Zorunlu Bir Son Not-Aziz Çelik

Yazıda Yüksel Akkaya’nın bir değerlendirmesine atıf yaparak (çok sayıda başka örnek gibi) katılmadığımı belirttim. Yüksel Akkaya’nın değerlendirmesine yapılan atıf yazının son derece sınırlı bir bölümüne ilişkindi ve kaynak gösterme kurallarına uyularak yapılmıştı. Akkaya söz konusu yazıma ilişkin Birikim’in bir sonrası sayısında bir değerlendirme yazmaya karar vermiş. Farklı düşündüğü bir konuda görüşlerini dile getirmesi kadar olağan ne olabilir ki? Ancak Birikim’e yazacağı esasa ilişkin yazıyı beklemeksizin ya da sendika.org’da esasa ilişkin bir yazı yazmaksızın söz konusu yazımı aktüel zina konusu ile iç içe geçirerek sendika.org’da bir polemik yazısı yazdı. Yazıya cevaben üsluba ilişkin kimi noktalara dikkat çeken bir notu sendika.org’a göndermek zorunda kaldım. Zorunda kaldım diyorum, zira kişiselleştirilmiş bir tartışmadan uzak durmayı tercih ederim. Yüksel Akkaya ise yazdığım cevabi nota karşılık kişisel dozu yüksek ve istihza ile karışık uzun bir yanıt yazdı.

Bu tarzda bir tartışmaya ve yazışmaya devam etmeyeceğim. Yüksel Akkaya- Aziz Çelik tartışması gibi bir çerçevede tartışmayı sürdürmeyi düşünmüyorum. Bu not bu çerçevedeki son notumdur. AB Sosyal Politikası ya da bir başka konuda fikirlerimi (sendika.org ve başka yerlerde) dile getirmeye devam edeceğim. Katılmadığım fikirlere ilişkin eleştirilerimi sürdüreceğim. Ancak katılmadığım fikirleri yazanların kişisel durumu hakkında yazmayacağım gibi moral/ahlaki bir nitelemeler de yapmayacağım, ayrıca “sert bir uyarı” da kullanmayacağım. “Uyarı” konusunda “sınırın sınırı”, ipin ucu nasıl kaçıyor yakın tarih tanıktır. Sadece katılmadığım fikre neden katılmadığımı belirteceğim. Fikir sahibinin bir sıfat edinip edinmemiş olması ile makamı, konumu vb. ile ilgilenmeyeceğim, yaptığını ya da yazdığını hafifsemeyeceğim. O nedenle Yüksel Akkaya’nın uzun yazısındaki pek çok konuya tartışmanın esasına ilişkin olmadıkları için ve sendika.org okuyucularını ilgilendirmeyen kişisel konular oldukları için girmeyeceğim. Sendika.org okuyucusunun tartışmanın esasına ilişkin bilgilenmesi için Birikim’de yayınlanan yazımın linkini göndermekle yetiniyorum.

“AB Sürecinin En Uyumsuz Alanı: Sosyal Haklar” http://www.bianet.org/2004/10/05/AzizCelik_26_Temmuz_2004.doc

Linguistik not:

Semantik kayma: Bazı kavramlar sadece sözlük anlamları ile değil uğradıkları semantik kayma içinde de kullanılabilirler. Nitekim polemik, netameli, iğva gibi sözcükler sözlük anlamından daha geniş ve farklı da kullanılabilir. Semantik kayma, özellikle polemik yazarı için önemlidir.

İğva: Çok önemli değil ama Akkaya yer verme gereği hissettiği için ekliyorum.
İğva bazı sözlüklerde (Ali Püsküllüoğlu, Meydan Larousse gibi) var, ayrıca Kuvayi Milliye’nin giriş dizelerindendir-“onlar ki uyup hainin iğvasına”-

Sıfatların kullanımı: Akkaya sıfat sözcüğünü tırnak içine alarak, “sosyal politika alanında bir “sıfat” edinmiş biri olarak, Aziz Çelik” ifadesi ile hakkımda uzun bir sıfat kullanmış. İfadedeki istihzaya aldırmayacağım. Bunun konumuza ilgisi yok. Kişisel takdiridir. Ama okuyucunun bilgisi için yazayım. Kristal-İş Sendikasının Eğitim Dairesinin Müdürüyüm, 20 yıldır sendikal eğitim, araştırma ve yayın çalışmaları ile uğraşıyorum. Ve çalışma hayatı ile ilgili bilebildiğim konularda (bilgi ve deneyimim çerçevesinde) görüşlerimi yazmaya gayret ediyorum. Hepsi bu.

Aziz Çelik
—————————————————————————–
Konu Hakkındaki yazılar aşağıdadır. Sendika.org
“Yetiş Ya Avrupa Birliği” Yazısı için: https://www.sendika.org/modules.php?op=modload&name=News&file=article&sid=895

“Polemiğin İğvasından Uzak, Serinkanlı Tartışabilmek” yazısı için https://www.sendika.org/modules.php?op=modload&name=News&file=article&sid=912

“Polemiğin İğvasında Netameli Bir Konuda Tartışmak: AB ve Biz” yazısı için
https://www.sendika.org/modules.php?op=modload&name=News&file=article&sid=966

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur