Gıda fiyatları da el yakıyor… -Engin Duran

Hükümetin zam bombardımanına maruz kalan halkı bir de gıda fiyatlarının artışı zorluyor. Küresel ölçekte gıda fiyatları son dönemde tekrardan 2008 dönemindeki fiyat seviyelerine yaklaşıyor. Örnek verecek olursak buğdayın fiyatı 2010 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren yüzde 80 artmış durumda.

Türkiye’de de gıda harcamalarının bütçe içindeki payı giderek artmaktadır. Türk-İş’in yaptığı araştırmaya göre 4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması 2011 Ocak ayında 870 lira iken Eylül ayında 902 liraya yükselmiştir. Asgari ücretin 650 lira olduğu bir düzende bu miktarlar can yakıcıdır.

Peki, gıda fiyatlarında yaşanan bu artışın nedenleri nelerdir?

Gıda fiyatlarında yaşanan artışının nedenlerini anlamak için sadece Türkiye’deki durumu incelemek yetmez dünya ölçeğinde yaşananlara bakmamamız lazım. Çünkü artık gıda fiyatları üzerine endeksli fonlar alınıp satılıyor ayrıca gıda ihracatı ve ithalatı ekonomilerde önemli bir ağırlığa sahip.

Gıda fiyatlarında yaşanan artışı iki kanaldan açıklayabiliriz. Bunlardan ilki temel üretim kanalı yani arz ve talebin değişimiyle yaşananlar olurken bir diğer kanal ise spekülasyona açık gıda fonlarının etkileridir.

Küresel ölçekte gıda üretimini son dönemde en çok etkileyen bioyakıt üretiminde yaşanan artışlar oldu. Bioyakıt üretimi gıda fiyatlarını doğrudan etkiliyor çünkü mısır, soya fasulyesi ve şekerkamışı kullanılması gıda üretiminden bioyakıt üretimi için alınan payın artmasına dolayısıyla dünya tüketimi için kalan gıda miktarının azalmasına neden oluyor. Ayrıca artan petrol fiyatları nedeniyle daha da cazip hale gelen bioyakıt üretimi nedeniyle gıda üretimi için ayrılan araziler de bioyakıt üretimi için tahsis ediliyor. Bu etkiyi arz yönlü etki olarak tanımlayabiliriz yani toplam gıda üretimi yeterince artmıyor. Öte yandan artan petrol fiyatları nedeniyle gıda üretiminin maliyeti de hem enerji hem de kimyasal gübre fiyatları kanalıyla artıyor dolayısıyla gıdanın üretimi daha da pahalı hale geliyor. Bu kanal da doğrudan gıda fiyatlarını artırıyor.

Arz yönünün dışında küresel ölçekte yaşanan hızlı büyümeler özellikle Çin ve Hindistan kaynaklı büyümeler gıda talebini artırıyor. Ayrıca Çin ve Hindistan’da yaşanan büyümeler petrol fiyatlarını artırıyor dolaylı yoldan da gıda fiyatlarının artmasına yol açıyor.

Diğer bir faktör ise iklim değişiklikleri nedeniyle yaşanan kuraklıkların bazı ülkelerde ihracat kısıntılarına sebep olması dolayısıyla dünya pazarında bulunan gıdanın azalması fiyatları artırıyor. Bu gelişmeye örnek olarak 2010 yılının Ağustos ayından 2011 yılının Temmuz ayına kadar Rusya’nın uyguladığı hububat ihracat yasağını gösterebiliriz.

Üretim kanalları bu şekilde etkilerken finansal hareketlilikler de gıda fiyatlarını etkilemektedir. İlk olarak doların son dönemde diğer paralar karşısında değer kaybetmesi petrol satan ülkelerin kazançlarını düşürdüğü için petrol fiyatlarını artırıyorlar dolayısıyla gıda fiyatlarının artmasına yol açıyorlar. Diğer bir etki ise gıda fiyatlarının seyrine dayalı fonların kurulması ve büyük miktarda paraların bu fonlara yatırılması gıda fiyatlarında yaşanan gelişmelerin daha da boyutlanmasına neden oluyor. Daha açık bir ifadeyle, gıda fiyatlarının artmasını bekleyen fon yatırımcıları gıda fiyatlarının yükseleceği yönünde beklentiler ile gıda fiyatlarının yükseleceğini bekleyen fonlara para yatırıyorlar aynı şekilde düşüş beklenen dönemlerde de benzer gelişme yaşanıyor ters yönlü olarak. Bu fonların miktarlarının artması gıda fiyatlarının seyri üzerinde baskı oluşturarak üretim kanallarına dayalı nedenlerle artan ya da azalan fiyatların daha şiddetli artmasına ya da azalmasına neden oluyor. Ekonominin her alanında olduğu gibi üretimden çıkan spekülasyona dayalı beklentiler fiyatlar üzerinde sert hareketlere neden oluyor. Gıda fiyatlarında yaşanan gelişmelerde bu fonlaşmanın da etkisi yadsınamaz.

Sonuç olarak artan enerji fiyatları insan yaşamının her alanını etkiliyor. Bunda da mevcut üretim yapılarının ve yaşam tarzlarının enerjiye bu kadar bağımlı hale getirilmesinin rolü çok fazladır. Hem gıda fiyatlarında hem de doğalgaz ve elektrikte yaşanan zamları bu çerçevede değerlendirmeliyiz.

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur