencilerin açtığı mahkemeden dönmüştü. AKP’lilerin tüm vukuatlı ilişkilerinin kavşağında olan bankanın son zamanlarda üniversitelerde de boy göstermesi tesadüf müdür, yoksa üniversitelerin yönetiminin “el değiştirmesi”nin bir sonucu mudur, bunu zaman gösterecek.

Müşteri getirene otomobil hediye
Ancak Banka’nın “kamu kurumları” ile yaptığı anlaşmalarda yöneticileri “ikna” etmek için sadece iktidar ilişki ağlarından faydalanmadığı ve kimi “teşvik”lere yöneldiği de biliniyor. Denizli Özel İdaresi çalışanlarının maaşlarının Vakıfbank’tan ödenmesi karşılığında, promosyon olarak valiliğe 2005 yılında bir otomobil verildiği ortaya çıkmıştı. AKP döneminin gözde Valilerinden Denizli Valisi Yavuz Erkmen’in makam aracı olarak kullandığı 20 FN 202 plakalı “Mercedes S 350L” marka araca, kaçak olduğu gerekçesiyle İzmir 20. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla el konulmuştu. Ordu’da ve diğer üniversitelerde bu tür bir “promasyon” kullanılıp kullanılmadığı bilinmiyor.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur