KESK: Yetkili Sendikaların Belirlenmesi Konusunda Yapılan Basın Açıklaması

KESK olarak üye formlarını 29 Mayıs’ta Bakanlığa toplu olarak teslim ettik. Bazı üye sendikalarımız da 30 ve 31 Mayıs tarihlerinde yine toplu olarak teslim ettiler.

KESK, 12 yıllık tarihinde kamu emekçilerinin örgütlenmesi için, gerek işyerlerinde, gerek alanlarda büyük bir mücadele verdi. Buna hepiniz tanıksınız. Bu mücadele nedeniyle yetki sürecinde en iddialı konfederasyon KESK’tir.

Biz sürecin şeffaf olmasını ve bütün gelişmelerin kamu emekçileri ile kamu oyunun bilgisi dalihinde yaşanmasını istiyoruz. Bu açıdan KESK ve bağlı sendikaların üye sayılarını açıklamayı kamu emekçileri ve kamuoyuna karşı yerine getirilmesi gerekli bir görev olarak görüyoruz.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na teslim ettiğimiz üye formlarına göre bağlı sendikalarımızın üye sayıları aşağıdaki gibidir.

Eğitim-Sen : 172.746
SES : 49.820
BES : 36.413
Tüm Bel-Sen : 38.371
BTS : 6.877
Tarım Orkam-Sen : 12.300
ESM : 16.041
Kültür Sanat-Sen : 3.197
Haber-Sen : 8.817
Yapı Yol-Sen : 11.472

KESK’in üye sayısı da toplam olarak 356.054’dir.

Bu rakamlara göre bizim birçok işkolunda yetkiyi almamız gerekiyor. Ancak edindiğimiz bilgilere göre özellikle MHP’li Bakanlıklara bağlı işyerlerinde Kamu-Sen’e bağlı sendikların üye sayısı dikkat çekici bir biçimde yükselmiştir.

Kamu çalışanlarının sendikalaşma oranı diğer bakanlıklara bağlı işyerlerinde yüzde 20 ile yüzde 40 arasında iken, MHP’ye bağlı Ulaştırma hizmetleri, Tarım ve ormancılık hizmetleri, Telekom ve PTT’de bu oran yüzde 80-100’lere kadar çıkmaktadır.

Bu durum bizim naylon üyelikler konusundaki iddialarımızı kuvvetlendirmiştir. Buna ilişkin örnekleri daha önce de kamuoyu ile paylaşmıştık. Örneğin Tarım Bakanlığı’nda kamu emekçileri idari amirlerin zoru ve tehdidi ile Kamu-Sen’e bağlı sendikaya üye yapılmak istenmiştir. MHP’nin Ulaştırma Bakanlığı, Telekom ve PTT’de kadrolaşması konusundaki bilgiler de günlerce basınımızda yeralmıştır. Yine MHP’ye ait olan Sağlık Bakanlığında, devletin bütün imkanlarının Kamu-Sen’e bağlı sendikaya verildiği, bu sendika yöneticilerinin il müdürlüklerinin arabalarıyla dolaşarak idari amirler kanalı ile kamu emekçilerini KESK’e bağlı SES’ten istifa etmeye zorladıklarına ilişkin bilgileri de kamuoyu ile paylaşmıştık.

KESK’e bağlı sendikalara üye olanlar üzerinde bütün bu süreç boyunca, büyük bir baskı uygulanmış ve sürgün, işten el çektirme, dava açma, kademe durdurma gibi cezalar verilmiştir.

Bazı işyerlerinde, idari amirler üyelikleri, bordro üzerinden emekçilerin bilgisi olmadan yapmışladır.

Biz KESK olarak çeşitli defalar yaptığımız basın toplantıları ve gerçekleşitirdiğimiz eylemlerle, hükümeti sendikalara karşı tarafsız olmaya davet ettik. Ancak yukarıda verdiğimiz örnekler ve oranlar siyasi iktidarın bu çağrımıza kulak tıkadığını göstermektedir.

2 Milyon kamu emekçisinin sesi olan ve gücünü 12 yıllık mücadeleci tarihinden alan KESK, hükümetin ve sarı sendikaların bu oyunlarına ve baskılarına boyun eğmeyecek, meydanı boş bırakmayacaktır.

Bizim işyerlerinde yapmış olduğumuz tespitlere göre:
Eğitim işkolunda 40 bin
Sağlık işkolunda 25 bin
Haberleşme işkolunda 20 bin
Ulaştırma’da 5 bin
Tarım’da 10 bin
Diyanet’te 15 bin
Büro işkolunda 10 bin
Yerel yönetimlerde 5 bin
Enerji’de 5 bin Toplam olarak 145 bin kamu çalışanı kendi bilgisi dışında Kamu-Sen’e üye yapılmıştır.
Üye formlarındaki imzalar sahtedir.

Bunun dışında 20 bine yakın bürokrat, sendika üyesi olma koşullarını taşımadığı halde, üye olmuşlardır.

Ayrıca 40 bine yakın eksik bilgili form verilmiştir. Toplam 205 bin geçersiz üye vardır.

Bununla ilgili işyerlerinden doğru bütün temsilcilerimiz belgeleri toplamaya başlamıştır.

Çalışma Bakanlığı’nı ve hükümeti bu konuda göreve davet ediyoruz. Yetkiye esas alınacak koşullarda üyelerden kesilen aidat listesi, emekli sicim numaralarının formlarda yazılı olması ve eksik bilgilerin olmaması gerekir. Bu koşulları taşımayan formlar iptal edilmelidir.

Bu durum karşısında KESK olarak,
Eğitim-Sen
SES
BES
Tüm Bel-Sen
Yapı Yol-Sen
ESM
Kültür Sanat-Sen

Sendikalarımız yetkiyi hak etmiş sendikalarımızdır. Diyanette ise Memur-Sen’e bağlı sendika yetkiyi almış gözüküyor.
Emek örgütleri hak arama örgütleridir. Rekabet örgütleri değildir. Türkiye’de sendikal mücadele içerisinde hak arayan örgütümüz KESK, Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’le birlikte uluslar arası örgütlerin üyesi olup kamu çalışanlarının meşru temsilcisidir. Bu temsiliyet hakkı ve saygınlık mücadelesinde ve yaptığı faaliyetlerin sendikal ölçülere uygunluğu ile ilgilidir. Bu nedenle Çalışma Bakanlığı abartılı rakamlar üzerinden değil gerçek üyeler üzerinden yetkili sendikaları açıklamalıdır.

Bu konuda ayrıcı ILO’ya da başvurarak KESK’e bağlı sendiklar üzerindeki baskıların Türkiye’nin de imzaladığı ILO sözleşmelerine aykırı olduğunu bildirdik. Aynı şekilde 4688 sayılı yasanın da 87, 98, 151 sayılı ILO sözleşmelerini ihlal ettiğini bildirdik.

KESK olarak kamu emekçilerinin taleplerini ve haklarını toplugörüşme masasında sonuna kadar savunmaya ve toplugörüşme sürecini toplusözleşme sürecine dönüştürmeye kararlıyız. Çünkü biz yetkiyi sahte ve naylon üyeliklerle değil, 12 yıldır işyerlerinde, alanlarda verdiğimiz mücadele ile aldık. Bu yetkiyi gerektiği gibi de kullanacağız.

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur