İkinci Tekel direnişi

Danıştayın 4/C’ye başvuru süresini uzatma kararının ardından Ankara’daki çadırları toplayan Tekel işçileri direnişlerini gittikleri memleketlerinde de sürdürmüş ve önemli eylemlere imza atmışlardı.

Anayasa Mahkemesi’nin kararını bekleyen ve sendikaları Tek Gıda-İş’ten bir açıklama bekleyen Tekel işçileri 4 Ekim günü, İstanbul 4. Levent’teki Tek Gıda-İş’in Genel Merkezi önünde direnişe geçti. Kaldırımda başlayan direniş, ikinci gününde pakta kurulan çadırlara taşındı. Parka çakıl döktüren Beşiktaş Belediyesi, mahalle sakinlerinin talebiyle parka bir de seyyar tuvalet getirdi. Esnaf işçilere destek oluyor, mahalle sakinleri yemeklerini işçilerle paylaşıyor.

Tekel işçileri 4/C’yi nasıl imzaladı?
Direnişlerinin 15. gününde Tekel işçileri ile görüştük. İşçiler, direnişlerinin ilk olarak özlük hakları için yaptıklarını ikinci olarak da kendilerini yalnız bırakan sendikalarına karşı yaptıklarını söylüyorlar. Görüştüğümüz işçilerden Salih İncekara, kendilerinin 4/C’yi imzalamak zorunda bırakıldıklarını söylüyor. İncekara, Ankara’da çadırlar söküldükten sonra Tek Gıda-İş’in avukatlarının imzasını taşıyan bir yazının kendilerine yollandığını belirtiyor. Kağıtta, Anayasa Mahkemesi’nin yakın zamanda Tekel işçileri ile ilgili bir karar vereceği ve işçilerin mağdur olmamaları için 4/C’ye geçmesi gerektiği yazıyordu. İncekara 16 Eylül’de Anayasa Mahkemesi önünde eylem yaptıklarını ve iki arkadaşlarının içeriye girip yetkililerle görüştüğünü söylüyor. İncekara o görüşmeyi anlatıyor: “İçeri girip durumumuzu sorduk ve ilk olarak hergün 100’den fazla Tekel işçisinin kendilerini aradığını ve aramamalarını istediler. Bize verilen yanıtta, önce 4/C benzeri bir durumda Avrupa ülkelerinde alınan kararların inceleneceği ve raportör toplantısının yapılacağı ardından da son olarak karar toplantısı yapılacağı söylendi. Henüz Avrupa’daki kararların incelendiği ve Tekel işçileri ile ilgili kararın bir yıla kadar açıklanabileceği ve karar açıklanmadan 1 ay önce basına haber verileceğini söylediler.”

Geçim sıkıntısı
Geçim sıkıntısını Bafra’dan gelen Tekel işçisi Hüseyin Bozkurt anlatıyor: “Kadrolu bir işçiydim, garanti işim var diye bankaya borçlanarak ev aldım. Sonrasında işsiz kaldım. Şimdi iki çocuk okutuyorum. Çalışırken 1.200 lira maaş alıyordum. 1.040 lira işsizlik maaşı aldım. Şimdi 4/C’ye geçince 772 lira alacağım. 772 lira ile çocuğu mu okutacağım, evin borcunu mu ödeyeceğim, evi mi geçindireceğim? Domatesin kilosu 6 lira, ekmeğe zam gelecek, zaten yiyemiyoruz. Açız. Bafra’da cebime 150 lira alıp buraya geldim, çocuklar okulu bırakacak herhalde ama nerede çalışacaklar onu da bilmiyorum.” Bozkurt geçim sıkıntısını anlattıktan sonra hükümeti eleştiriyor ve protestolarının ilk olarak AKP hükümetine karşı olduğunu söylüyor. Nedeni Hüseyin Bozkurt bir cümleyle açıklıyor: Çünkü bizi hükümet işsiz bıraktı. Bozkurt, ikinci olarak da direniş sürecinde verdiği sözleri tutmayan Tek Gıda-İş Sendikası’na sitem ediyor.

Sendika değil emniyet sarayı
Bozkurt buraya geldikleri ilk gün, “Sendikaya değil sanki emniyet sarayına geldik” diy anlatıyor. Sendikalarının önünde bekleyen polisin kendilerinin sendikaya girişlerinin yasak olduğunu söylemiş. Bunun üzerine Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel kendileriyle görüşene kadar sendika önünde bekleme kararı almışlar.

‘Türkel, Kumlu’nun durumuna düştü’
Hüseyin Bozkurt, Tekel direnişi sırasında Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun düştüğü duruma şimdi de Türkel’in düştüğünü söylüyor. Bozkurt, bazı yerlerde kendilerinin eşkıyalık yaptığı şeklinde ifadelere rastladıklarını da söylüyor ve ekliyor: “Ben ekmeğimin ve geleceğimin eşkıyasıyım”

Tonlarca tütün gömüldü
Bozkurt, Tekel’in özelleştirilmesi sürecinde kendi tesislerinde yüzlerce ton tütünün toprağa gömüldüğünü söylüyor. 2009 başında yaşanan olaylar sırasında kendisinin Bafra’daki Tekel işletmesinde bekçilik yaptığını ve tütünün kepçelerle açılan çukurlara gömüldüğünü söylüyor. Bozkurt, aynı olaya Amasya Gümüşhacıköy’de de rastladığını belirtiyor.

‘Önce açı doyur, işsize iş bul; türban sonra’
Son dönemde yaşanan türban tartışmalarına “Hükümet ve muhalefet, milletin başıyla kılığıyla uğraşmasın, önca açı doyursun, işsize iş versin” diyen Bozkurt, AKP’nin açılımını da değerlendiriyor: “AKP burada insanların işini elinden alıyor öte yandan da insanları dağdan indirmeye çalışıyor. Dağdan nereye indirecek, iş yok ki”

Tekel işçileri özlük haklarını alana kadar direnişlerini sürdürmeye kararlılar. İşçiler aynı zamanda Tek Gıda-İş yetkililerinin kendileriyle görüşüp bir açıklama yapmasını da bekliyorlar.

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur