Farsça’nın Anti-Faşist Şairi Abdul-Kasım Lahuti

Ebul Kasım Lahuti, 1887 yılında İran’da dünyaya geldi. Gençliğinde günlük gazetelere ülkesinin ahvali üzerine yazılar yazmaya başladı. 1909 yılında yayımladığı ilk şiiri “Duymuyor musun Ey Rençper?” adını taşıyordu.

Lahuti, meşruti devrimin yenilgisinden sonra idama mahkum oldu. Bağdat sürgününü kabul ederek idamdan kurtuldu. Fakat bir yıl sonra, 1910’da İran’a geri döndü ve emperyalizmle mücadele etmek için “İşçi Partisi”ne katıldı. 1922’de İkinci Tebriz Ayaklanmasına öncülük etti.. Rıza Han’ının askerleri ayaklanmayı bastırana kadar, halk şehri 10 gün boyunca elinde tuttu. Lahuti kendisine sunulan ölüm ve sürgün seçenekleri arasından sürgünü seçti. Böylelikle, o ve yoldaşları bir kez daha sürgün edildiler.

Daha sonra Lahuti ve yoldaşları sosyalizm düşüncesiyle tanıştılar. Bundan sonraki dönemde Lahuti’nin eserleri renk değiştirdi. Özgürlükçü ve devrimci temaları işlemeyle başladı. Sosyalizmin güçlendirilmesi ve özgürlükçü düşüncelerin yayılması için çaba harcadı.

1940 yılında Sovyetler Birliğine geçmek zorunda kaldı ve Tacikistan’da yaşadı.

Lahuti 2. Dünya Savaşı boyunca faşizm karşıtı pek çok şiir yazdı ve anti-faşist kahramanları övdü. Halklar arası barış ve insanlığın kardeşliği için çaba harcadı. Bu nedenle de Fars edebiyatının en etkili anti-faşist şiirlerini üretmiş oldu. Bütün bu dönem boyunca çeviriler yapmayı da sürdürdü.

150 ‘den fazla şiiri beslendi. Şiirleri pek çok baskı yaptı ve eserleri değişik dillere çevrildi.

1957 yılında son bulan yaşamı, son gününe kadar özgürlükler ve dünyanın kurtuluşuna adanmış olarak kaldı.

Yukarıdaki bölüm Afgan devrimcilerinin http://www.geocities.com/kabuli.geo adlı sitelerinden M. Bülent Kılıç tarafından çevrilmiştir.

LAHUTİ ÜZERİNE BİRKAÇ NOT – M. Bülent Kılıç

Lahuti’nin pek çok şiirini, bugünün zevklerine ve yaklaşımlarına göre fazlaca ajitatif ve fazlaca “politik politika”nın güdümünde bulabiliriz.

Bunların, yazıldıkları günlerdeki Farsça okuyup-yazan/dinleyen insanlar üzerindeki etkisini değerlendirmek ayrı bir konudur. Ama bu, Lahuti ve benzeri aydınların saygınlığına asla gölge düşürmemelidir. Zaten Lahuti de yalnızca ajitatif şiirler yazmış değildir. Ünlü ve artık yaşamayan zavallı Sareban’ın seslendirdiği “horşide men kocayi, hanem serd est” (“Nerdesin ey güneşim, öyle soğuk ki evim” diye çevirmiş olalım)adlı şarkısını, bir zamanların Afgan gençleri arasında bilmeyen ve mırıldanmayan yok gibidir.

Tacik yönetmen Dawlat Khodanazar, 2003 yılında Lahuti hakkında “Komünist Rusya’da İranlı Bir Şair”(Lahooti: Iranian Poet in Communist Russia)adını taşıyan 45 dakikalık bir belgesel hazırladı ve belgesel aynı yıl bir festivalde gösterildi. Lahuti, kökenine bakılarak “İranlı Şair”, Tacikistan’da yaşamış ve Farsça şiirler yazmış olmasına bakılarak da “Tacik Ulusal Şairi” olarak niteleniyorsa da, bu milliyetçi yaklaşımlara sığmayacak ölçüde devrimci bir “dünya vatandaşı” olduğu açık.

AYAKLANIN

Uyanın uykudan işçiler
Emekçi halk, köylü yığını
Ey, köylü yığını.
Ey rençperler, uyanın gençler ve yaşlılar, ayaklanın.
Ey, ayaklanın.
Kurun kendi cumhuriyetinizi bütün dünyada!
Ey, kurun bütün dünyada!

Patronumuz yok kendimizden başka.
Rehberimiz yok kendimizden başka.
Ey, rehberimiz yok bizim.
Ey rençperler, uyanın gençler ve yaşlılar, ayaklanın
Ey, ayaklanın.
Kurun kendi cumhuriyetinizi bütün dünyada!
Ey, kurun bütün dünyada!

Bize emrettiler hakaretle.
Ey rençperler, ne zamana kadar esaret?
Ey, ne zamana kadar esaret?
Ey rençperler, uyanın gençler ve yaşlılar, ayaklanın.
Ey, ayaklanın.
Kurun kendi cumhuriyetinizi bütün dünyada!
Ey, kurun bütün dünyada!

Özgürlüğümüz, kurtulmaktır darağacından.
Patronların karı sefaletimizdir bizim.
Ey, sefaletimizdir bizim.
Ey rençperler, uyanın gençler ve yaşlılar, ayaklanın.
Ey, ayaklanın.
Kurun kendi cumhuriyetinizi bütün dünyada!
Ey, kurun bütün dünyada!

Güçlü işçileriz bizler.
Yok bir şeyimiz iki pazumuzdan başka.
Ey, iki pazumuzdan başka.
Ey rençperler, uyanın gençler ve yaşlılar, ayaklanın.
Ey, ayaklanın.
Kurun kendi cumhuriyetinizi bütün dünyada!
Ey,kurun bütün dünyada!

Biz yaptık bu dünyayı,
Biz tutuyoruz ayakları üstünde.
Ey, biz tutuyoruz.
Ey rençperler, uyanın gençler ve yaşlılar, ayaklanın.
Ey, ayaklanın.
Kurun kendi cumhuriyetinizi bütün dünyada!
Ey, kurun bütün dünyada!

Alemi yaratan biziz ellerimizle.
İnsanın rızkını üreten biziz ellerimizle.
Ey, biziz ellerimizle.
Ey rençperler, uyanın gençler ve yaşlılar, ayaklanın.
Ey, ayaklanın.
Kurun kendi cumhuriyetinizi bütün dünyada!
Ey, kurun bütün dünyada!

Farsça’dan çeviren: M. Bülent Kılıç

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur