Ölümünün 85. Yıl Dönümünde Rosa Luxemburg -Onur Yılmaz

Ailesine bağlılığı, önemli olmakla birlikte, çok özeldi; mektuplarında ki duygusal ifadeler son derece sadeydi. Pek suya sabuna dokunmayan Yahudi şakaları yapmaya, yer yer Yahudi ifadeleri kullanmaya istek duyardı. Ancak bilinçli bir Yahudi atmosferi onu hemen sinirlendirirdi.

1873′ te Rosa iki buçuk yaşındayken aile Varşova’ ya taşındı. Varşova’ ya gelmelerinin üzerinden çok geçmeden, ağır bir kalça hastalığı geçirdi ve tam bir yıl yatağa çakılı kaldı Rosa. Henüz beş yaşına girmemiş olan bu kız çocuğu, hastalık dönemini kendi kendine okuma yazma öğrenerek değerlendirir.Hastalık kalçasında kalıcı bir problem yaratır ve yürüyüşünde aksaklık taşır yaşamı boyunca.

1884′ te on üç yaşındayken Varşova’ da ikinci sınıf bir kız lisesine girdi. Okula ağırlıkla Rus yöneticilerin çocukları kabul ediliyordu. O dönemde bütün ortaokulların uyguladığı kurallardan birisi, derslerin ve konuşmaların tamamen Rusça yapılması, çocukların kendi aralarında bile Lehçe konuşmalarına izin verilmemesiydi.

Proletariat partisi o sıralarda gücünün doruğundaydı; ağırlıkla büyük kentlere hapsolmuş bir aydın hareketiydi, ancak lise ve üniversite öğrencileri arasında büyük etkisi vardı.Rosa Luxemburg okulda ki birkaç yılında devrimci bir grupla ilişki kurmuştu. Darağaçlarında dört kişi can verdiğinde henüz on beş yaşındaydı. Son yılında siyasal bakımdan aktif, final sınavlarını üstün başarıyla veren genç kız, disipline gelmez yanıyla tanınıyordu artık.

İkinci Proletariat’ ın da yeni bir tutuklama dalgası ile zayıflatılması sonrasında, Polonya İşçiler Birliği yöneticileri yurt dışına gittiler. Rosa’ da bilinçli bir tercih ve ailesinin maddi desteği ile Zürih’ te genç bir mülteci öğrenci olarak yaşamına başladı. Marks ve Engels’ in yapıtlarıyla tanışması bu döneme denk gelir. Zürih Üniversite’ nde felsefe fakültesine kaydoldu ve matematik, doğa bilimleri derslerini takip etti. 1892′ de Hukuk Fakültesine geçti. Rosa’ nın üniversitede yaptıklarına dair çok az şey bilinir. Rosa’ nın yaşamı kuşkusuz üniversite ile sınırlı değildi. Gelecekteki PSP’ yi oluşturan gruplardan biri olan Proletariat üyesi olarak çeşitli tanıdıklarla, mülteci sosyalizminin çalışmalarına katılacaktı. İsviçre o günlerde Rus devrimci Marksizminin en önemli merkeziydi.

1892′ de Vilna ve Varşova’ daki 1 Mayıs toplantılarında yapılan konuşmaların derlemesini, kendi önsözüyle Lehçe olarak yayımladı. ( Rosa’ nın bilinen ilk yayını ) Birleşik Polonya Sosyalist Partisi ( PSP ) 1892 sonunda kurulduğunda, bütün mülteci gruplar ona katıldı.Sprawa Robotnicza ( İşçi Davası ) küçük bir genç ve ateşli Polonyalı bir grubun eseri olarak 1893′ te yayın hayatına başladı. Rosa , R. Kruzsynska takma adını kullanarak gazetenin editörlüğünü üstlendi. Ancak PSP liderlerinden gazeteye destek verilmiyordu. Gazetenin çıkarılış tarihi raslantı değildi. Sosyalist Enternasyonel’ in Üçüncü Kongresi Zürih’ te yapılacaktı. Gazete ile ilişkili grup kongrede Polonya delegasyonunun bir parçası olarak temsil hakkı istemişti. Rosa’ nın katıldığı toplantıda kongrede temsil hakkına aleyhte oy kullanıldı. Ancak dostu Marchlewski toplantı da kaldı ve kimse onun vekilliğine itiraz etmedi. Daha sonra Proletariat’ ın devamı olarak kendini gören SDKP’ nin çekirdeğini oluşturdu Rosa Luxemburg, Leo Jogies, Julian Marchlewski ve Adolf Warszawski…

1918′ de Polonya Komünist Partisi’ nin fiilen kuruluşuna kadar, bu dört kişi ana politikaları belirliyor ve sürekliliği sağlıyorlardı.1895′ te gazetenin himayesinde yeni bir takma isimle Rosa’ nın ilk kitapçığı basıldı. Bu kitapçık Rosa’ nın ulusal sorunla ilgili ilk bütünlüklü açıklamasıydı. Polonya milliyetçiliğinin vurgulanması çalışan sınıfları yoğun ve saf sosyalizm anlayışından mutlaka uzaklaştırırdı.Sonuçta sosyalistlerin milliyetçi özlemlere kapıyı açması onları siyasal açıdan güçsüz bir burjuvaziye umutsuzca zincirlenmekten öteye geçemezdi. Rosa’ nın bu sorun üzerine Liebknecht’ ten Lenin’ e kadar önem taşıyan her sosyalistle zaman zaman ayrı düşmekteki isteği, bu konuya yoğunlaşmasının inancı üzerine eklenen korku ile açıklanmaktadır. Rosa’ nın daha sonra ki yıllarda bir çok gazetede yazdığı yazılara şiddetle cevap vermeyi görev edinen kalabalık bir sosyalist topluluğu oluşturacaktı.

Özellikle ” İktidar Yolu ” ve ” Kitle Grevi ” kitapçığının başına gelenler, Kautsky’ den Bebel’ e kadar sosyalist kişilikle eleştirilen bir odak haline gelmişti.

ALMANYA’ DA HAPİS RUSYA’ DA DEVRİM

Rosa Wronke’ de hapishanede Ekim 1916′ dan Temmuz 1917′ e kadar kaldı. Rusçaya olan ilgisi sonucu hapislik süresince çeviriler yaptı. Dostları ile yazıştı, makaleler yazmaya devam etti. Temmuz 1917′ de Alman güvenlik idaresinin çarkları Wronke’ deki kaleden Breslau’ nun kent hapishanesine sevk ettirdi. Ayrıca Rosa’ nın sağlığı iyice bozulmuştu. Midesinde ki rahatsızlıktan dolayı zamanının büyük bölümünü fiilen yatakta geçiriyordu.
Rosa Luxemburg Rus devrimiyle ilgili eleştirilerini bir kitapçık biçiminde yayınlama niyetini açıklamıştı. Eylül 1918 tarihli Spartakus mektubunda uzun sessizlik dönemini kırdı ve Bolşeviklerin keskin bir eleştirisini yayınladı. Brest- Litovsk anlaşmasının protokollerine daha ağır saldıran bir makale yazdı, bu kez Levi ve Meyer basmamayı kararlaştırdılar.

Alman devrimi ve Rus devrimine yaklaşımları açısından, ayrıca bugün itibariyle bir kadın devrimci, yazar olarak Rosa Luxemburg ölümünün 85. yıldönümünde hala aramızda.

15 Ocak 1919′ da hem Karl Liebnecht, hem de Rosa Luxemburg Almanya’ da tutuklandılar ve aynı akşam öldürüldüler. Rosa’ nın etkisi Marksizmin resmi sınırlarını aşan ve Avrupa Devrimleri Tarihi açısından çalışmaları ve yaşamıyla bugün içinde iyi bir örnek oluşturmaktadır.

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur